Adnan Oktar`ın 18 Aralık 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Bakın bizi izleyen kardeşlerimiz, sayımız 35 milyon, 40 milyon. İşte 70 milyona karşı az yahut işte 7 milyar dünyaya karşı az, böyle bir şey yok. Akıl kimdeyse, bilgi kimdeyse, doğru kimdeyse, o kısım kazanır. Kararlı olan kısım kazanır. Onun için sayıyla, kemiyetle alakası yok. Kardeşlerimiz, bir kere gençleri pasifize etmek için bir mühendislik projesi uygulanıyor. Gerek milliyetçi gençleri, dindar Türk gençliğini pasifize edecek bir faaliyet var. Yani onları böyle Darwinizm’e tehlike olarak görmeyen, Türk-İslam Birliği’ne karşı içinde bir muhabbet duymayan, İttihad-ı İslam’ı istemeyen, “yüzlerce yıl daha binlerce yıl Kıyamet’e var”, yan gelip yatın mantığıyla onları uyuşturan bir mantık var. Bir felsefe var. Buna karşı yoğun olarak Kuran ahlakının hemen hakim olabilmesi için, çok atak bir tavır içinde olsunlar. Birbirlerini uyarsınlar, birbirlerinin evlerine gitsinler, sohbet etsinler, birbirlerine anlatsınlar. Özellikle Mehdiyet’i, Ahir zaman’ı su gibi ezberden bilsinler. Çünkü bunların en kızdığı nokta bu. Eğer bu tipleri kızdırmak istiyorlarsa, bunları güçsüz kılmak istiyorlarsa Darwinizm’i, materyalizm’i bir kere tam öğrensinler. Yani materyalizm’i ezmeyi ve Darwinizmin ne olduğunu çok iyi öğrenip, yaratılışı, Evrim Teorisi’nin geçersizliğini bizim kitaplarımızdan çok kapsamlı öğrensinler. Tam bilgiyle silahlanmış olacaklar. Bilgi en önemli silahtır. Bilgi ve sevgi ikisi yani iki önemli silah. Darwinizm’in yıkılışını çok iyi öğrenirlerse, Darwinizm’i yıkmayı çok iyi öğrenirlerse, onlar çok iyi bir usta olmuş olacaklar. Yani o dev binayı yıkmayı bir kere iyi bilecekler. Mehdiyet’i çok iyi kavrasınlar. Ahir zaman alametleri, Mehdi (a.s.)’ı bizim sitelerden su gibi ezberlesinler. İnsanların inanıp inanmaması üzerinde durmasınlar, onu anlatsınlar. İnanmıyor diye bir şey yok. Bilinçaltında onlar inanıyorlar. Onların zannettiği gibi olmaz. Biz mesela anlatıyoruz o bilinçaltına oturuyor adamların.
Allah diyor; “iman etmedikleri için değil” diyor Cenab-ı Allah, “zulüm ve büyüklenme dolayısıyla” diyor. “Vicdanları kabul ettiği halde zulüm ve büyüklenme dolayısıyla inkar ettiler” Neml Suresi, 14 diyor Allah. Zulüm ve büyüklenme hissi kalktığında vicdanları devreye girip kabul ederler, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Yiğit Bulut buna bir nevi cevaben, Türkiye bölünecek ve Güneydoğu’da bir Kürt devleti kurulacak diyenlere karşı; “Türkiye’nin asla bölünmeyeceğini, aksine büyüyeceğini, Suriye, Irak, İran’ın birçok yerinde Türkiye’nin fiilen yaşandığı bölgeler olduğunu, Kuzey Irak’ın da yakın bir tarihte gönüllü olarak Türkiye’ye katılmak isteyeceğini yazmış. Bu nedenle Güneydoğu’da Kürtçe tabelalar olması bölünmeye değil, İran’dan, Irak’tan Türkiye’ye gelenlerin yollarını kolay bulmalarına yarar” demiş. “Zamanla Ege’den Hazar’a dört tarafı denizlerle çevrili süper güç Türkiye çıkacağını” söylemiş Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ne mübarek çocuk bu, ne mübarek insan maşaAllah. Tam koç yiğit, tam halis muhlis Türk evladı maşaAllah. Müslüman evladı. Dediği tam anlamıyla doğru. Biz şimdi Türk-İslam Birliği’ni oluşturduğumuzda Irak’ta da hakim olacağız. Irak’ta her yerde Arapça tabelalar olacak. Bizim hakimiyetimizi, bizim onlara bağlılığımızı engellemez bu. İran’a girdiğimizde Fars dilinde, Farsça olacak, bu da engellemez. İstedikleri kadar doğuda tabela assınlar. İsterse sırtına yazsın, alnına yazsın Kürtçe ve yahut başka dillerde de yazabilir. İngilizce de yazabilir. Hiçbir şeyi değiştirmez. Bu birleştirmeyi ortadan kaldıracak bir şey değildir. Ama oradaki Komünist yapılanmayı karşı seyrederlerse, o zaman bir siyasi güç haline gelirler. Tehlikeli olan budur. Tabela değil fikri siyasi güç tehlikelidir. Karşı atak yapılmayan siyasi güç tehlikelidir. Buna karşı gençler kendini anti-Darwinist olarak yetiştirsinler. TRT ŞEŞ’e sürekli protesto yazıları göndersinler, kınama yazıları göndersinler. TRT ŞEŞ’e Darwinizm’in yanlışlığını anlatan kitap göndersinler, yazılar, kendileri de yazıp mesela gönderebilir. Proteinlerin geçersizliğini, dilekçe olarak Başbakanlığa göndersinler, Bakanlara göndersinler yani her yerde kendilerini hissettirsinler. Onlar bir avuç güçle PKK ilk çıktığında, 10-15 kişi falan bir şeydi PKK ilk çıktığında. Israrlı ve kararlı çalışma, Marksist, Leninist çalışma, Darwinist çalışma sonucunda bunu elde ettiler. Onun için sayıyla alakası yok. Kardeşlerimiz de anti-Marksist, anti-Leninist, anti-Stalinist, anti-Darwinist çalışma yapacaklar. Bununla ilgili bilgi, Harun Yahya sitelerinde dolu. İstedikleri her türlü bilgi var. Bilgi silahı, sevgi silahı bu sitelerde istedikleri kadar var. Oradan istedikleri kadar alabilirler. Güzelce o bilgiyle, o sevgiyle silahlanıp PKK’yı etkisiz hale getirecekler. Bir de devletin ilgili kurumlarını sürekli uyarsınlar. TRT Şeş mesela ne cesaret Darwinizm propagandası yapması? Ölmüş bir teoriyi geçersiz olduğunu bildikleri halde yayınlıyorlar. Yani TRT Şeş’te çalışanlar inanıyor mu Darwinizm’e? İnanmıyorlar. Kardeşim, niye propagandasını yaparsın? Bu PKK’nın işine yarayacağını bilmiyor musun? Ve Türkiye’deki terör örgütlerinin işine yarayacağını bilmiyor musun? Çünkü Komünizmin buna ihtiyacı var. Darwinizm olmadan Komünizm olmuyor. Hangi komüniste sormak istiyorsanız sorun. Dersiniz ki; Darwinizm olmazsa Komünizm olur mu? Bir sorun bakayım. İmkansızdır. Ama Darwinizm varsa da Komünizmin gelişmemesi imkansızdır. Yani Darwinizm’in olduğu yerde mutlaka Komünizm gelişir. Çünkü zincirleme. O terimi kabul ettiğinde Marksist ideolojinin diğer açıklamaları da onunla tam uyumlu zaten, kopukluk yok. Bağlantı kopukluğu yok. Tam uyumlu. O uyumu TRT tamamlamış oluyor alttan. Yani Komünist düşüncenin ihtiyacı olan bilgiyi TRT Şeş veya TRT’nin başka kısımları tamamlamış oluyorlar. Farkına varmadan, bilgisizlikten ve cehaletten. TRT’ye cahil insanları değil, bilgili insanları yerleştirsin hükümet. Bu konuda şuurlu, milli şuur almış, Darwinizm tehlikesinin farkında olan, Darwinizm’in yıkıcı gücünü bilen, Darwinizm’i, Komünizm’i ve Stalinizm’i geliştireceğini bilen, bu bilgiyle tam mücehhez insanları yerleştirmesi lazım. Belli ki bir acayiplik var. Benim ricam kardeşlerim bugünden itibaren başlasınlar, geceli gündüzlü dilekçe yazsınlar. Çünkü adamlar “biz dilekçeyi almadık, bizim haberimiz yok” diyemezler. Dilekçeler resmi işleme giriyor ve devletin arşivine giriyor. Dilekçeyi yok edemezler. O dilekçenin hesabını sorar o zaman ilgili kurumlar. Tabii, ona karşı duyarsız olamazlar. Bizim yapacağımız bu inşaAllah.
Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler