Adnan Oktar`ın 12 Aralık 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Nur talebelerinin bir kısmı da Bediüzzaman ve Risale-i Nur Külliyatı’yla ilgili bir sistem kurmuşlardı. Yani çok rahat bir sistem, riski de yok, nefse de hoş gelen bir sistem. Kırmızı Risale-i Nur Külliyatı bulunan bir ev oluşturacaksın, yer halı olacak, içeride bir çay düzeni olacak, otuz-kırk tane de bardak olacak altlığıyla beraber, kaşıkla beraber, biraz da şeker; Risale-i Nur Külliyatı’nın bir yerini açacaksın, gayet sakin, uhrevi bir sesle yavaş yavaş okuyacaksın. Hiçbir riski yok. Evlenmene mani değil, Avrupa'ya gitmene, gezmene mani değil, tatiline mani değil, hiçbir şeye. Tahsil yapmana mani değil, ticaretle ilgili faaliyetler yaparsın ve hiçbir riskin içine gireceğin bir durum da yok; hapse de düşmezsin, olay da çıkmaz, hiç bir şey olmaz. Yorulmazsın, uykusuz kalmazsın. Gayet kolay bir sistem. Ve Bediüzzaman'ın kahramanlıklarını anlatırsın, böyle menkıbe. Mesela elini yüzüne koyuyor, “vay, Allah’ım ne kadar kahraman insanmış Bediüzzaman” diyor, hayretler içinde kalıyor. Halbuki Müslümanlar en az o modelde olmakla mükelleftir. Bediüzzaman modelinde olmakla mükelleftir. Böyle hikaye dinler gibi onları dinlemekle mükellef değildir. Sahabelerin kahramanlıklarını yine hikaye dinler gibi dinliyorlardı. Bir de baktılar ki Bediüzzaman'ın dedikleri de doğru, Mehdi (a.s.)’yle ilgili sözleri.
Aslında bakın göreceksiniz. Bir çok alim denilen, Risale-i Nur uzmanı denilen kişiler, “Bu Bediüzzaman'ın bir temennisiydi” diyor, Mehdi (a.s.) konusu, “Mehdi (a.s.) diye bir şey zaten yok” diyor. “O bir temenni, Hz. İsa (a.s.)'nın inişi de, o da bir temenniydi” diyor. Yani inse şöyle güzel olurdu gibisinden. Müthiş bir iman zaafı ve müthiş bir itikat bozukluğu var, inanç bozukluğu var. Olay ondan kaynaklanıyor. Mehdiyetin gerçek olduğunu anladılar, panik oldular, bu sefer Mehdi (a.s.)'nin makamını düşürmenin peşine düştüler. Mesela; “Bediüzzaman'ın yanında Mehdi (a.s.) nedir? Bediüzzaman'ın tozu bile olmaz o. Herhangi bir talebesidir Mehdi (a.s.). Risale-i Nur'u alıp okuyacak, onu; siyasete atılacak, siyasette uygulamaya çalışacak. Dolayısıyla siyaset Mehdisidir, hiçbir önemi de yoktur, önemi olmadığı için de anlatmamıza gerek yoktur. Konuşmaya dahi gerek yok. Çünkü asıl Mehdi (a.s.) de çıkmıştır. O siyaset Mehdisidir, saltanat Mehdisidir. O da temennisidir Bediüzzaman'ın. Çıkarsa çıkar, çıkmazsa çıkmaz denmiştir” diye şeytani bir çılgınlıkla Mehdiyeti örtbas etmek istiyorlar. Yani yoğun bir faaliyet var. Biz de buna karşı yoğun bir atakla, geceli-gündüzlü doğruyu anlatıyoruz. Alenen, milletin gözünün içine baka baka bu büyük gerçek insanların gözünden kaçırılmaya çalışılıyor. Bir kere Kıyametin yakın olması ve Bediüzzaman'ın verdiği tarih doğru. Allah-u alem doğru. Mehdi (a.s.)’nin çıkmasıyla ilgili sözü doğru, Hz. İsa Mesih (a.s.)’in inişiyle ilgili sözü, ikisi de doğru. Mehdi (a.s.)'yle ilgili alametler alenen çıktı. Bir tanesi, iki tanesi de çıkabilirdi, hepsi çıktı...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler