Adnan Oktar`ın 29 Aralık 2010 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Şimdi küfür ve dalalete düşen insanlar, Darwinizm ve materyalizmin içine giren insanlar, bütün bu meyvelerin tesadüfen olduğunu söylüyor. İnsanların da tesadüfen olduğunu söylüyor. O zaman işte Allah ahirette tesadüfen meydana gelmiş gibi insanlar yaratıyor. Tesadüfen meydana gelmiş gibi tabiat ortamı meydana getiriyor. Tesadüfen meydana gelmiş gibi yiyecekler meydana getiriyor, adamların işine gelmiyor bu. Madem tesadüfen, oradan buradan ateşler kaynıyor, buharlar, dumanlar, cehennemin özelliğidir bu, her yer ateş kaynar. Çünkü bakın yerin altı mağma. Bir elmayı düşünün, elmanın kabuğu nasıl incecik, değil mi? Elma kabuğunun altında etli kısmı var, elmanın eti var. İşte dünyada şu an aynı öyle, üst kısmı elmanın kabuğu kadardır, şu anki soğuk toprak kısmı. Mağma kısmı o etli kısmı şeklindedir. Fokur fokur kaynayan o ateşin üzerinde biz yaşıyoruz şu an. Artık ışık parlaklığında, o kadar şiddetli kaynıyor fokur fokur. Zaman zaman biliyorsunuz yanardağlardan da püskürüyor. O ateş topunun içerisinde, incecik bir kabuğun içerisinde Allah bizi yaşatıyor. Mesela Cenab-ı Allah isterse ne hale gelebileceğini biliyorsunuz dünyanın. Şimdi ahirette de işte tuğyan ve dalalet tam o hayal ettikleri ortamda, tesadüf ortamında yaşıyorlar. Mağma her yerde çıkıyor, her yer ateş, her yer fokurduyor, onlar da o ortamda. Bitkiler de; tesadüfen meydana gelmiş bitkiler nasıl olur, Allah onlara onu gösteriyor. Böyle tadı acı, ızdırap verici, rahatsızlık verici. Mesela sular kükürtlü, tuzlu, berbat, yerden kaynayan sular, içemiyorlar, kaynar su çıkıyor. Normalde de öyle olması lazım, çünkü altı mağma olduğuna göre oradaki su ne olur? Mağmanın içinden geçen, metalin içinden geçen, minerallerin içerisinden geçen sular ne olur? Normalde çok tatsız-tuzsuz berbat bir şey olması lazım. Çünkü bakırdan geçecek, bakırsülfattan geçiyor, tuzdan geçecek, magnezyum bileşiklerinin içinden geçecek, çok iğrenç ve zehirli bir suya dönüşmesi lazım. Çıkan su; buz gibi, çok nefis ve bayağı güzel. İşte ahirette Allah o nimeti ellerinden alıyor, ehli dalaletin. Kaynar ve çok tiksinecekleri, böyle metal kokusu olan, içinde her türlü ızdırap verici, rahatsız edici maddenin olduğu bir su çıkıyor. İnsanlar yamuk yumuk; hani mutasyona uğradı diyorlar ya, mesela gözü sırtında, kolu ensesinde, kafası ters dönmüş, gözleri mor, insana benzemeyen anormal mahluklar şeklinde. Tesadüfe inandığına göre, niye şaşırıyorsun o zaman? Ben bilimi sonuna kadar savunuyorum diyorsun, evrimle oldu diyorsun, al sana evrim işte. Cehennem tam istedikleri gibi olacak. Yeryüzü de tam istedikleri gibi, tahmin tahayyül ettikleri gibi. Bitkiler ve hayvanlar son derece iğrenç ve patolojik olacak. Mesela hayvanlar, kediler, köpekler falan cehennemde; mesela kafası karnının altında, kuyruğu burnunun üzerinde; madem mutasyonla olduğuna inanıyor, değil mi? Göz zevkini ve akıl zevkini tamamen ellerinden alacak Cenab-ı Allah, çok perişan bir ortamda yaşatacak. Ve söyleyecek sözleri de olmayacak, çünkü hiçbir şekilde (haşa) Allah yok, her şey de tesadüf, diyorlar. Tamam işte, tesadüfen olmuş o da, bir itirazın var mı? Hayır ne diyeceksin sen? Tesadüf bunu yaptığına göre; tesadüfün elinden gelen bu. O zaman bağırıp çağırmana gerek yok. Allah yarattı dersen, o zaman mükemmellik olur. Tesadüf yarattı dersen, abuk sabukluk olacaktır. Bunda senin yakınacağın ne var? Yakınmaman gerekiyor. Demek ki aradıklarını bulacaklar. Ki onu da yaratan Allah’tır, hiçbir zaman için tesadüf olmaz, tevafuk vardır, inşaAllah.
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...İlanlar
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler