Adnan Oktar`ın 29 Aralık 2010 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:... Şöyle söylediniz Hocam: ‘Kardeşlerimiz internette boş tartışmalara girmesinler, cahil, cüheyla ile muhatap olmasınlar. Müslümanlar kavgaya vakit ayırmaz. Müslüman; kardeşlik, sevgi, merhamet, iman hakikatleri, İttihad-ı İslam’a zaman ayırır. Mesela birisi abuk subuk konuştu, o zaman müminlerin kardeş olduğunu anlatan bir ayet, ya da uyarmak için cehennemle ilgili bir ayet yazsınlar. Böyle, biri ile vakit kaybedersen, şeytanın oyununa gelmiş olursun. Kötülük yapana Kuran ayeti yazsınlar, o insanları kazandıklarını görecekler. Karanlık adama karanlıkla cevap verirsen, kalbi iyice kararır. Aydınlık vermek lazım. Bunun usulünü Kuran’da Allah bize göstermiş. Karartılmaya çalışılan interneti nurla aydınlatacağız. Karanlık insana karanlık cevap verilmez. Dediklerimi yapsınlar, başarılı olduklarını görecekler, inşaAllah.’ dediniz.
ADNAN OKTAR:Şimdi deccaliyetin etkisine girmiş, farkında olmadan deccalin etkisinde deccalin askeri olmuş insanlarla karşılaştığımızda, yöntem olarak aynısını kullanırsan, aynı vasfı almış olursun. Mehdi (a.s.) talebesi vasfını göstermek lazım. Mehdi (a.s.) talebesi vasfı nedir? Ayetin ifadesi ile, güzel karşılık veren. Çok şaşırtıcı bir şey. Mesela adam itçe konuşmuş, sen Kuran’ca konuşuyorsun. Adam çakalca üslup kullanmış, sen Muhammedi cevap veriyorsun, bu çok etkiler. Ve ısrarla bunda devamlı olmak, Mehdiyet’in damgasını her yerde göstermek lazım. Mehdiyet’in damgası nedir? Mülayemet, sevgi, şefkat, merhamet, akılcılık, ispat, kalbi doyurmak, aklı doyurmak ve hep delilli konuşmak. İntikamcı olmamak, öfkenin esiri olmamak, makul, tutarlı, vurucu, mukni konuşmak, inşaAllah. Çünkü basit bir insanın basitliğinin etkisinde kalıp, onun teşviki ile ağzını bozmak, ters konuşmak, onun üslubuna onun seviyesine inmek, onun stilini almak Mehdi (a.s.) talebelerine yakışmaz. Ben Mehdi (a.s.) talebesiyim, bize uyanlar da Mehdi (a.s.) talebesidir, inşaAllah. Mehdiyet ağzıyla, Mehdiyet üslubu ile konuşacağız. Mehdi (a.s.) kan akıtmaz, uyuyanı uyandırmaz, şefkatle yaklaşır ve adaletlidir. Talebelerinin de aynı şekilde olması lazım. Adaletle ve şefkatle yaklaşacak. Canım istiyor ki çok ağır konuşayım, hakaret edeyim, tepeliyeyim. Nefsin isteyebilir, bu şeytanı sevindirir. Bu bizim faydalanacağımız, İslam’ın, Kuran’ın lehine olan bir şey değildir. Bakın ayette diyor ki: “Öfkelerini yenerler.” Bir kere öfkeyi yenme sevabını bir alacağız, çünkü bir hakaret var. İnsan ne ister? Dolu dolu ona karşı cevap vermek ister, karşı hakaret etmek ister; bu nefsin isteği. Allah diyor ki: “Öfkelerini yenerler.” O zaman o sevabı kazanacağız ve güzel cevap vereceğiz. Güzel cevap için Allah nasıl diyor? “Kötü bir söz işittiklerinde onlar güzellikle cevap verirler. Bir de bakarsın ki karşındaki insan dostun olmuştur.” diyor Allah ayette. Öfkeyi yenmek; bu eğitim cennet ahlakıdır, çünkü oradaki sözü yaratan da Allah’tır, ona cevabı yaratan da Allah’tır. Biz orada öfkelenmeden; imanın lezzetini alır o zaman insan, aklın lezzetini alır. Makul olmanın, tutarlı olmanın ve Allah’ın yarattığı güzel bir kul olmanın, değerli kul olmanın, asil olmanın zevkini alacaktır. Öbür türlü, basitliğin acı ortamında ızdırap çeker, inşaAllah...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler