Adnan Oktar`ın 11 Aralık 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv ve Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Selam saygıdeğer Hocam”, aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü. “Sizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.” Aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü. “Sizi çok beğenerek izliyorum. Türk-İslam Birliği’nin kurulması için dua ediyorum, inşaAllah. Çevremdeki kişilere de anlatıyorum. Ayrıca bütün kardeşlerimizin bu konuların üzerinde durmalarını ve sadece sizi dinleyip oturmaları olmaz. Siz daha iyi bilirsiniz, inşaAllah. Onların da gayret etmeleri gerekir ve sizin internet sitelerinizi incelemeleri, sizin kitaplarınızı okumalı, diğer mürşidlerin ve hoca efendilerin de değerli eserlerinden istifade etmelidir” diyor anladığım kadarıyla bunu anlatmak istiyor. “ İnşaAllah Hocam bir de, Yasin Suresi’nin 1 ve 15 ayetler arasını anlatabilir misiniz?”. Tamam anlatayım, inşaAllah. “Bir de ayrıca masonların beklediği Adon. Hayırlı yayınlar güzel yüzlü, nurlu hocam” diyor, Nermin Hanım. Yalnız böyle net iddialardan kaçınacağız. Hüsn-ü zan güzel ama defalarca söyledim. “Olabilir mi?” demiş ama yine de onlardan kaçınalım biz. “Yasin Suresi 1 ile 15 arası” dedi değil mi kardeşimiz.
Şeytandan Allah’a sığınırım. Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla. Mekke’de indirilen bu Sure 83 ayetten oluşuyor. “Yasîn. Andolsun hikmetli Kur'an'a,”Ya harfi de ve Sin harfi de bir işarettir. Özel bir konuya, özellikle işaret eden bir ayet. Ya harfi bir şeyi anlatıyor. Sin harfi bir şeyi anlatıyor. Zamanı gelince bunlar daha açık ortaya çıkacak inşaAllah. Allah’ın izniyle bu hikmetler. Bunlar demeyeyim, bu hikmetler inşaAllah. “Andolsun hikmetli Kur'an'a”, demek ki Kuran hikmetlerle dolu, sırlarla dolu. “Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin”. Peygamberimiz (s.a.v) Allah’ın gönderdiği bir Peygamber’dir. Mehdi (as.)’ye bakan yönüyle “Gerçekten sen, gönderilenlerdensin.” Yani Mehdi (a.s.) gönderilen bir şahıstır. Tayin edilen değil, Allah’ın gönderdiği. Yani gayretle elde edilen değil, özel olarak uğraşılarak değil. Allah’ın özel olarak görev verdiği birisi. “Dosdoğru bir yol üzerindesin”. Dosdoğru bir yol ne? Tam Kuran’a tabi. Sahabe dönemi gibi olan bir İslam anlayışı. Yani ilaveli ekli değil. Dosdoğru yol dendi mi, kusursuz dosdoğru yol kast edilir. Kusursuz dosdoğru yol nedir? Tam Kuran, tam sahabe ahlakıdır ve Asr-ı saadet dönemidir. Dosdoğru olan budur. 5.ayet “(Kur'an) güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah')ın indirmesidir”, „Allah indirmiştir Kuranı“ diyor. Cenabı-Allah belirtiyor. “Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin)”. Bak “Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin)”. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında putperestlik, müşriklik hakimdi. Uyarılmamıştı babaları. Peygamberimiz (s.a.v) kanalıyla, Allah onu vesile etti, Kuran Peygamberimiz (sav)’e nazil oldu ve onları uyardı. Ahir zamana bakan yönüyle. “Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin)”. Darwinizm, materyalizm ortalığı sarmış. Babaları da uyarılmamış. Babaları Darwinizm’e, materyalizme körü körüne inanmış. Birçok gencin, birçok insanın körü körüne inanıyorlar. Asıl bir evvelki nesil zaten çok inanmış Darwinizm’e. Şu an, internetin, bilimin imkanlarıyla, paleontolojinin biyogenetiğin başka bilim dallarının etkisiyle. Eskiden bilimin dar sınırları içerisinde, yetersizliği içinde, elektron mikroskobun olmadığı bir dönemde, körü körüne inananlar şu an kazınmış durumda. Yeni gençlik, yeni nesil inanmıyorlar. Onun için bak babalarına dikkat çekmiş, Kuran. Hakikaten eski kuşak saplantı halinde. Yeni kuşak inanmıyor Darwinizm’e. Bak “Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin)”. Mehdi (a.s.) gelip Darwinizm’i, materyalizmi yerle bir edecek. Babaları Darwinist, materyalist olan kişileri, sistemi ortadan kaldıracak, fikren. “Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar”. Büyük bir kitle imansız. İnanmazlar demek; ne demektir? İnancı yok, demek ki en büyük sorun neymiş? İnançsızlık. Fıkıh eksikliği değil demek ki. Fıkıh bilgisizliği değil. En büyük eksiklik, inançsızlık. Kuran ona dikkat çekiyor.“O söz hak olmuştur; artık inanmazlar.” O söz ne? Allah’ın vereceği bela. Bu bela ahir zamanda nasıl oldu? Ekonomik kriz şeklinde oldu. 7.ayet 2007’de başladı. Bak “Andolsun, onların çoğu üzerine.” Hepsi demiyor, çoğu. Ekonomik kriz dünyanın çoğu, büyük bir bölümü üzerine, şu an o söz hak oldu. “Artık inanmazlar.” Zaten burada şerhinde de, Kuran’ı yazan yazar diyor ki; “Sıkıntı, darlık, buhran” anlamında diyor. Bir yönüyle de bakan yönü bu, şu anki ekonomik kriz. Ona bakıyor aynı zamanda. “Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır”. „Enaniyet ve kibirden, kendini büyük görmekten kaynaklanan, bir azamet içinde olurlar“ diyor, Allah. Hakikaten de mesela daha çok üniversitelerde bu Darwinizm’in, materyalizmin hakimiyeti biliyorsun ve üniversitelerin profesörlerinde, rektörlerinde, dekanlarında daha da şiddetlidir dünyada. “Onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik”, boyunlarında da koskoca bir boyunluk takıyorlar biliyorsun, üniversite hocaları. Gördünüz mü siz? Cübbe giyerler, yakalıklı cübbe. Boyunları böyle havada. Mecburen kaldırırlar o şeyden dolayı, kıyafetten dolayı. Tabii hepsine bakmıyor ama bir kısmına bakan bir ayet bu ve müthiş enaniyetliler. Dünya üniversitelerinde, rektörler, dekanlar, profesörler; Darwinist, materyalist düşünce içerisinde müthiş enaniyetliler. Tabi asıl bakan yönü enaniyet yönü. Ama hakikaten de boyunlarına halka geçirmiş durumda. Fiilen de halka geçirmişler. Yani o cübbenin yakası yaklaşık 30 cm falan. Yani 25 cm, 30 cm falan. Yani çok yüksek yakası var. Bütün dünyada böyledir. Tabii iyi olanları da var. Bir yönüyle de ona bakıyor. Cübbeyi takar ama iyi huyludur, güzel huyludur. Ama Kuran genelleme yaparak anlatıyor, inşaAllah. Ona da bakıyor olabilir. “Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylece onları örttük, artık görmezler”.Yani “ne kadar fosil göstersen de, ne kadar bilimsel delil versen, biyogenetik, paleontolojiyle ilgili, bilimle, sanatla her türlü imkanı sunsa da, onları anlatsan da onların kafası kazık gibidir, taş gibidir. Odun kafadır, anlamaz. Ne yaparsan yap, Ben onları anlamayacak şekilde taş kafalı yarattım” diyor, Cenab-ı Allah. “Onları örttük, artık görmezler” artık gözleri de görmüyor, anlatsan da görmezler. Bir kısmı bu hükümde olduğu için, bir kısmı gurur ve kibirinden, bir kısmı korkusundan kabul etmiyorlar şu an dünyada. Ama bir kısmı da taş kafa olduğu için kabul etmiyor. Odun kafalı olduğu için. Ama bazıları da hakikaten okuldan atılırım endişesiyle, arkadaşları baskı yapar endişesiyle inanmıyor. “Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar”, yani “istersen anlat, istersen anlatma. Hiç fark etmez onlara. Bir taşa, oduna konuşuyor gibi olur, etkilenmezler” diyor, Cenab-ı Allah. Hakikaten öyle kemik kafalı amcalar olur, karşılaşmışsınızdır. Dediğim dediktir, değil mi? Özellikle ileri yaşlarda çok olur böyle, adamın kafa kemikleşir. Yüzde yüz diyor adam, bir şey yok diyor. Var diyorsun. “Yok olsa da ona inanmam” diyor. “Peki ne yapmamız gerekiyor?” “Ben zaten inanmıyorum. Ne yaparsan yap” diyor. Böyle aksi kişiler vardır. Herkes bilir meşhurdur. “Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.”O zamanbizim tebliğ yapmamızdaki hedefimiz ne olacak? Kuran'a uymasını sağlayacak insanlar yetiştirmek ve “gayb ile görmediği halde Rahman olan Allah’a karşı içi titreyerek korku duyan kimseyi yetiştirmek”. İman hakikatlerini anlatmak, değil mi? “Onları uyarabilirsin. Onları uyarırsın” diyor Allah. Taş kafalı adamı sen karşına alırsan, senin karşında soytarılık yapar, yerlere yatar, uğunur, kişner, tepinir, olmadık rezillik yapar. Çünkü kafa kemikleşmiş adamın. Kafa hatta nato mermer nato mu derler, atasözü. Yani vurdu mu ses geliyor adam, kütük. Kütüğü karşına alıp fıkıh anlatırsan anlamaz. Allah ne diyor? İman etmeleri çok önemli diyor, Cenab-ı Allah. Allah'ı sevmeleri, Allah'tan korkmaları, Allah'ın varlığına dair kanaatlerinde hakkul yakin, hatta aynel yakin veya ilmel yakin iman etmeleri, inşaAllah. “Böyle kimseleri uyarırsın” diyor Allah. “İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele”. Allah’tan bağışlanma var, bu insanlar için üstün bir ecir de olacaktır, sevap olacaktır. “Bunları müjdele” diyor, Cenab-ı Allah. MaşaAllah, güzel mi anlatıyorum?
SUNUCU:Çok güzel, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Allah anlatıyor, beni vesile kılıyor. Bütün konuşmaları Allah yaratır. Kul hiçbir şey yapamaz. Allah ilham eder kalbine. Allah insanın ağzını, gırtlağını vesile kılar, oradan Allah tecelli eder, biz de dinleriz. Bütün insanlarda bu böyledir. Bütün güç kuvvet Allah’tadır...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler