Adnan Oktar`ın 22 Aralık 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Kardeşlerimizin en çok dikkat edeceği şey, münafıklardır. Münafıklar Müslümanların gücünü çok kırarlar, şevkini çok kırarlar. Münafık şeytani bir enerji ile bütün dünyada Müslümanların Müslümanlıktan vazgeçmesi için uğraşır. Ama İslam, Kuran ve hadis görünümünde bunu yapar. Mesela Hz. Hasan (r.a.) ve Hüseyin (r.a.)’ı çok kin ve öfke ile değerlendiriyordu münafıklar ama sezdirmek istemiyorlardı; çok öfkeliydiler. Karşılarına çıktıklarında çok takva bir görünüm ile çıkıyorlardı; Hz. Hasan (r.a.)’ın, Hz. Hüseyin (r.a.)’ın, Hz. Ali (r.a.)’ın yanına. Mesela Peygamberimiz (s.a.v.)’in ismi geçtiğinde, elini göğsüne götürüyor, çok muttaki görünüyor ama için için nefret ediyor. Kardeşlerimiz münafıkları çok nadir yakalayabilirler. Münafık bir nevi ruh hastası ve derin psikopattır, derin psikopat. Öyle tarif, tahayyül edilecek gibi olamaz. Onlar hep namus, iffet, Allah, Kitap, aile, bayrak, vatan gibi konuları öne sürerek ortaya çıkarlar, çok alçaktırlar. Mesela dikkat ederseniz Firavun nasıl ortaya çıkıyor? Vatan, millet; bunları ifade ederek ortaya çıkıyor. Vatanı elden götürecek bunlar, vatanımızı elimizden alacaklar, diyor Hz. Musa (a.s.)’a. Böyle kahpe ve çok alçak olurlar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında münafıklar da hep namusu ön plana koyarak, cinselliğin mantığını kendi içlerinde namus bölümlerine, namus mantıklarına ayırarak, kendilerince namus fikirleri, namus modelleri ortaya çıkarttılar. Kuran’da da bunlara sık sık atıfta bulunur, Cenab-ı Allah böyle açıklamalarda bulunur. Hatta; “kadınlar sizin tarlanızdır, istediğiniz gibi varın” ayeti indi o zamanlar. Mesela Yahudiler, Müslümanların özgürce sevişmesinden çok rahatsız olmuşlardı; bir kısım Yahudiler, hepsi değil. Ve bir kısım münafıklar ortaya çıktılar, onları delil göstererek, Musevileri de delil göstererek Müslümanların aleyhinde propagandaya başladılar. Onların gayrı ahlaki davrandıklarını, namusa uygun davranmadıklarını, anormal bir cinsellik anlayışı içerisinde olduklarını söylüyorlardı, işte o ayet ondan sonra indi; “kadınlar sizin tarlanızdır, istediğiniz gibi varın” ayeti. Müslümanlara sınırlar getirmek, sınırlama, hayatlarını, neşelerini, cinsel hayatlarını, herşeylerini böyle açmaza sokup, bir tabu kılıfı içerisinde iğdiş hale getirmek istiyorlardı. Allah, o ayetle onu ortadan kaldırdı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in evliliklerine kafayı taktı münafıklar. Cenab-ı Allah dedi: “Teyzenin kızlarını, halanın kızlarını, amcanın kızlarını, kendini hibe eden kadınları, cariye olarak aldıklarını, nikahlı aldıklarını, Allah; ‘hepsini sana mahsus olmak üzere sana helal kıldı.’” Münafıklar da; şimdi o ayetin içerisinde Cenab-ı Allah diyor ya; “nikahla aldıklarını, kendini hibe eden kadınları”, o zaman da nikah da olmaması gerekiyor Müslümanlara diyorlar. Bakın, ‘dili eğip-bükme’, münafık üslubunu görüyormusunuz münafık sahtekarlığını? Münafığın gözü, tam deccal gibi şaşıdır. Tam kör gözlüdür münafık, bir yeri görür, bir yeri görmez. Halbuki ayette kastedilen açık, anlaşılmayacak bir şey yok. “Teyzenin kızlarını”, Müslüman bir teyzenin ancak bir kızı ile evlenebilir, ikinci kızı ile evlenemez. Çünkü birçok hikmeti vardır; belki malın bölünmesi, miras hukuku, birçok şeyi Cenab-ı Allah göz önünde bulundurarak onu yasaklamıştır. Bir teyze kızını alabiliyor; ama Peygamberimiz (s.a.v.)’e bütün teyze kızlarını alma özgürlüğü verilmiştir. Mesela bir Müslüman, halasının kızlarından yalnız bir tanesini alabilir, Cenab-ı Allah Peygamberimiz (s.a.v.)’e hepsini alabilirsin, diyor. Ama öbür konularda; Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında kendini hibe eden kadınlar, istedikleri gibi Müslümanlara hibe ediyorlardı. Hz. Hasan (r.a.)’a hibe ediyorlardı, Hz. Hüseyin (r.a.)’a hibe ediyorlardı, Peygamberimiz (s.a.v.)’e hibe ediyorlardı, öyle bir yasak yoktu. Allah sevgiye bir yasak getirmemiş. Çünkü evliliğin gayesi sevgidir, sevgiyi deşarj etmektir, sevgiyi yaşamaktır. Münafığa göre evlilikte gaye mal bölüşümüdür, çıkardır. Zengin olması gerekir, o malı alır; bir şekilde ele geçirir ve kadınsa, kadının işi bitmiş oluyor, erkekse, erkeğin işi bitmiş olur. Müslümanın tek amacı, Allah’ın tecellisi ile beraber olmaktır. Allah’ın tecellisinin güzelliğini yaşamaktır, ahiret kardeşini seçmektir. Ahiretteki o sevgiyi, o Allah’ın güzel tecellisini sonsuza kadar görebilmek arzusu ile, kastı ile evlenilir. Allah rızası için, Allah’ın bir lütfu ve nimeti olarak evlenilir. Cenab-ı Allah o ayeti indirdiğinde, yine münafıkların suratına bir tokat inmiş oldu ve böylece fitneyi ortadan kaldırmış oldu o ayetle, inşaAllah. Sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hanımına iftira atmaya kalktılar. Münafıklarda alçaklık ve ahlaksızlık, hep namus ve iffet iddiası üstünde çıkar. Bakın, Kuran’a dikkat edin, bu kahpelerin kafası hep budur. Fakat özel hayatlarına baktığımızda; ya cinsi sapıktır, ya ahlaksızdır, ya üçkağıtçıdır, ya ırz düşmanıdır, yani mutlaka bir kahpeliği ve itliği çıkar. Nitekim de Cenab-ı Allah zamanı gelince de gösteriyor, gösterebilir de, inşaAllah...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler