Adnan Oktar`ın 12 Aralık 2010 tarihli Tv Kayseri röportajından
ADNAN OKTAR:... Bak Bediüzzaman diyor ki; Kastamonu Lahikası, sayfa 50, “şahs-ı manevi” diyor ya arkadaş. Bak cevap veriyor Bediüzzaman. “Evet hadis-i şerifin ifadesiyle” diyor Bediüzzaman, “Hazret-i İsa (a.s.)’ın semavî nüzûlü kat'î ve kesin olmakla beraber;” nerede burada şahs-ı manevi? “Kati ve kesindir” diyor “İsa (a.s.)’ın inişi.”
Ta Ahir zamanda” diyor Kastamonu Lahikası, sayfa 99’da Bediüzzaman, “Ta Ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde” yani şu zamanda televizyon, radyo, internetin yayıldığı dönemde, “Risale-i Nur Külliyatı’nın asıl sahipleri yani Mehdi (a.s.)”, şahs-ı manevi demiyor bak ”yani Mehdi (a.s.) ve şakirtleri (talebeleri), Cenab-ı Hak’kın izniyle gelir.” Şahs-ı manevi gelir demiyor. “Mehdi (a.s.) ve talebeleri gelir” diyor. Mehdi (a.s.) ve talebeleri olunca zaten şahs-ı manevi olur. Yani sen istemesen de olur, istesen de olur. Değil mi? Onu demeye bile gerek yok ama olur. “Ve o daireyi genişlettirir, o tohumlar sünbüllenir, bizler de kabrimizde seyredip, Allah’a şükrederiz.”
Şimdi Tv Net ne yapacak biliyor musunuz arkadaşları çıkarttığında? “Hocam” diyecek, “Bediüzzaman’ın bu konuyu, konuşmalarını bir okuyalım, orijinal kaynağından görelim” demesi lazım. Dikkat ederseniz bu arkadaşlar, Bediüzzaman’ı okumuyor, orijinal kaynaktan bilgi vermiyor, kafa kaynaklarından, kendi kafa kaynaklarından veriyorlar. Kendi kafa kaynaklarını kendilerine saklasınlar. Hadislerden vermiyorlarsa Bediüzzaman’ın ifadelerini versinler. Oradan okusunlar, ondan sonra şerh edip açıklasınlar. Okuyamazlar. Nasıl okusun şimdi bunu? Zaten okursa konu bitiyor. Mesela diyor ki; “Ta Ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde, Risale-i Nur Külliyatı’nın asıl sahipleri yani Mehdi (a.s.) ve şakirtleri (talebeleri), Cenab-ı Hak’kın izniyle gelir ve o daireyi genişlettirir.” Şahs-ı manevi’ci ne yapsın burada? Güm diye patlar, yapacağı bir şey yok. Darmakeşan olur, bütün milletin huzurunda patlayacaklar. Patlayacağını bildiği için okuyamıyor. Okuyamadığı için kafadan patlıyor, olmaz. Değil mi? Olmaz. Mesela diyor ki Bediüzzaman; “Fakat o, ilerde gelecek acip, (şaşılan, hayret uyandıran, benzeri görülmeyen) şahsın (yani Mehdi (a.s.)’nin) bir hizmetkarı ve ona yer hazır edecek bir dündarı, (yardımcı kuvveti) ve o Büyük Kumandanın pişdar bir neferi, onun (önden giden bir askeri) olduğumu zannediyorum.” Adam bunu nasıl okursun? Mecburen yasaklayacaktır. Yasakladıktan sonra çıkıp böyle kafadan, ne diyelim, savurma demeyelim de yani söyleyecek, kafadan söyleyecektir. Onlar beni pek hesaba katmamışlardı ama bak görüyorlar karşılarındayız...
Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Kısa filmler - Mutlaka izleyin