Adnan Oktar`ın 30 Aralık 2010 tarihli Samsun Aks Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:Bugün Zaman Gazetesi’nde Şahin Alpay, daha evvel uzun yıllar Cumhuriyet, Milliyet ve CNN Türk’te yazmış ve çalışmıştı. Sayın Fethullah Gülen’i de savunan konuşmalar yapıyor genelde ama bugün Şahin Alpay; “Kürtlerin özerklik taleplerinin ciddiyetle tartışmaya değer bir proje olduğunu, Kürtler gibi Türklerin de devletin merkeziyetçi yapısından kurtulmasını istediklerini”, özetle özerklik talebinin mantıklı ve uygulanabilir olduğunu anlatan bir yazı yazmış.
ADNAN OKTAR: Nerede yazıyor bunu?
ALTUĞ BERKER:Zaman Gazetesi’nde.
ADNAN OKTAR: Zaman Gazetesi nasıl müsaade ediyor böyle bir yazıya? Şimdi bu olmadı. Zaman Gazetesi öyle, yolgeçen hanı gibi, isteyenin istediği yazıyı yazdığı bir gazete olamaz. O gazete sorumlu olur ondan. Yani bu ifadeden o gazete sorumlu olur. Yani o gazetenin görüşü olarak anlaşılır bu, yazarın görüşü olarak anlaşılmaz ki. Mesela Cumhuriyet Gazetesi’nin bir görüşü vardır, hemen hemen bütün yazarlar aynı görüştedir. Çünkü o görüşte olan yazarlar oraya gelir, yazarlık yaparlar. Adam zaten yazar olarak almaz onu. Görüşünü bir şekilde benimsiyor demektir. Dolayısıyla şimdi bu olmadı. Geçenlerde bak bu konuda uyarı yaptık, Hoca çıktı, özür diledi. Dedi ki; “Fethullah Hocamız adına konuşma yaptım. Amacını aşan bir konuşma yaptım. Özür diliyorum.” dedi. Şimdi bu ne oldu? Bu olmadı. Şimdi ben bundan rahatsız oldum. Beğenmedim ben bunu. Yani Zaman Gazetesi’nin bunu söylemesi skandaldır. Çok acayip bir şey. Malum çevreler söyleyebilir. Biz güler geçeriz. Yani malum adamlar söyleyebilir. Zaman Gazetesi’nin bunu söylemesi facia, çok acayip bir hareket. Bunu inşaAllah gazete tekzip eder. Kardeşim Şahin Alpay gitsin kendi fikrinde, görüşünde olan gazetelerde yazsın. Zaman Gazetesi’nde bunu yazması, Zaman Gazetesi’ni bağlar bu. Çok çok acayip. Mesela şimdi programımızda burada, ben dinsiz propaganda yaptırmam. Ne zorum var değil mi? Yapacağı kanallar var adamın, gidip orada yapabilir. Ama burada olmaz. Dinsizin kanalında da ben gidip konuşamam. Yani bu gayet normal bir şey. Ama şimdi Zaman Gazetesi zaten bu konuda şaibeler, şüpheler, tedirginlikler varken gidip böyle konuşma yaptığında, Zaman Gazetesi ve o camia geniş çapta töhmet altında kalır. O zaman dedikodular doğruymuş demek ki, iddialar doğruymuş demek ki düşüncesi hasıl olur. Bunun şiddetle üstüne gitsinler. Hemen tekzip olsun. Biz bunu duymamış olalım. O adam da bunu yazmamış olsun. Sen de bunu okumamış ol ve bu konu kapansın. Zaman Gazetesi, Türk-İslam Birliği’ni savunmakla mükelleftir. İttihad-ı İslam’ı savunmakla mükelleftir. Mehdiyet’i, İsa Mesih (a.s.)’ın inişini savunmakla mükelleftir. Dindar bir camiaya yönelik bir gazetedir. Ne demek o? Yani Türkiye’nin Güneydoğu Bölgesi’ni, bir kere hiçbir şekilde iyi niyetli değiller söyleyeyim. Net olarak direkt bölüp ayırma amaçlılar, bunu açıkça söyleyeyim. Yani PKK’nın görüşü orda komünist, Stalinist, Leninist bir devlet kurmaktır ve tamamen net sınırlarını ayırıp ve Türkiye’ye karşı hasmane, saldırgan ve kindar bir politika izleyecek, azgın bir devlet haline gelmeyi amaçlıyorlar. Yani yırtıcı bir devlet haline gelmeyi. Kuzey Kore gibi. Yani bütün bölgeyi komünist yapmaya kararlı, gözü dönmüş, kan dökücü canilerden oluşmuş bir sistem meydana getirmeye çalışıyorlar. Ve oradaki tertemiz vatandaşlarımızı da gözü dönmüş katillere çevirmek istiyorlar. Benim vatandaşım böyle bir şeyi kabul etmez. Benim Güneydoğu’daki tertemiz insanlarım böyle bir dehşet, vahşet örgütüne teslim olmaz. Güneydoğu halkı komünizmden nefret eder. Çok dindar, mukaddesatçı, milliyetçidir Güneydoğu halkı. Yani vatanını sever, Türkleri sever. Bediüzzaman’ın açıklamalarından bunu açık açık görüyoruz. “İslam aleminin manevi kılıcı olan bir millete karşı kılıç kalkmaz” diyor Bediüzzaman. Yani Türk Milletine karşı kılıç çekilmez diyor. Adamlar kılıç çekmişler, PKK. Dolayısıyla böyle vahim bir durumda, böyle vahim bir ortamda Zaman Gazetesi’nin ortada kalması, zaten vahamet olur. Taraf olacaktır Zaman Gazetesi...
ADNAN OKTAR:... Bakın Zaman Gazetesi’ne bunu söyletebiliyorsa adamlar, acayip yol almışlar. Fethullah Hocam kükresin. Fethullah Hocam kükresin ve bunlara bir cevap versin. Bunlar özür dilesinler. Fethullah Hocamızın kükremesini bekliyoruz. Böyle şey olmaz. Zaman Gazetesi federatif sistemi savunuyor konumuna gelirse, vahşet bu, felaket. E.Ö. oradan, Zaman Gazetesi buradan, çok çok tehlikeli. Biz onları Bediüzzaman’ın has talebeleri olarak görüyoruz. Bediüzzaman İttihad-ı İslam’ı savunmuştur, Türk-İslam Birliği’ni savunmuştur. Nerede federatif devlet? Nerede federasyon? Nerede bölünme? Büyümeyi istemiştir Bediüzzaman ve bütün ömrü boyunca İttihad-ı İslam’ı savunmuştur. Bütün İslam aleminin birleşmesini savunmuştur. Zaman Gazetesi’nde İttihad-ı İslam’dan bahsetmeyip, Türk-İslam Birliği’nden bahsetmeyip, Mehdiyet’ten, Hz. İsa (a.s)’ın inişinden bahsetmeyip, bundan çekinip de federatif sistemi göğsünü gere gere anlatması, anlatılması zulüm olur. Akıl alacak gibi değil. Yani gözden kaçtığını düşünüyorum ben bu yazının. Yazı işleri bu tip bir yazıyı getirdiklerinde “ne oluyor hemşerim?” demesi lazım...
ADNAN OKTAR: ... Mehdiyet safında olması gereken yerler başka taraflara, başka saflara geçmiş gibi görünürse bu felaket olur. Biz Fethullah Hocamızın manevi kontrolü altında olan, manevi etkisi altında olan Zaman Gazetesi’nin, Mehdiyet safında olmasını isteriz. Karşı safta değil. Mehdiyet’in sesiyle Mehdiyet’in gürlüğüyle konuşmasını ve Allah’tan yana olmasını isteriz. Allah safında olmasını isteriz. Yani Allah’tan yana olanların safında olmasını isteriz. Allah taraftarları galip gelecektir. Küresel bilmem ne falan konuşuyordu geçenlerde Hoca efendi, çok çok yanlış. Küresel güçler değil, Allah’ın gücü vardır. Biz onun için yaşarız. Allah için yaşarız. Bizim imanımız, mukaddesatımız yoksa haşa, biz de yokuz o zaman. Vatan yoksa biz de yokuz, millet yoksa biz de yokuz. İllaki insanlar her halükarda yaşayacak diye bir konu yoktur. O yüzden bu vahim duruma karşı, hemen Hocamızın bir tedbir alması ve karşı açıklama yaparak bunu çok kapsamlı düzeltmesini bekliyoruz. Zaman Gazetesi de olsun, Yeni Şafak olsun, Milli Gazete olsun, hep Mehdiyet’in sesi olması gerekir. Bütün sağ basının olduğu gibi Mehdiyet’in sesini temsil etmesi gerekir. Bölünmenin, federatif sistemin veyahut adı her ne olursa olsun, herhangi bir şekilde bölünmeyi ima eden her şeyden şiddetle kaçınmaları gerekir. Çünkü bakın tek kelime İttihad-ı İslam’dan bahsetmiyor Zaman Gazetesi. Türk-İslam Birliği’nden bahsetmiyor, Mehdiyet’ten bahsetmiyor. Adeta ödü kopuyor. Ama federatif sistem olduğunda entel dantel cevap. Olmadı; bu bütün gazeteyi bağlar ve bütün cemaati bağlar ve bütün topluluğu bağlar. Cemaate sorduğumuzda Mehdiyet yanlısılar. İsa Mesih (a.s)’dan yanalar. İsa Mesih (a.s)’ın inişini bekliyorlar, zuhurunu, Mehdi (a.s)’ın zuhurunu bekliyorlar. Peki bu ses ne? Bu konuşma ne? Arada çıkan çatlak sesleri, tamir etmeleri lazım. Sustuğunda kabul anlamına gelir. Bu hiç yakışmadı. Ben mesela duyuyordum. Israrla savundum şu ana kadar, Fethullah Hocamın cemaatini, talebelerini her zaman savunuyorum, yine savunacağım. Ve ben bunun o camianın görüşü olduğuna inanmıyorum. Ve hemen tekzibini istiyorum. Öbür türlü çok vahimdir. O zaman ne farkı kalıyor bazı çevrelerle, bazı kimselerle...
ADNAN OKTAR:... Zaman Gazetesi’nin ben güçlü gazete olmasıyla ben iftihar ederim 1 milyon 1,5 milyon satsın ama bu olay nedir? Gözlerime inanamıyorum. İnanılır gibi değil. Bunu Zaman Gazetesi hemen düzeltsin. Biz bunu okumamış olalım, duymamış olalım yanlışlık oldu, baskı hatası olsu. Ne demek bu? Federatif bir sistemi savunmak. Bu nereye götürür? Zaman Gazetesi, Mehdiyeti savunacak, Türk İslam Birliği’ni savunacak, İttihad-ı İslam’ı savunacak ve savunuyor. Bu gençler Kongo’ya oraya, buraya federatif bir sistemi savunmak için mi bütün ömürlerini adıyorlar bu gençler, o çocuklar. 200 dolara Güney Afrika’da onun için mi çalışıyorlar okullarda, geceli gündüzlü gayret ediyorlar. Onun için mi okullarda güzel netice aldıktan sonra bütün ömürlerini Allah’a vakfediyorlar. Amaçları ne? Türk İslam Birliği’dir, İttihad-ı İslam’dır, büyük Türkiye’dir. Federatif sistem ne demektir? Mahvoldu demektir Türkiye Allah esirgesin. Çok büyük bir tehlike, bunda masumluk yok. Yani olabilecek en büyük zulümdür millete yapılacak, en büyük oyundur, sakın ha sakın. Bunun üstüne daha ne olur? Federatif sistem eşittir Türkiye’nin paramparça olması demektir. Buna kibar isimler koymaya gerek yok. Pis şeylere, kötü şeylere, yanlış şeylere kibar isim koymak çok büyük hatadır. Bunun adı bölücülüktür başka bir açıklaması yok.
“Selamun Aleykum Adnan Hocam. Ben Zaman Gazetesi’ne aboneyim. Şahin Alpay’ın yazısını okudum, orada sadece ifade özgürlüğünden bahsediyor. Federal sistemin Türkiye’de açıkça zarar vereceğini de belirtiyor. Ayrıca Zaman Gazetesi’nin de asla ve asla federal yapıyı savunmuyor, bilakis karşı çıkıyor. Bu mesajı, okuduğum Zaman Gazetesi hakkında şüphe duyulmaması için atıyorum. Selametle hayırlı yayınlar, inşaAllah.” Abdülkadir Sudaduran. O yazıyı bir daha getir bakayım.
ALTUĞ BERKER:Şimdi Hocam diyor ki; “BDP'nin getirdiği 20-25 bölgeye yetki devrini (devolüsyon) öngören demokratik özerklik projesi ciddiyetle tartışılmaya değer bir öneridir. Hak-Par ve KADEP, federalizm önerilerini ayrıntılandırmalıdır”.
ADNAN OKTAR:İşte kibarca anlatmış olmuyor mu böylece? Bu ne demek? Bir daha oku.
ALTUĞ BERKER:“BDP'nin getirdiği 20-25 bölgeye yetki devrini (devolüsyon) öngören demokratik özerklik projesi ciddiyetle tartışılmaya değer bir öneridir”.
ADNAN OKTAR:“Demokratik özerklik” peki ne anlama geliyor bu, nedir bu?
ALTUĞ BERKER:Zaten “fedaralizm” diyor, “hem bunu ayrıntılandırsınlar tartışalım” diyor.
ADNAN OKTAR:Neyi tartışacağız? Tartışma diye bir şey yok. Direkt reddediyoruz. Bir kere çok ayıp çirkin bir hakarettir bize “federal sistemi” teklif etmeleri, küfürdür bu bize, küfrediyor. Alay eder gibi bir ifade bu, ne demek? Biz büyümenin peşindeyiz. Ne konuşuyor bu adamlar? Türk İslam Birliği’ni istiyoruz ve İttihad-ı İslam’ı istiyoruz. Mehdiyet adım adım ilerliyor, neredeyse bitmek üzere adamlar oturmuşlar federatif yapıdan, özerklikten. Tamam biz yanlış duyduk kabul ediyoruz, yanlış kabul ediyoruz oradaki yazıyı da yanlış düşünelim Allah rızası için bir daha bu anlama gelecek, bak bizi yanlış yorumladığımızı düşünüyoruz, ben yanlış okudum ve yanlış yorumladım özür diliyorum, tekrar tekrar özür diliyorum Zaman Gazetesi’nden ve bütün camiasından. Ama sakın bizim böyle anlayacağımız gibi bir cümle veyahut kelime kullanmasınlar, istirham ediyorum rica ediyorum. Cahilliğime versinler yanlış anladım Allah rızası için bir daha böyle bir üslup olmasın. Kardeşim hassasiyet ortadayken, millet hop oturuyor hop kalkıyor. Büyük muhasara var Türk milletine. Böyle bir ortamda biz net ifade kullanmalıyız “arkadaşım biz vatanı böldürtmeyiz” bu kadar. Türk İslam Birliği’ni istiyoruz, İttihad-ı İslam’ı istiyoruz, bunun dışında konuşamayız biz, nettir bizim düşüncemiz. Karmaşık böyle endek döndek her anlama gelecek cümleler oynak kelimeler kullanılmaz. Oynak cümleler kullanılmaz, oynak yorumlara gidecek gibi bir üslup olmaz. Sonunda oynak yorumlar ortaya çıkmış oluyor, biz buna karşıyız. O zaman net “Büyük Türkiye” idealini Zaman Gazetesi ortaya koysun, iftihar ederiz, 1,5 milyon satsın 2 milyon satsın Türkiye’nin en büyük gazetesi olsun. Zaten canı gönülden destekliyoruz. Çok kaliteli bir gazete, üslubu güzel, herkes bütün Müslümanlar iftihar ediyor, bütün millet olarak iftihar ediyoruz. Ama bizim bu konuda ne kadar titiz olduğumuz belliyken flu cümleler, yoruma açık cümleler, Allah rızası için olmasın. Net konuşulsun inşaAllah...
Fecr-i Sadık, Risale-i Nur'dan Hikmetler
Devamı ...İttihad-ı İslam
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler