Adnan Oktar`ın 20 Aralık 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Selamun Aleykum Muhammed Adnan Hocam” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Adım Aynur Jale Altıner. Hiç şüphesiz ki bütün her şey ve irade tamamen Yüce Allah’a aittir. Allah isteseydi herkesi Cennetlik yaratırdı. Anlayamadığım şey; daha yaratmadan kimin Cennete, kimin Cehenneme gideceğini bilerek, istemeden yaratmaz diye düşünerek -‘isteyerek’ de demem inşaAllah yanlış olmaz- yarattıysa Allah’ın adaletine sonsuz inancım var inşaAllah. Bu konuyu tekrar anlatmanız mümkün mü? Allah’a emanet olun.” Şimdi Jale Hanım, şöyle söyleyeyim. Allah’ın bir ledün ilmi vardır. Allah ledün ilminin uygulayıcısıdır. Mesela diyor ki Allah; “Size dağlar yarattım” diyor. “Güneş’i yarattım, ayları yarattım.” Bir de bakıyoruz ki Güneş beynimizin içerisinde görüntü. Bir de bakıyoruz ki dışarıdaki Güneş aydınlık değil; karanlık. Allah’ın sözü doğru mu? Doğru. Sözü tam doğru. Ama bizim anladığımız, bizim imajımızdaki gibi değil. Biz zannediyoruz ki Güneş hakikaten parlıyor. Bir de baktık ki simsiyah bir Güneş var ve saydam Güneş. Öyle değil. Karanlık. Beynimizin içinde pırıl pırıl aydınlık. Tamam. Bu, bir ledün ilmidir. Mesela Cennet, Cehennem; Cennettekiler dünyaya geliyor, Cehennemdekiler dünyaya geliyorlar; yine aynı yere gidiyorlar. Mesela diyor ki Allah Cehennem ehli için; “onların gözleri vardır; görmez. Kulakları vardır; işitmez. Kalp gözleri vardır; kördür. Hayvanlar gibidir ve hayvanlardan daha aşağıdırlar. Sen onları canlı zannedersin, yaşıyor zannedersin” diyor Allah; bakın, çok hayati bir şey; “onlar ölüdür” diyor Allah. Yani bak, bu bir ledün ilmidir bu. Şimdi bütün bunları bilmeden bir insan ortaya çıkarsa bunu kavrayamaz. Çünkü Allah orada ne diyor, bir kere onu kavramaya çalışsınlar. Ben burada Allah’ın ne demek istediğini anlıyorum, inşaAllah. Onu dinleyenler, bu konuyu dinleyenler de bunu anlasınlar. Herkese Allah bir ruh vermiştir ama oradaki tecelli değişik, küfürde. Mesela bak, muhkem ayet, diyor ki; “gözü vardır; görmez.” Müteşabih değil. “Kulağı vardır; işitmez” diyor Allah, “kalpleri de kördür” diyor Allah. “Sen onları diri zannedersin” diyor, “onlar ölüdürler” diyor Allah. “Dilini sarkıtan köpek gibidirler” diyor, “sen ona bir şey söylesen de söylemesen de fark etmez” diyor. “Robot gibidirler” diyor Allah, “robot gibi.” Cehennem ehlinin özelliği olarak söylüyor Allah. Şimdi biraz kafasını çalıştıran bunu anlar. Ben oturup her şeyi detay detay anlatamam yani. Ama şunu bilsin kardeşlerimiz; Allah, Kendi âşıklarını Cehenneme koymaz. Yani böyle bir vaka hiç yok, böyle bir olay olmaz. Bize merhameti, şefkati, sevgiyi öğren Allah’tır zaten. Yani şu yazıyı yazdıran Allah ona, bu soruyu sorduran Allah. Kendi sormadı; Allah sordu. Cevabını veren de Allah’tır. Bizleri sebep eder Allah. Yani daha annesinden doğmadan Jale Hanım bunu sormuştu. Daha babası anası yokken, kelimesi kelimesine sormuştu, kaderinde. Ben de bu cevabı vermiştim, daha benim annem babam yokken cevabını verdim. Kader böyledir, inşaAllah. Allah’ın ilmini tam kavramaya kalkarsanız, bunu o kadar kavrayamazsınız ama Allah gerekli işareti vermiştir, gerekli ışığı vermiştir. Çünkü Allah ledün ilminin asıl sultanıdır. Ledün ilmini Allah uygular. Mesela Hızır kıssasında bunu görüyorsunuz. Biz sonuca ve pratik hayata bakmamız lazım. İyiler Cennete gidiyor mu, gitmiyor mu? Gidiyor. Bitti. Kötüye de sorduğumuzda “sen bilerek mi yapıyorsun?” diyorum. “Bilerek yapıyorum” diyor. “Seni kimse zorluyor mu?” diyoruz. “Zorlamıyor.” Bu da bitti. “Tam kavramak istiyorum” dersen ne sonsuzluğu kavrayabilirsin, ne onu tam kavrayabilirsin. Yani birçok şeyi kavrayamazsın, inşaAllah...
ADNAN OKTAR:"Selamun Aleykum Adnan Hocam. Benim sorum Oktar Hocam’ın anlattığı kader konusu üzerinden anlattıklarının hepsine inandım. Tamam. Ama Allah her şeyi biliyor. Ve bizim Cennete veya Cehenneme gideceğimizi biliyor. O halde bizim yaşamamızın sebebi neden veya Cennete veya Cehenneme gittiğimiz? Öyleyse Allah bizi, bazı kullarını neden Cehenneme gönderiyor? Sonsuz merhamet sahibi Yüce Allah madem kullarını Cehennem ateşinde yakıyor, kulun hayatta karar verme yetkisi yokken. Hakan Kaya." Hakan sen şimdi bunu yazarken senin elini tutup, zorla yazdıran oldu mu? Yok. Sen yazdın. O da ona sorduğumuzda, o da; "ben yaptım, kendim yaptım" diyor. Mühim olan onu kendi yapıyor olması, yani vicdanıyla yapıyor olması; senin de bunu kendi vicdanınla yapıyor olman. Ama sen desen ki; "benim elimi biri tuttu. Bana bunu zorla yazdırttı. Burada benim sorumluluğum nedir?" desen, tamam o zaman sana başka türlü bir cevap verebiliriz. Ama böyle bir durum yok. Sen tam anlamıyla özgür olarak yazdın, tam anlamıyla. O zaman? Sen o yazdığın yazının günahını veya sevabını almak durumundasın. Yani bunda şaşıracak, hayret edecek bir durum yok. Pratik hayat önemlidir. Pratik yaşantı önemlidir. Ama imtihandan gaye bizim eğitilmemizdir, onu da söyleyeyim. Yani Allah bizim ne olduğumuzu bilmiyor da bizi deneyip, ondan sonra anlıyor değil. Yani Allah gaybı bilmiyor olacak haşa, biz sürpriz hareketler yapacağız, Allah da bizi haşa, o sürpriz hareketlerimizden sonra tanıyacak. Böyle bir şey yok, Allah bizi biliyor. Allah bizi bize tanıtıyor. Bizim kendimizin ne olduğunu bize gösteriyor. Burası bir kurstur. Kişiliğimizi görüyoruz. Şahsiyetimizi görüyoruz. Nasıl bir insan olduğumuzu görüyoruz. İmtihanın gayesi budur. Ama bu ledüni bir bilgidir. Mesela ledüne göre biz imtihan oluyoruz. Ledünün başka bir safhasına göre de, ikinci perdeyi kaldırdığımızda asıl gaye imtihan değil; asıl gaye bizim kim olduğumuzun bize gösterilmesi. Çünkü imtihanımız zaten belli. Yani Allah Katında ne yaptığımız zaten bizim belli. Anlatabildim mi? Aynı zamanda imtihan da oluyoruz. Gerçekten imtihan da oluyoruz. Ama kendimizin ne olduğunu öğrenmiş oluyoruz. Çünkü Allah bizim ne olduğumuzu taa sonsuz evvelde biliyor. Ne yaptığımızı sonsuz evvelde biliyor. Biz sonsuz evvelde hepsini yaptık, bitirdik. Mesela burada olan iyi insanlar, Cennetten gelen insanlardır. Kötü olan insanlar da Cehennemden gelen insanlardır. Hem Cehennemden geliş vardır, hem Cehenneme gidiş vardır; aynı anda. Yani geçmiş ile gelecek aynıdır Allah Katında. Mesela geçmiş ve gelecek insanlara daha değişik geliyor değil mi, zaman kavramından dolayı? Halbuki geçmişte bir insan için o da gelecektir. Yani bakarsan o da zamanın tersine doğru bir gelecektir. Öbürü de zamanın ilerisine doğru bir gelecektir.
Ne diyorsun Berkerim?
ALTUĞ BERKER: MaşaAllah Hocam. Sonsuzluk Başlamış Durumda isimli kitabınız var Hocam, Zamansızlık ve Kader Gerçeği.
ADNAN OKTAR:Evet. Yalnız “ama tam kavramak istiyorum" derse; şimdi bizim şuur merkezimiz şu kadar bir yer. O da görüntü olarak zaten bize gösteriliyor. Kendi maddesi de şu kadar, saydam, karanlık bir cisimdir. Şu kadarcık yani gerçek hali. Onu yaratan da Allah'tır. Ve onu da vesile olarak yaratır. Dolasıyla bu soruyu Hakan'a sorduran kim? Allah sordurdu. Cevabını kim verdi? Allah verdi. Kimleri vesile etti? Hakan'ı ve beni vesile etti Allah. Konu budur. Yüzde yüz anlama konusunu, onu yapamazlar onu söyleyeyim. Yani hiç boş yere uğraşmasınlar o konuda. Yani tam teknik anlamda, matematik anlamda kavramaları mümkün değil. Ama bak gizli bir işaret verdim. Onun içinde arasınlar. Bakın ben dedim ki; "Allah'ı aşla seven, samimi olan hiç bir Müslüman Cehenneme gitmez." Yeter bu sözüm artık, değil mi? Ve bak Cehennem ehli için de çok önemli bir delil veriyorum. Diyor ki Allah; “Gözleri vardır görmez, kulakları vardır işitmezler." En hayati noktayı söylüyorum; "sen onları diri zannedersin" diyor Allah, "onlar ölüdür" diyor. Birçok insan ölü gezer sokakta. Ölüler geziyor. İnsanların haberi yok. Yani üçüncü bende yaşayan ölülerdir. Hatta üçüncü benin özelliği olarak, Allah onu da belirtiyor "dilini sarkıtmış köpek gibidir" diyor. Yani bir şey söylesen de fark etmez, söylemesen de fark etmez. "Sana" diyor, "baktıklarını görürsün" diyor. Bön bön bakar sana. Ama ölüdür yani. "Zombi" diyorlar ya filmlerde vardır. Yani yürüyor olması, konuşuyor olması ölü olmasını değiştirmez. Yani plastikten de bir insan yapsan, değil mi? Yapılsa, mesela robot olarak yapılmış olsa, tam benzetse bilemezsin ki sen onun insan olmadığını. Ölü ama o. "İşte böyle ölüler var" diyor, Allah. Artık daha ne diyeyim yani? Bu kadar yeter herhalde, inşaAllah. Ama hepsi Allah'ın ruhunu taşır. Allah'ın ruhunu taşımayan hiçbir yer yoktur, hiçbir şey yoktur. Bütün cisimlerde, her şeyde Allah'ın ruhu vardır.
Makaleler
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler