Adnan Oktar`ın 1 Ocak 2011 tarihli Aba Tv ve Kocaeli Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: Mehmet Ali Birand, bugün Öcalan’ı öven bir yazı yazmış. “2010 yılının en önemli adamları arasında” da göstermiş Öcalan’ı. “Kürt kökenli vatandaşlarımız tarafından, ortak bir lider olarak kabul edildiğini Öcalan’ın” söylemiş. “Ve kayıtsız şartsız benimsendiğini” söylemiş. Ayrıca “Öcalan’ın demokratik özerklik ve iki dil önerileriyle, Kürt sorununun çözümüyle ilgili somut bir adım attığını” yazmış.
ADNAN OKTAR: Şimdi başta sen bir ödemli dedin.Önemli mi, ödemli mi adam, hangisi? Bence ödemli adam yani kafada böyle kan toplaması olmuş ödemin etkisiyle, Öcalan’ın kafası çalışmıyor. Şimdi Öcalan’ı, Güneydoğuda halkın desteklemesini, bir kısım vatandaşların desteklemesini, Mehmet Ali Birand çok yanlış değerlendirmiş. Bir mahallede, mesela bir fakir mahallede, bir mafya babası olsa, kimin haddine orada o adamın aleyhine konuşmak. Bir kasaba düşünelim, bir tane mafya babası adam, kapıya arabasını çekmiş, silahlı adamları var. Hapisten çıkmış, adam yaralaması var, cinayeti var, mafya babası, orada da gariban mazlum insanlar var, herkes de herkesi tanıyor. O adamın da çeşitli mahallelerde ara ara bir tane iki tane adamları var yani onun beslediği adamlar var. Halktan insanlar çıkıp da o adama karşı olduklarını, onun çirkin olduğunu, yanlış olduğunu, katil olduğunu açıkça söyleyebilirler mi? Söyleyemezler, ne yaparlar? Bilakis desteklediklerini söylerler. Mafya babası dese ki; “gelin bakalım size bir şeyler anlatacağım” dese, halk tamamı gider toplanır. Abdullah Öcalan’ın yaptığı olay da budur. Yani Abdullah Öcalan dev bir mafya babasıdır. Ünlü bir mafya çetesinin babasıdır. Eli kanlı mafya örgütünün, mafya yapılanmasının, illegal örgütün babasıdır. Dolayısıyla bir mafya babasını fakir halkın, sindirilmiş halkın, başına silah dayanmış halkın, her yeri ajan kaynayan halkın desteklemesi inandırıcı olmaz. Ne zaman inandırıcı olur? Orada silahlar kalkar, tehdit kalkar, mafya örgütlenmesi durdurulur, ondan sonra bir halka sorun bakayım kaç kişi Abdullah Öcalan’ı destekliyor. Bir elin parmaklarını geçmez, söyleyeyim. En fazla on kişi destekler. Şu an on binler destekliyordur belki ama o zaman en fazla on kişi destekler. Şiddete dayalı destek sıfırdır etkisi, anlamı da sıfırdır. Mehmet Ali Birand’ın bunu bilimsel bir gerçekmiş, sosyolojik bir gerçekmiş gibi sunması çok ayıp. Vicdanları yaralayan bir açıklama bu. Yani can korkusuyla, mal korkusuyla, evinin yakılması korkusuyla, molotof kokteyli atılması veya bombalanma korkusuyla yaşayan insanlara sen soruyorsun; “Apo’yu destekliyor musun?” Adam bilmiyor ki karşısındaki adamın ne olduğunu, zannediyor ki o Apo’nun adamı, o da onu Abdullah Öcalan’ın adamı zannediyor. Herkes birbirini Abdullah Öcalan’ın adamı zannediyor. O ondan korkuyor, o ondan korkuyor, bir kitle paranoyası meydana geliyor ve kitlevi bir ürküntü, kitlevi destek gibi görünüyor. Bunun bilimsel, vicdani, akıllı bir yönü yok. Dolayısıyla Mehmet Ali Birand’ın, bu konuda hata yaptığını ikinci bir yazıyla belirtmesi lazım. Düşünemiyor, çok dar düşünüyor. Eğer sözüm yanlışsa söylesin, doğru olduğunu biliyor. Ama düşünememiş demek ki bak, bu anlattığımı düşünememiş, çok dar düşünüyor. Benim namaz kılan, başörtülü annelerim Güneydoğu’daki, ne anlar komünistlikten, Leninistlikten, Stalinistlikten, Darwinizm’den ne anlar? Beş vakit namazında annelerim, kardeşlerim ne bilirler? Eli kanlı mafya babasını adam desteklemez, kalben nefret eder. Ama mecbur olduğu için o şekilde bir tavır alır. Mafya yapılanmalarında bu rastlanmayan bir şey mi? Bilinen bir şeydir bu. Yani adam nefret etse dahi, içinden tiksinse dahi, saygı duyuyormuş gibi görünür, saygı gösterir. Birçok yerde tehlikeli insanlara, psikopat insanlara saygı duyulur. Ama nefret dolu bir saygıdır. Korkuya dayalı bir saygıdır. Nefret dolu bir saygıyı, korkuya dayalı bir saygıyı gerçek saygıyla karıştırması çok çirkin. Mesela Bediüzzaman’a samimi saygı duyuluyor. Bediüzzaman hakikaten seviliyor. Ama Pol Pot rejiminde yahut Hitler’de; Hitler’den halk nefret ediyordu. Ama saygı duyuyorlardı. Çünkü herkes birbirini faşist zannediyordu Almanya’da. O onu faşist zannediyor, o onu faşist zannediyordu. Devletin gizli polisi herkesin içerisinde, Gestapo’nun adamlarının nereden çıkacağı belli değil. Halk korkudan dolayı, sorduğun zaman faşist olduğunu söylüyorlardı. Bütün Almanya’yı kitle paranoyasına soktular ve delirttiler adeta, o aklı başında, sevecen insanları mahvettiler. Hitler yakıldıktan sonra, kendini çok anormal bir konuma soktu adam. Yakıldıktan sonra sordular Alman halkına; “ne diyorsunuz?” dediler “nefret ediyoruz” dediler, bu kadar. Mesela Saddam’dan önce, halka sorduğunda Irak’ta, kayıtsız şartsız hepsi Saddamcıydı bütün Irak. Saddam’ı yakaladıktan sonra, mahkeme edip astıktan sonra, ki ben asılmasını istemiyorum, asılmasını istemedim tabii ki, sorulduğunda “nefret ettiklerini” söylediler. Gittiler terlikle adamın kafasına vurup, heykellerini vurmaya kalktılar. Sloganlar attılar, bayram yaptılar, döne döne oynadılar. Abdullah Öcalan da; bir şekilde etkisiz hale getirilmiş olsa, mesela Türkiye’den sürgüne gönderilse, PKK’nın gücü de kaldırılmış olsa, etkisiz hale gelse farz edelim, silah tehdidi ve baskısı kalksa, ajanları kaldırılmış olsa, halka sorarsanız, halk zılgıt çeker, halay çeker oynar, sevinçle bunu kutlarlar. Olay bu, bunu bilmeyen yok. Mussolini’yi İtalyan halkı sevdiği için mi başına getirdi? Psikopat faşistlerden çekiniyorlardı. Çünkü kimin faşist olduğu belli olmuyordu. Bu kitle paranoyasıyla, kitlenin gizli tehdidiyle, bu tip sosyolojik neticeler almak mümkün oluyor. Rusya’da da Stalin’den nefret ettiği halde, halk hep Stalinistti. Adamın eşkal bozuk, o da tam mafya babasıydı, tam it kopuktu. Klasik çakaldı. Abdullah Öcalan da aynıdır, arada bir fark yoktur. Dolayısıyla buradaki sistemle, oradaki sistemin arasında fark olmadığını bildikleri halde bu adamın ve bu fikrin desteklendiğini söylemek çok ayıp. Vicdana sığmaz bu, akla da sığmaz, bilimsel gerçeklere de sığmaz.
TRT bir yandan, bunlar bir yandan ne oluyor ben anlayamadım. Herkes aklını başına alacak...
Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler