Adnan Oktar`ın 27 Aralık 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Hayvanların hemen hemen tamamı insana benzer. O yüzden biz hayvanlardan zevk alırız. Mesela kedi, köpek resimleri var, bakıyoruz bakışları hep insan gibi çok tatlı bakıyor, çocuk bakışı gibi, ürkmesi öyle, şaşkınlığı öyle, dikkati öyle, saftirikliği, yani insana benzediği için çok hoşumuza gidiyor. İnsana benzediği için zevk alıyoruz. Allah özellikle insana benzer yaratmıştır. Mesela ağzın, burnun konumu, gözlerinin yerleştiriliş şekli. Mesela hayvanın gözü arkada olsa beğenmezdik, burnu karnında olsa beğenmezdik. Yani en mükemmel dizayn, bu dizayndır. Şeytan’dan Allah’a sığınırım, “Ahsen-i Takvim” diyor Allah, “en güzel surette yarattım insanı” diyor. O Ahsen-i Takvim’e modeline yakın olan görüntüleri çok beğeniyoruz. Hepsinde hayvanların gözleri iki tarafta oluyor, burun ortada olur, ağız altta olur, o yüzden de hoşumuza gider, zevk alırız. Hayvanlardan böyle şiddetli zevk almamızın sebebi budur. İnsana çok benzemeleri ama özelliklede saftirik olmaları, korunmaya muhtaç olmaları, zavallı olmaları, şefkat duygusunu çok tahrik etmeleri. Mesela kedi yavrusunun zavallı yalvarışı iç parçalayıcı yani var gücüyle bağırıyor. Benim ufak bir kedi vardı, giderdim ciğer almaya, gözünde dehşet ifadesi olurdu ciğeri gördüğünde yani kokusunu tam anlayamazdı, paketi açarken, üstüme tırmanıyordu böyle ağaca tırmanır gibi. Ben de mecburen paketi atıyordum, paketi güzel açıyordu, içindeki ciğerlere el koyuyordu, diğer patisini de üstüne koyuyordu, başka biri alabilir diye, acayip zevkli sesler çıkararak yiyordu hem hırlama hem garip sesler çıkartarak. Mesela onun aldığı zevk, insanın çok hoşuna gidiyor, onun mutluluğuyla insan mutlu oluyor. O acıktığında insan hakikaten rahatsız oluyor. Onu mutlu etmek için ciğerci üç kilometre uzaktaydı, oraya kadar giderdim ben. Sırf sevinsin diye. Çünkü hoşuma gidiyordu sevinince. Akşam yatarım gelir pıtır pıtır yürür gelir, tam göğsümün üstüne gelir çöreklenirdi, sevinç sesleri çıkarmaya başlıyordu, biraz sevdiğimde daha da yoğun sesler çıkarıyordu, yatağa alıyordum yastığa beraber onu ama tabii insan uyurken hayvana bir zarar verebilir diye dayanamayıp, çıkarıyordum yazık bir şey olmasın diye. Ama çok şahane ona sarılıp yatmak, onun mutluluğu. Sevinci arttıkça hırlamanın gücü daha da artıyor. Özellikle gıdısının altının sevilmesi, ona bayılıyor gıdısının altının sevilmesine. Her türlü sevilme. Onun için kedim benim hiç eksik olmazdı. Tavşan insanın içini gıdıklıyor artık tatlılığından. Yumuşak, sıcak ve şeker. Yani sevmek de insanı doyurmuyor, insan ne yapacağını bilemiyor. Ne yapayım bilemiyorum ki. Öpmeyle rahatlamıyorum, sevmeyle de rahatlamıyorum, en iyisi unutacaksın yani başka çare yok. O yüzündeki o saftirik ifade, zavallı ifade, korunmaya muhtaç ifade, müthiş güzel bir etki meydana getiriyor, çok çok güzel bir etki meydana getiriyor. Ahiret’te de, Cennet’te de vardır onlar. Hiçbir hayvan yok olmaz. Hiçbir varlık yok olmaz. İstediğimiz, sevdiğimiz her hayvanı Cennet’te görebileceğiz. Mesela köpeği ölenler onu görecekler, kedisi ölenler onları görecekler veyahut karacası olmuş oluyor, başka bir hayvanı olmuş oluyor veya atı olmuş oluyor, hepsini Cennet’te görecekler inşaAllah. İstedikleri an, tahayyül ettiğinde hemen karşısında olur. Çünkü hiçbir varlığın kaybolması mümkün değildir. Yani haşa Allah’ın kaybolması gerekir o varlığın kaybolması için. Yani asla ve kesinlikle kaybolmaz. Bir kere var olduğu görüldüğünde, bir daha yok olmaz, mümkün değildir. Yani sonsuza kadar yok olmaz.
Kitaplar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Resullerimiz Diyor Ki
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler