Adnan Oktar`ın 12 Aralık 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... “Muhterem Adnan Hocam, siz Said Nursi Hazretleri’ni sürekli referans gösteriyorsunuz. Lakin şu an TvNet kanalında bir zat, Bediüzzaman’ın Mehdi (a.s)’nin bir şahs-ı manevi olacağını söylediğini söylüyor. Bu daha önce sizin söylediklerinizle çelişiyor, lütfen bir açıklama getirin. Mahmut Sami Kemaloğlu, Kayseri.” Tv kanalında şimdi, “Mehdi (a.s.) şahıstır” diyen insan zaten zor olur. Mehdiyet’in devrinde şahs-ı manevi çünkü çok büyük kolaylık. Şahs-ı manevi dedin mi zaten cemaatlerin birleşmesine, mezheplerin birleşmesine gerek kalmıyor. Bu sistem böyle gidiyor. Yani şahs-ı manevi çok büyük kolaylıktır. Al çayını, otur koltuğa, muhabbet dinle. Yani şahıs olduğunda Müslümanlar birleşir, İttihad-ı İslam olur. Şahs-ı manevide Müslümanlar birleşmez. Şahs-ı manevide bölünme bol olur, başka bir şey olmaz. Mesela Nur talebelerine bakın, paramparçadır. Hepsi bölünmüştür. Yani Fethullah Hocamızın cemaati bile, benim gördüğüm kontrollü bir cemaat değil şu an. Kontrolden çıkmış. Yani Fethullah Hocamızın ağırlığı görülmüyor. Fethullah Hocamız olsa mesela adamlar oraya çıkıp “300 yıl var” diyemez, demezler. Fethullah Hoca’nın kontrolünden çıktığını gösteriyor bu. Şaşar beşer Faruk Beşer çıkıp böyle gümbür gümbür, o gevrek sesiyle Bediüzzaman’ı reddetmez. Bediüzzaman ile ilgili yapılan, her yıl yapılan toplantılar durmazdı eğer Fethullah Hoca başta olsaydı. Durdu şu an. Bediüzzaman’dan bahsedilmiyor. Eskiden Bediüzzaman ile ilgili anma toplantıları yapardı Fethullah Hoca’nın talebeleri. Yapmıyorlar. Ama başka tür toplantılar yapılıyor, serbest. Ama o yapılmıyor. Bu, Fethullah Hocamızın baskı altında olduğunun başka bir alametidir. Çünkü çok vicdanlı, çok coşkulu; İslam’a, Kuran’a hayran olan bir insan, veli tıynetli bir insan. Dolayısıyla şuuru olan kardeşlerimizin geceli-gündüzlü bu fevkaladeliğe karşı mücadele etmesi gerekiyor. Hiçbir Peygamber, hiçbir veli şahs-ı manevi olarak gelmemiştir. Şahs-ı manevi ne demek biliyor musun? “Milyonlarca insanın topluluğuna” diyorlar şahs-ı manevi. Hadi bakayım, Müslümanların başına geçsin milyonlarca kişi. Geçemez. Kendi aralarında sadece parçalanır. Başsız oldu mu biter. Mesela Firavun kavminin başında bile bir insan var, Nemrut kavminin başında bir insan var. Hz. Musa (a.s)’nın kavminin başında Hz. Musa (a.s.) vardı. Hz. Musa (a.s.) olmadığında hemen kardeşini bıraktı başlarına bak, lidersiz bırakmadı Müslümanları. Mesela dağa çıktığında hemen kardeşi Harun (a.s.) devreye giriyor. Müslümanlar lidersiz kalmaz. Lidersiz kaldı mı işte böyle olur, paramparça olur. O eziliyor, beraber topluca vah vah yapıyorlar; Afganistan eziliyor, bütün İslam alemi topluca ona ağlıyor. Irak ezilmeye başlıyor, Afganistan da. Onlara ağlamaya başlıyor. Fas, Tunus, Cezayir… Mesela Cezayir’de muazzam kitle katliamları başladı, herkes dehşet içerisinde seyrediyor. Herkes derken belirli bir kısım tabii, yani o ilgili kişileri kastediyorum, seyrediyorlar. Mehdiyet olduğunda ümmette bir birlik, beraberlik, teklik, yekvücutluk olur ve müthiş bir cesaret ve kararlılık olur...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler