Adnan Oktar`ın 28 Aralık 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Muhammed Adnan Hocam, Selamun Aleykum.” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. “İnternette rastlıyorum, sizi seven bazı arkadaşlarımız sizi savunmak için Cübbeli taraftarlarıyla uzun uzun yazışıyorlar. Bu konuda sizin yorumunuzu merak ettim. Siz ne tavsiye edersiniz?” diyor, Cüneyt isimli kardeşimiz. Aman, aman, aman. Bu işler boş işlerdir. Adamların ne dediği hiç önemli değil. Sadece kardeşlerimiz iman hakikatleri, Kuran mucizeleri anlatsınlar, Cübbeli’nin taraftarlarını tenzih ederim de hani derler ya “şeyh ürer kervan yürür” derler, değil mi? Cahil cühela ile sakın muhatap olmasınlar. Ayrıca Cübbeli’nin taraftarları da, o çocuklar temiz, mazlum çocuklar oturup onlarla vakit kaybetmek yanlış olur. Fakat biraz kavgacı bir kısmı, kavga arıyorlar. Küfür, hakaret, kavga, şamata. Müslüman buna vakit ayırmaz. Müslüman; sevgi, saygı, merhamet, dostluk, kardeşlik, imanın tahkiki hale gelmesi, Kuran mucizeleri, iman hakikatleri, değil mi? Facebook’ta senin zaten az bir küçük yerin var, imkanın var; ender nadirattan bir ziyaretçin geliyor. Orada adam açtı mı hakaretle karşılaşırsa, işte Cübbeli’nin arkadaşları, başkasının, kim olursa olsun, onun küfürleriyle, onların olumsuz yönde yaptıkları dualarla karşılaşırlarsa bu insanların içlerini karartır. Neyle karşılaşacak? Güzel çocuk resimleri koysunlar, güzel çiçek resimleri koysunlar, güzel hayvan resimleri koysunlar, güzel manzara resimleri koysunlar, Allah’ın mucizelerini anlatsınlar, Kuran’ın mucizesini anlatsınlar. Kuran’dan bir ayet, bir mucize, bir ayet, bir mucize, Bediüzzaman’ın sözlerini koysunlar, İmam Rabbani Hazretleri’nin sözlerini koysunlar; orası güzel bir kütüphane gibi, iç açıcı bir kütüphane gibi olsun. O ona, o ona, o ona, o ona, bu şeytanın savaş alanı gibi olur o. Yani şeytana teslim olmak olur. Kardeşlerimiz de bunu yapmak istemeyeceklerine göre, en azından beni seven kardeşlerimiz, böyle bir şeye sakın girmesinler. Biri çirkin bir söz söylediğinde altına bir iman hakikati, Kuran ayeti yazsınlar. Kuran’dan bir güzellik. Oturup onlarla muhatap olmalarına gerek yok. Dolayısıyla şimdi eğer biz onlarla uğraşmaya kalkarsak bizi şeytan kendi ülkesine doğru çekmeye kalkar. Bizim böyle bunlara vakit ayıracak durumumuz yok. Bediüzzaman diyor; “bizim elimizde nur var, topuz yok” diyor, değil mi? Cenk topuzuyla yaklaşmıyoruz biz, nurla yaklaşıyoruz. Dolayısıyla hep kardeşlik, sevgi, muhabbet, bu. Mesela baktın abuk sabuk bir şey konuştu, hemen altına müminlerin kardeş olmasıyla ilgili bir ayet. Yahut cehennemle ilgili bir ayet ki ahireti hatırlatan, veyahut Kuran’dan bir mucize, bunları anlatmak. Böyle güzel kütüphane gibi; hiç kaale almasınlar. Onlarla baş olmaz ki şimdi. Sen ona cevap vereceksin, o sana cevap verecek, o sana. Adamın içi zaten kin ve nefretle dolu, hasta olmuş adam. Tahkiki iman gelişmediği için, iman hakikatleri okunmadığı için Allah sevgisi gelişmemiş, Allah korkusu gelişmemiş. Futbol takımı tutar gibi falanca hocayı tutuyor. “Ben” diyor, “falanca hocacıyım.” Ama futbol takımı tutar gibi, adam fanatik olmuş. Neye göre tuttuğundan da haberi yok. Kalbinde sevgiden damla kalmamış, hırs, kin, nefret, öfke, saldırganlık içini doldurmuş. Şimdi sen böyle bir adamla vaktini kaybedersen şeytanın oyununa gelirsin. Böyle olmaz. Dolayısıyla Cübbeli’nin adamı mı, o da belli değil. Belki şeytani unsurlar da olabilir onlar, hiç bilmiyoruz. Cübbeli’nin adamı diye, biz zaten öyle bir adam yok, öyle bir şey yok. Mahmut Hocamızı seven insanlar. Cübbeli’nin etrafında adam kalmadı, öyle bir şey yok. Çok az, çok, çok, çok az. O işte cezaevinde fedailer falandan bahsediyor, ona benzer kişiler var, etrafında hiç kimse kalmadı. Zaten biliniyor, o yüzden televizyonlarda konuşuyor. Herkes biliyor bunu. Çünkü millet kalbini karartacak değil, kalbini açacak şeylerin peşinde olur. Kuran anlatması güzel, hadis anlatması güzel ama hurafe anlatması, oturup bir de kendini övmeye kalkması, gizli veya açık, bu milleti sıkar. Millet neyin ne olduğunu biliyor ve anladılar, anlıyorlar da. Oturup milleti sürekli boş laflarla oyalamaya gerek yok. Ama Cenab-ı Allah diyor ayette; “size kötülük yapana iyilik yapın, bir de bakarsınız size dost olmuşlardır” diyor Allah. Kötülük yapana kötülükle karşılık vermesin kardeşlerimiz. Mutlaka bir Kuran ayeti, Peygamberimiz (s.a.v.)’den hadis, bir Kuran mucizesiyle mutlaka öyle mukabele etmeye devam etsinler. O kardeşlerimizi de kazandıklarını göreceklerdir. Çünkü kalbi kararmış insanlara, karanlıkla karşılık verirsen, adamın kalbini iyice karartırsın. Karanlığa aydınlıkla karşılık vereceksin ki kalbi açılsın. Eğer onu kazanmak istiyorsan. Yani bunun Kuran’daki gösterilen usulünü Cenab-ı Allah bize göstermiş...
ADNAN OKTAR:... Biz bir de böyle kişilerle oturup, atışmak, böyle ortada konu çıkarmak sevdasında değiliz, böyle bir derdimiz yok. Biz bize karşı yapılan anormal hareketlere karşı daima şefkatle ve akılla karşılık vereceğiz. Ayetin hükmü açık, bakın; “size bir kötülük yapılırsa, siz ona iyilikle karşılık verin, karşınızdakinin size dost olduğunu görürsünüz” diyor. Cahil insanlara, kararmış insanlara oturup sert üslup kullanılırsa, karanlığa karanlıkla karşılık verilirse bu olmaz. Biz onlara karşı Kuran mucizeleriyle, iman hakikatleriyle, Peygamberimiz (s.a.v)’in anlattığı güzel sözlerle karşılık vereceğiz ve internet de, Facebook da hep böyle nurla, ışıkla dolacak. O karartılmaya çalışılan interneti biz sürekli aydınlatacağız. Onun için böyle kişilerle oturup aşık atmak, atışmak falan, bunlar isabetli hareket olmaz. Bu dediklerimi yapsınlar, çok başarılı olduklarını görecekler, inşaAllah...
ADNAN OKTAR:... Güzel bir tavır göstererek hep Kuran’ın birleştirici ayetlerini, İttihad-ı İslam’la ilgili ayetleri, her hakaretin üzerine bir ayet koysunlar. İttihad-ı İslam’la ilgili bir ayet koysunlar, Türk-İslam Birliği’yle ilgili bir söz koysunlar. Şeytan kavrulacaktır. Şeytan yanacaktır. Şeytana şeytanın ağzıyla cevap verirseniz olmaz. Şeytanı yakacak olan sevgi, barış, kardeşlik, dostluk, İttihad-ı İslam, Türk-İslam Birliği, Mehdi (a.s), Hz. İsa Mesih (a.s)’ın gelişi. Her sözlerinin üzerine bir Mehdi (a.s)’ın bir alametini yazın, Mehdi (a.s)’ın bir çıkış alametini yazın, çıkan bir mucizeyi yazın. Mesela adam hakaret etmiş, hemen üzerine Mehdi (a.s)’ın alametlerinden ne var mesela; ‘Fırat’ın suyunun kesilmesi,’ o hadisi koyun. ‘Kuyruklu yıldızın çıkışı,’ onu koyun. “Mehdi (a.s) Ben-i İsrail’den bir Resul gibidir” diyor mesela hadiste, onu koyun. Böylece şeytan yanıp kavrulacaktır. Cübbeli’ye tabi olan çok iyi niyetli çocuklar da var, gençler de var. Fakat özel elemanlar da var Cübbeli’nin çevresinde toparlanmış, özel elemanlar. Şimdi özel elemanlara karşı insanlar onların üslubuyla karşılık verirse, özel elemanın özel görevine, özel hizmet etmiş olursun, olmaz. Müslüman böyle bir oyuna gelmez, inşaAllah...
Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler