Adnan Oktar`ın 10 Aralık 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Ölüme direnmenin mümkünü yok. Öyle bir şey yoktur. O değil, Allah’ı aşkla sevip, sonsuz hayatta Allah ile beraber olmak, Allah aşkıyla yanmak çok güzeldir. Allah’ın varlığı apaçık ortada. Çoğunluk dalalette olabilir. Allah diyor ki; “Çoğunluğa uyarsanız, sizi Allah yolundan saptırırlar” (Enam Suresi, 116) diyor Allah, şeytan’dan Allah’a sığınırım. Biz çoğunluğa göre hareket etmeyiz. Mesela biri bir diskoya gidiyor, çoğunluk. Çoğunluk anormal düşünüyor olabilir. Biz ne yapacağız? Kendi aklımızla düşüneceğiz. Allah diyor ki çünkü; “Yapayalnız, tek başına Bana geleceksiniz” (Meryem Suresi, 95) diyor Allah. Bilgisayar koltuğunda, annesi, babasıyla, Facebook arkadaşlarıyla gelmez gelirken.” Ölür, cenaze kalabalık oluyor, o doğru oraya kadar gider. Mezarlığın toprağın altına, iki buçuk metrenin altına koyduktan sonra, var gücüyle oradaki belediye işçileri toprağı üstüne dökmeye başlıyorlar. Ondan sonra toplumla bağlantı kopar. Simsiyah karanlığın içerisinde, buz gibi toprağın içerisinde sadece bakteriler, oradaki kurtlardır arkadaşı. Işık mışık yok. Her geçen dakika vücudu şişmeye başlar. Ağzından, yani bunu söylemek istemiyorum ama köpükler gelmeye başlar. Ve kadının rahmi, cinsel organından dışarı atılıyor basıncın etkisiyle, davul gibi şişer. En yakışıklı, en güzel, dünyanın en güzel kadını olsa, o akıbete uğramaktan ayrı kalamaz. En yakışıklı erkek de bu şeyden geçer. Bir tek Peygamberlerde bozulma olmuyor, velilerde, Peygamberlerde. Bir mucize olarak olmuyor. Mesela bak yıllar sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in mezarı düzeltilirken, Hz. Ömer (a.s.)’ın ayağı görülmüş toprakta, olduğu gibi duruyor mezar düzeltilirken. Geri kapatmışlar ama duruyor. Allah’ın hikmeti. Bediüzzaman’ın çok uzun süre sonra açıldı mezarı, Abdülmecit Nursi kardeşi de yanında “gül kokusu vardı” diyor kardeşi, “olduğu gibi duruyordu.” Diyor yani bütünüyle. Ebu Eyüp El Ensari, TRT’nin programında açıklandı, üstündeki taş lahit kaldırıldığında, terütaze cesediyle karşılaşıyorlar yüzyıllar sonra. Açık, bakın tarih kitaplarına. Yani onlara mahsus bir özellik oluyor. Yani normalde hayret edilecek bir şeydir, şaşırtıcı ama oluyor. Ama normal olan bu şekildedir.Oradan artık ne çetleşebilir, ne böyle şımarık ifadeler kullanabilir, ne Facebook arkadaşlarına slm bilmem ne falan gülücük işareti, hiçbir şey gönderemez. Onlar da ona haber gönderemez. Elektrik bağlantısı falan hiçbir şey olmaz. Parfümleri, elbiseleri, marka kıyafetleri, ayakkabıları hepsi dolapta evde kalır, fabrikası da orada kalır. Fabrikasına işçiler gidip, geliyor, devam ediyor, arabalarını millet kullanır, eşyalarını millete dağıtırlar ama o yerin altında beze sarılı olarak orada durur. Ayak başparmakları birbirine bağlı, iple bağlı, çenesi bağlı, üstten çenesi bağlı morgdan gasilhaneye geldiğinde, bu işlemlerden geçer. Yırtarlar Amerikan bezinden bir parçayı kafasının üstünden geçirip, çenesinin altından bağlarlar. Ağzından çıkacak nevaleleri durdurmak için. Ama buna rağmen, ağzını parçalar çıkar, mümkün değildir...
Makaleler
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Sakın Anlamazlıktan Gelmeyin
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler