Adnan Oktar`ın 29 Aralık 2010 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Bir de farkında olmadıkları büyük bir hakikat daha var Darwinistler’in. Maddeyi beyinlerinin içerisinde görüyorlar. Mesela Darwin hiçbir zaman için beyninin dışına çıkıp, olayları tespit edememiştir. Mesela Ali Demirsoy, hiçbir zaman için beyninin dışına çıkamaz. Beyninin içerisindeki laboratuvarda bunları anlatabilir, konuşabilir. Mesela İstanbul Üniversitesi’ndeki profesörlerin hiçbiri beyinlerinin dışına çıkamaz. Hepsi şu kadar, mercimek kadar yerdeki hücrelerinde hayatlarını yaşıyorlar. Oraya elektrik akımı geliyor, o elektrik akımını ruhları görüyor, oradaki ekranda, oradaki monitörde hayatları geçiyor. Hiçbir insan beyninin dışına çıkıp kainatı görmemiştir. Hep beyninin içerisindeki monitörden dünyayı seyretmiştir. Mercimek kadar bir yerde; babasını, dedesini, okulunu orada görür, arkadaşları ile orada görüşür, internete orada girer; onun dışına çıkamaz. Bu bilimsel bir gerçektir, aksini söyleyen olamaz. Bütün dünyanın ittifakla bildiği bilimsel bir gerçektir bu. Sesi de orada duyar, görüntüyü de orada görür. Dolayısıyla, mesela Amerika’daki bütün profesörler, hepsi beyinlerinin içerisinde mercimek kadar yerde yaşıyorlar. Yemeleri içmeleri oradadır, gezmeleri oradadır, araba ile gezmesi onun içindedir; onun dışına çıkamazlar. Dıştaki bedenlerini, dıştaki dünyayı asla göremezler. Dışarıdaki dünya simsiyah karanlıktır. Bütün bilim adamları bunun farkında ve biliyorlar. Güneş simsiyah karanlıktır ve maddenin tamamı dışarıda saydamdır. O yönüyle o da onların pek işlerine gelmez, yani bilimsel açıdan pek muhatap olacakları gibi değildir veyahut olurlar diyelim ama göremezler. Allah’ın gösterdiği görüntünün dışında hiçbir şey göremiyor insanlar. Dolayısıyla bir Darwinist’e de beynindeki bilgi aktarılıyor, beynine gelen. Mesela Darwin’e, Allah’ın beynine gönderdiği bilgi geliyor, onun dışında Darwin bir şey söyleyemez. Darwin onu hür düşüncesi ile yapıyor gibi görünüyor, fakat ona onu söyleten, o görüntüyü veren, o sesi veren Allah’tır. Darwin mercimek kadar yerde yaşar ve onun dışına çıkamaz. Engels de, Marx da, Stalin de, hepsi mercimek kadar yerdedir. Bu büyük bir gerçektir, dünyanın hakikatidir ama bunu çok az insan bilir, imtihan olarak o yapılır. Mesela şeytanın böyle insanlarla aley etmesini sağlayan da Allah’tır. Mesela dünyadaki insanların yüzde 99’u ile alay ediyor şu an şeytan ve bu bir mucizedir, tesadüfe hangi insan inanır? Bir televizyon tesadüfen oldu dersem, inanır mı insan? İnanmaz ama adam inandırıyor işte, gayet makul görüyor adam, ki televizyon da Allah tarafından insanın beyninde yaratılır. Hiç kimse, mesela şu an bizi seyredenler, televizyonda seyredenler; hepsi beyinlerinde mercimek kadar bir yerde beni seyrediyorlar. Peki televizyon varsa, bir gözünü kapatsın, bir eliyle gözüne yandan bastırsın. Televizyon cihazı diğer eşyalarla beraber hareketlenirler, oynar. Niye? Çünkü buradaki kamerayı oynattın. Kamerayı oynatınca görüntü de oynadı. Görüntü oynadığına göre sen kiminle muhatap oluyorsun? Görüntü ile muhatap oluyorsun. Ses de aynı şekildedir. Hiçbir şekilde dışarıdaki maddenin aslını insan görmez, sadece görüntüsünü görür. Dolayısıyla o görüntüyü de Allah meydana getirir beyinlerinde insanların. Bunun farkına varmamak, düşünmemekten kaynaklanıyor. Düşünen bir insan için bu harikulade bir bilgi değil. Tamam olay harikulade de, bunu kavramak zor bir şey değil, harikulade bir şey değil. Gayet rahatça kavranacak bir şeydir. Onun için Darwinistler’in akıllarının alamayacağı asıl konuya, bu konuya ben daha hiç girmedim; yani olan akılları da gitmesin diye. Yavaş yavaş kavramalarını istiyorum. Onun için kitapta da böyle sadece bilimsel anlatıyorum, pratik kavrayacakları gibi anlatmıyorum, onu kaldıramazlar, Allahualem. Çünkü birçok kişiden ben haber alıyorum, dehşete düşüyorlar. Fakat ince düşünen bir insan, biraz derin düşünen bir insan bunu çok rahat farkeder. Bakın beyinde mercimek kadar yerde; gözden elektrik akımı geliyor, o elektrik akımını ruh mercimek kadar yerde görüntü olarak seyrediyor. Hiç kimse şu an evindeki televizyonu seyretmiyor, kafalarında Allah’ın yarattığı televizyonu seyrediyorlar. Bakın hiç kimse asla dışarıdaki televizyonla asla bağlantıya geçemez. Dışarıdaki televizyon zaten simsiyah, ışığı da yok, onu söyleyeyim. Sadece dalga yayar dışarıdaki televizyon. Saydam bir cisimdir ve sadece dalga yayar, görüntü yaymaz; bakın bu çok önemli. Çünkü dışarıda renk de yoktur, ışık da yoktur. Renk ve ışık olmadığından; televizyon da renk ve ışıktan oluştuğu için, öyle bir vasıfta olmamış oluyor ama dalga yayar. O dalgalar gözümüze gelir, iriste ters olarak o görüntü oluşturulur, sinirler onu alır elektrik akımını çevirir beyine götürür. Elektrik akımının amperi çok zayıf, voltajı da çok çok düşüktür; çok düşük bir elektrik akımıdır; beyinde görme merkezine gelir, görme merkezinde oluşan o bilgi şuura gelir, şuurda insan onu görür. Ne kadarcık yerde? Toplamı şu kadarcık, parmağımın ucu kadar bir et parçası. Oradaki elektrik akımını ruhumuz görüntü olarak görüyor. İşte bizim televizyonumuz o mercimek kadar yerde olan televizyondur. Mülkümüz dediğimiz şey, bize ait dediğimiz şey, Allah’ın gösterdiği görüntüdür. Bize ait değildir o görüntü, tamamı Allah’a aittir. Onun için Allah diyor; “siz fakirsiniz, Ben zenginim.” Malın sahibi olan siz değilsiniz, Benim malın sahibi, diyor Allah. Çünkü hiç kimsenin malı yok, sıfır malı var. Her malın, her eşyanın insan görüntüsü ile muhatap olur. Hiçbir zaman ne parası, ne arabası, ne eşi, ne evi ile insan doğrudan bağlantıya geçemez. Mutlaka onun görüntüsü ile muhatap olur. Dolayısıyla bütün mülk Allah’ındır. Allah, “mülk Benim, Bana ait” diyor. Biz onun gölgeleri ile görüşebiliriz. Mülk dışarıdadır, biz onunla muhatap olamıyoruz, inşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...İlanlar
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler