Adnan Oktar`ın 29 Aralık 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:Arılarla ilgili gösterim yapabilir miyim Hocam?
ADNAN OKTAR:Evet yapalım.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah. Her bir arı kolonisinde, 1 kraliçe arı, birkaç yüz erkek arı, 10-80 bin arası da işçi arı olmak üzere 3 ayrı arı çeşidi bulunuyor mağlubunuz. Erkek arılar bir haftada, işçi arılar 1-6 ay arası, kraliçe arı ise 5 ile 7 yıl arası yaşıyorlar. Yuvarlak içerisine alınarak işaretlenmiş pulcuk, işçi arının tükürüğünde bulunan özel bir salgıyla çiğnenip, yumuşak bir kıvama getirilir ve altıgen petekler inşa edilir. Kraliçe arı yumurtalar için hazırlanmış hücreye yumurtlarken arıların karınlarında çıkan pulcuklar yaklaşık 3 milimetre uzunlukta ve 0.1 milimetre kalınlıktadır. Balmumu sıvı halde salgılanır. Hava ile temas edince pulcuklar halinde sertleşir. İşçi arı arka bacağının ucundaki kanca ile balmumu pulcuklarını ceplerden çekip çıkartır ve alt çeneyle taşır.
ADNAN OKTAR:Şimdi bak orada duralım, sen bir geri gel bakalım. Şimdi Cenab-ı Allah bak önce bu hayvanların bal yapacağını biliyor. Balı nasıl muhafaza etmeleri gerektiğini de biliyor, ona göre yaratıyor. Balı muhafaza etmeleri için hayvan ona göre dizayn edilmiş. Bakın, detaylara bakın. Karnın altından sunta gibi plakalar halinde pulcuklar çıkıyor, yaklaşık 3 milimetre uzunlukta ve 0.1 milimetre kalınlıkta. Balmumu sıvı halde salgılanıyor, hava ile temas edince katılaşıyor, pulcuklar halinde sertleşiyor. İşçi arı arka bacağının; bakın şu arka bacağının, ucundaki kanca ile; bakın Allah bacağını da özel olarak dizayn etmiş. Onu tutacak şekilde kancası; bu elektron mikroskopta büyütülmüş halde. Balmumu pulcuklarını ceplerden çekip çıkartıyor, tutuyor katılaştığında ve alt çenesine taşıyıp çiğnemeye başlıyor. Şimdi devam edelim.
ALTUĞ BERKER:Petek hücrelere şekil verirken, bir çok işçi arı aynı anda çalışır ve kafalarını, ayaklarını, gövdelerini kullanarak balmumunu düzleştirirler.
ADNAN OKTAR:Bakın onu orada, ağzı ile çiğneyip şekillendiriyor ve yeniden incecik plaka haline getiriyor; çok ince plaka haline getiriyor. Tam petekte kullanılacak şekli de aldırıyor, kafasını, ayaklarını ve gövdesini kullanarak balmumu düzleştiriyor ve ona açı veriyor, plakaya. O belirgin açıyı tam tutturuyor, sonra altıgen için üst kısmını yapıyor, sonra yan kısmını yapıyor, sonra altıgenin diğer yan kısmını, sonra altıgenin alt kısmını, sonra altıgenin diğer yan kısmını yapıyor. Hepsini birbirlerine monte ediyor ve dünyanın en mükemmel altıgenini yapıyor ve açılarında asla kusur yapmıyor ve inceliğinde de asla kusur yapmıyor. Bunları yaparken de vücudunun her yerini kullanıyor; bir sıva ustası nasıl bir malayla çalışırsa, o da patisini, kafasını, vücudunu, her yerini kullanarak o düzlemleme ve düzeltme işlemini yapıyor, sıvama işlemini yapıyor. Kusursuz olarak o altıgeni tam oluşturduğunda, ikinci altıgene geçiyor. Onu yaptığında üçüncüye geçiyor ama hepsinide aynı biçim, aynı açı, aynı küçüklük, aynı kalitede yapıyor. Bunu sen, imkan verilse güç verilse yapabilir misin?
SUNUCU 2:Yapamam.
ADNAN OKTAR:Sen yapabilir misin?
SUNUCU1:Yok yapamam.
ADNAN OKTAR:Arının ustası yok, öğretmeni yok. Arının ustası da öğretmeni de Cenab-ı Allah’tır. Allah onu o şekilde yaratıyor.
ALTUĞ BERKER:Balmumu yapma dönemi sona erdiğinde ise arıların karnındaki balmumu bezlerinin yapısı bozularak düz bir hücre katmanı halini alıyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ondan sonra, ihtiyaç bittikten sonra vücudunda artık o salgılanma olmuyor ve kapanıyor. Bak o vakti de Cenab-ı Allah bildiği için ona göre onu dizayn etmiş. Sadece balmumunu yapacağı vakit kadar ona bu imkanı veriyor, karnın altından o salgılanma işlemi oluyor. Bittikten sonra gerek kalmadığı için kanal kapanıyor, vücudu düz hala geliyor, normal hala geliyor.
ALTUĞ BERKER:Hücre duvarları hep aynı kalınlıkta ve her zaman diğerine 120 derece açı ile inşa edilir.
ADNAN OKTAR:Bakın açıda da hata yok. 120 dereceyi tam tutturuyor, açı ölçer ile ölçse bile onu çok zor yapabilir. Aynı kalınlıkta bir arının bir balmumu plakasını çıkartıp, çiğneyip peteğe yapıştırması yaklaşık 4 dakika sürüyormuş. Bak 4 dakika uğraşıyor onu yaparken.
ALTUĞ BERKER:Tek bir peteğin inşası için yaklaşık 80 bin pulcuk gerekir.
ADNAN OKTAR:Tek bir peteğin oluşması için?
ALTUĞ BERKER:Evet.
ADNAN OKTAR:Bak düşünün ne kadar emek veriyorlar, ne kadar özenli bir çalışma yapıyorlar.
ALTUĞ BERKER:Sağdaki ve soldaki resimlerde kraliçe arı larvası için özel olarak inşa edilmiş hücrecikler görülüyor. Yukarıda; yeni doğan kraliçe arı hücresinin kapağını açıp çıkarken.
ADNAN OKTAR:Evet onun içerisinde hazreti tutuyorlar demek ki.
ALTUĞ BERKER:İşçi arıların tamamı kraliçe arı gibi dişidir. Ancak bir tek kraliçe arı çiftleşme ve yumurtlama özelliğine sahiptir. Kraliçe arı da işçi arılarla aynı yumurtadan çıkar. Boya ile işaretlenmiş olan kraliçe, boyut olarak diğerlerinden daha büyük. Tek fark larva döneminden itibaren kraliçenin arı sütüyle beslenmesi, işçilerin ise polenle beslenmesidir. Kraliçe beslenme farklılığından dolayı 5 ile 7 yıl yaşar. İşçiler ise birkaç ayda ölürler.
ADNAN OKTAR:Bak 5 veya 7 yıl yaşıyor bir tanesi, işçi arılar ise birkaç ayda ölüyorlar. Çünkü onların bir fonksiyonu kalmadığı için, fonksiyon ihtiyacı olanı uzun yaşatıyor Allah, mesela ona 7 yıl ömür veriyor. Ama diğerine bir ihtiyaç olmadığı için onların Allah canını alıyor. Bakın şu peteklerdeki düzgünlüğü görüyor musunuz? Hangi usta bunu bu düzgünlükte yapabilir? Mesela hayvan bak onu bitiriyor, ona geçiyor. Onu bitiriyor, ona geçiyor. Çok muntazam sıvıyor. Açı; mesela 120 dereceyi mutlaka tutturuyor. Simetrik ve düzgün olarak iki taraftan başlıyorlar örmeye. Bu ağızlar geliyor geliyor, yaklaşıyor tam ağız ağıza çakışıyorlar. Mesela biri kovanın bu tarafından başlıyor bir ekip, bir ekip kovanın öbür tarafından başlıyor. Bak ortadaki çatışma noktasını görüyor musunuz? Tam karşılaşıyor. İnsana böyle bir imkan verilse yapabilir mi insan? Arının şeklini aldığını düşünün bir insanın ve eğitim de almadığını düşünün, bu şekilde bunu yapması çok büyük bir mucizedir.
ALTUĞ BERKER:Arının kanat kasları Hocam, saniyede 400-500 kanat çırpmasını sağlayacak güçte, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bakın bir saniyede, motor olsa yanar. Bak tik tak deyinceye kadar 500 kere kanat çırpıyor. Bir insanın 500 kere kolunu indirip kaldırdığını düşünün bir saniyede, ne olur o kol?
SUNUCU:Kopar gider herhalde
ADNAN OKTAR:Kopar, yanar, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:... Oradaki hayret ediciliğin kavranması için ona bayağı ciddi vakit ayrılması lazım. İyi konsantre olunması lazım. Sırf arının varlığı bile, bir insanın Allah’ın varlığını anlaması için çok çok çok fazla yetecek durumdadır; Allah’ın gücünü, sanatanı anlaması açısından. Hayvanın şuuru tamamen kapalıyken, doğrudan vahiyle hareket ediyor. Bakın arının bizim bildiğimiz anlamda hiçbir şekilde aklı yok, şuuru tamamen kapalı varlığın. Fakat gösterdiği disiplin, akıl, gözler önünde. Sırf o peteği oluşturması bile; mesela ona bir de açı veriyor, balın aşağıya dökülmemesi için, böyle dümdüz yapmıyorlar. Yaparken hafif açıyla yapıyorlar ki, balı doldurduğunda bal arkaya doğru dolsun, öne doğru akmasın. Ve doldurdukça da gittikçe seviyeyi yükseltiyorlar; o uçtaki bent kısmını. Çaka çaka doldurduktan sonra tamamen ağzını kapıyorlar. Kapattıktan sonra hiçbir şekilde dökülmüyor. Binlerce gözcük oluyor biliyorsun, petek oluyor küçük. Hepsini çok kaliteli bal ile dolduruyorlar. Balın oluşması ayrı bir olaydır. Yavruların bakımı ayrıdır, kapıdaki bekçiler ayrıdır. Arının hayatında yüzlerce detay hepsi birbirinden harikadır. Onları zaman zaman, bölüm bölüm inceleyelim. Birçok bölümü ayıralım, hergün bir bölümü inceleriz, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Bu konuda kitabınız var, internet siteniz var. www.HarunYahya.org’dan bulabilirler kardeşlerimiz, inşaAllah Hocam.
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgeseller
Belgeseller
Belgeseller