Adnan Oktar`ın 25 Aralık 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: ...Siz bir tehlikeye dikkat çekmiştiniz. Siz bir insana ya da hayvana şiddet uygulayan kişilerin belirli bir süre takip altına alınması tavsiye etmiştiniz birçok kez. Çünkü bu tip kişilerin bir müddet sonra ağır bir suç işleyeceğini söylemiştiniz. Nitekim karısına sık sık şiddet uygulayan bir kişiyi “pişmanım” dediği için mahkeme serbest bırakmış. Ardından, boşanan ancak eski kocasının tehditlerinden korkan kadın hem suç duyurusunda bulunmuş, hem de koruma istemiş. Ancak boşandığı gerekçesiyle bu talepleri reddedilmiş. Bir yıl içerisinde adam eski karısını sokak ortasında on yerinden bıçaklayarak öldürmüş.
ADNAN OKTAR:Bu dediğim çok önemli. Böyle şeylerde hanım kardeşlerimiz böyle psikopatların eline düşerlerse mutlaka hem savcılığa hem polise ama böyle aklı başında, mümin, muttaki insanlara da haber versinler. Mesela bak bizim hiç haberimiz yok. Böyle bir şeyde bu kadınlar yalnız kalıyorlar. Böyle bir şeyde adliyeye götürüp getirmesinde mahallenin delikanlıları yardımcı olsunlar, değil mi? Mahalledeki genç kızlar yardımcı olsunlar. Gerekirse bir süre gözetlenebilir, yani gözlemlenebilir, değil mi? Çevresinde, mesela evinde misafir kalabilirler. Mesela bir kız kardeşiyle bir delikanlı o evde kalabilir. İllaki bir psikopatlık yapar. İllaki yapacaktır. Safha safha oluyor, birden bire değil. Seyrediyorlar kardeşim. Bak daha önce de söyledim. Yani etrafındakileri uyarsınlar. Müslüman kardeşlerimize haber versinler. Milliyetçi, Müslüman, bizim milletimiz çok yamandır. Ama kimsenin haberi olmuyor.
Mesela bak hiç unutmam; bir öğretmen genç kız. Bir çakalın teki bu çocuğa musallat olmuş. O da başka bir ilçeye tayin yaptırmış, gitmiş. Bunun bir çözüm olmadığı belli. O çakal da oraya gelmiş, çocuğu arkadan satırla vurmuş ve onu katletmiş, şehit etmiş çocuğu. Hâlbuki git, orda camiye git, cemaate söyle; “müminler, Müslümanlar böyle bir durum var, böyle bir çakal var. Beni koruyun, kollayın. Ben polise de şikâyette bulundum. Savcılığı da haber verdim.” Bir de polis -bu bir güzelliktir- takip etsin bir sivil polis bir hafta, on gün, bir ay takip etsin. Bir de adam biraz böyle vakalarda hukuki, kanun olarak yani hissettirilir o. Yani alır karakola götürürsün bir saat, iki saat oturur. “Sen böyle bir şey yapmışsın nedir bu?” dersin, gider. Polisin yine yetkisinde. Alır, bir on gün sonra bir daha alır getirirsin karakola. “Hakkında böyle bir şey var. Biz tedirgin olduk. Nedir böyle bir şey?” gibisinden. Bu bir adli yöntemdir nefes aldırtmamak, polisin ensesinde olduğunu sürekli hissettirmek. Böyle kişilere polis sürekli kendini hissettirmesi lazım. Hiçbir şekilde yakasını bırakmamak, hatta takip edildiğini de hissettirmesi lazım. Adam psikopat, belli bir şey yapacak. Bırakılır mı? Seyrediyorlar. Yani polisimizi tenzih ederim. İnsanlar, bir kısmı diyelim. Mesela bak şu kadıncağızın ben şu halini bir görsem. Yalvaracak bir durum var mı burada, bu adamın konuşacak hali var mı? Bunu yaptıysa bu ruh hastası demektir bu adam. Bunu uzatmanın âlemi yok ki. Bu otuz kere denenmez kardeşim. Bıçağın altından alıyor kadını; “bir daha yapma” diyor. Bir daha yapmaz olur mu? İşte ona cesaret eden bir daha yapmaz olur mu? Yapar. Nitekim de yapıyor. Onun için çok ısrarlı, bezdirici takip gerekir. Bilecek ki hiçbir şekilde nefes aldırılmayacak...
ADNAN OKTAR:Aslında bu medeni cesareti de milletimizin hepsinin alması lazım. Bir kısmı bunu alamıyor. Mesela birisini yaralıyor; olaya mutlaka dahil olsun. Bir şey olmaz. Allah rızası için bu çok büyük bir hizmettir, bir güzelliktir. Mesela adam yaralı yolda, “üstüme kalır” diye korkuyor. Kalsın, git yat kardeşim, adam öleceğine. Çünkü öbür türlü sen katil olmuş olursun. Ömrün boyunca katil olacaksın, değil mi? Adamı kurtardığında vicdanın müsterih olur. Niye üstüne kalsın ayrıca? Bizim memleket o kadar boş mu? Hiçbir şey olmaz. Ama tabii ki başlangıçta polis haklı olarak şüphelenir. Yani “acaba bu yaptı da gitti mi?” diyecektir. Bu makul olan bir şey. İfadeni alır, bırakırlar; ne olacak? Bu kadar uzatacak bir şey yok ki. Çünkü oluyor bazı vakalarda hakikaten yapıyor, vicdanı el vermiyor, alıp kendi götürüyor. Olabilir. Olsun şüphelensin, ne olur yani? Tutuklansan ne olur ayrıca yani? Bir can kurtarmışsın, değil mi? Onun için mesela bak ben bizim çocukları da tembihlemiştim. Geçenlerde öyle vaka olmuştu. Direkt götürdüler. Hakikaten arkadaşımız gözaltına alındı ama ondan sonra bıraktılar, inşaAllah. İlk, adam bilemez ki. Yolda araba çarpmış, bırakmışlar adamı yolun kenarına. Arkadaş da alıp götürdü. Adam sonra ifade verdi. Nasıl oldu nasıl bitti diye. Sonra da arkadaşımızı bıraktılar. Bıraksa, yolun kenarında vefat etse olur mu? Allah vermesin, katil olmuş olur o zaman. Çok korkunç bir şey bu. Onun için böyle vakalarda da mesela mahallenin delikanlıları; “biz size sahip çıkacağız” derler. Adama da bu hissettirilir. Komşuları da gelir, bütün komşular giderler; “biz senin emrindeyiz. Bir şey olduğunda bize hemen haber ver” denilir. Hatta gerekirse telefon da verilir, cep telefonu. “En ufak bir şeyde bize haber ver” dersin. Akrabaların yalnız bırakmaması lazım. Akrabaların yanına gitmesi lazım. Nihayet bir insan...
ADNAN OKTAR:... İşte Mehdiyet’in eksikliği buram buram hissediliyor burada.
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler