Adnan Oktar`ın 29 Aralık 2010 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Evrim o kadar aciz bir sistemdir ki, Darwinizm o kadara aciz bir teoridir ki, ezmesi çok kolaydır. Böyle tereyağını ezer gibi ezerler, son derece kolaydır. Tamamen cehalet üzerine kurulu, çizimlere dayandırılmış, hayali ve son derece mantıksız, boş mantık üzerine kurulmuş, tamamen taesadüflere dayandırılmış bir sistemdir. Tesadüf dünyadaki en mantıksız açıklamadır. Puta tapanlar bile putun varlığını kabul ediyorlar ama yine Allah’ın varlığını da kabul ediyorlar. Bunlar tamamen tesadüfe dayandırıyorlar. Mesela bir Einstein’ın oluşumunu sorduğumuzda, nasıl oldu bu insan dediğimizde; çamurlu sulardan tesadüfler sonucunda Einstein diye bir bilim adamı oluyor ve o adamdan sonra da, mesela o devirlerde, şu anki devirlerde de bilim adamları elektron mikroskop yapıyorlar. Diyorlar ki elektron mikroskobunun başına geçip; yahu biz çamurlu sudan nasıl tesadüfen olduk, bir bakalım. Çamurlu sudaki çamurlar bir süre sonra kendini elektron mikroskop yapıp inceleyecek konuma geliyor. Bakın çamurlu suyun içindeki çamur atomları tesadüfler sonucunda, kör atomlar, sağır atomlar, şuursuz atomlar bir araya gelip, resim yapan, beste hazırlayan, üniversitede okuyan, dünyayı tam renkli gören, üç boyutlu duyan, yani stereo duyan, çok geniş düşünen, muhakeme yargısı olan adamlara dönüşüyor. Kim yaptı dediğiniz zaman, çamurdaki atomlar tesadüfler sonucunda yaptı, oldu diyor. Darwinizm bunu anlatıyor ve bu kadar mantıksız bir teoriye şeytan insanları inandırdı. Şeytan insanlarla alay ediyor şu an, yerlere yatarak gülüyor şeytan. Dünyanın yüzde 99’unu buna inandırdı, şu an şeytan dünyayla eğleniyor, dalga geçiyor ve insaları kucağına düşürdü. Şeytan tesadüfen oldu, diyor. Ey şeytan doğru söylüyorsun, diyorlar. Yanlış mı söyledim diyor şeytan, yok doğru söyledin, ne kadar akılcı konuşuyorsun, diyorlar. Çok mantıklı konuşuyorsun ey şeytan, diyorlar. Bakın her şey tesadüftür, diyor. Atomlar tesadüfen meydana geldi, hormonlar tesadüfen meydana geldi, hücre tesadüfen meydana geldi, her şey tesadüfen oldu, diyor. Siz de tesadüfen meydana geldiniz, tesadüfler sonucu oluşmuş bu varlıklar şehirleri meydana getirdi, diyor. Her şey tesadüftür diyor, doğrusun ey iblis, diyorlar. Dünyanın yüzde 99’una diz çöktürdü şeytan. İşte buna karşı Mehdiyet atakta. Biz de Mehdi (a.s.) talebeleri olarak mücadele veriyoruz. Dünya tarihinde görülmemiş bir olay oldu. İblis bütün dünya ile alay eder hale geldi. Şu an dünyaya büyük bir oyun oynadı iblis ve onları hipnoza soktu. Manyetik etkisi altına aldı, telkin yaptı ve inandırdı onları. Dünyanın en mantıksız açıklamasına inandırdı onları, tesadüfe inandırdı. Her şey tesadüf, diyor. Mesela sizin görmeniz tesadüfen oldu, duymanız tesadüfen, dokunma hissiniz tesadüfen, portakallar, limonlar, üzümler, kavunlar, karpuzlar, hepsi tesadüfen oluştu, diyor. Zürafalar, aslanlar, geyikler, kainat, hepsi tesadüfler sonucunda, diyor. Ey iblis, doğru söylüyorsun, diyorlar, iblisin karşısında secdeye kapanıyorlar. Allah yok, benim dediğime inanacaksınız, diyor iblis. Sen doğru söylüyorsun, biz sana inanıyoruz, diyorlar. Böylece şeytan vaadini doğrulamış oluyor. Allah ayette diyor; “hemen hemen insanların tamamını saptıracağım, bir tek senin halis kulların müstesna, samimi kulların müstesna” diyor şeytan. Mehdi (a.s.) kolu, Mehdiyet, Peygamberler ve onlara uyanlar ve ahir zaman Mehdi’si ve İsa Mesih (a.s.), bunlar hariç. Şeytan bunları hariç tutuyor. Hepsini saptıracağım ama bana vakit ver, diyor. Allah; “sana vakit verildi” diyor. Allah, “sen benim samimi kullarımın hiçbirini saptıramazsın” diyor. Ama Allah ayette; “şeytan vaadini doğruladı” diyor. Ve bakın şu an vaadini doğrulamış işte. Dünyanın yüzde 99’unu tesadüfe inandırdı ve alay ediyor şu an bütün şeytan orduları. Şeytan da hayret ediyordur nasıl kandırdığına. Ve nasıl ikna ettiğine o da hayret ediyor. İblisun ve iblisat dünyaya hakim oldular. Dünyada ilk defa şu an iblis yeniliyor. İblis ordularına karşı Mehdi (a.s.) orduları ilmi olarak, bilim orduları savaş halindeler, atak halindeler. Mehdiyet tuttuğunu indiriyor ama iblis ordusu çok kalabalık ve insanları cehalet damarından, tembellik damarından, dikkatsizlik damarından yakalayıp, perişan ediyor deccal, çünkü tahkik etmiyor, araştırmıyor. Çamurlu sularda atomlar vardı, birden protein oluştu, diyor. Sonra bir başka yerede de protein oluştu, onlar sağ elli, sol elli olarak ayrıldılar, diyor. Bir anda sol elliler ayrı bir araya geliyorlar, sağ elliler ayrı bir araya geliyorlar. İçtima vaziyeti almışlar; bir araya gelmişler, yapışmışlar, bir şekilde hücreyi meydana getirmişler. Proteinler hemen oluşmuş, hücre hemen oluşmuş, hücre çoğalmış, karşınızda insan oluşmuş tesadüfler sonucu. Kavun, karpuz, zürafalar, hepsi oluşmuş. Kardeşim dedim, şimdi böyle büyük kazanlar yapsak, çok büyük, ev büyüklüğünde kazanlar, içerisine o sizin dediğiniz bütün çamurları, mamurları, suları doldursak; ayrıca proteinin oluşması imkansız olduğu için, bir ayrıca sizlere hazır protein tozları alalım böyle büyük torbalarla, protein tozlarını içerisine dökelim, o suların içerisine. Kaynatmak serbest, ısıtın, şimşek çaktırın, ne yapıyorsanız yapın. Milyonlarca sene, milyarlarca sene o kapların başında bekleseniz, oradan ne zürafa çıkar, ne üzüm ağacı çıkar, ne elma ağacı çıkar, ne insan çıkar, aslan, kaplan, hiçbir şey çıkmaz. Milyonlarca sene beklesen, sadece o orada durur, protein tozu harekete geçmez. Yaratılış, doğrudan doğruya Allah’ın mucizesidir...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler