Adnan Oktar`ın 1 Ocak 2011 tarihli Aba Tv ve Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...” Şimdi Bediüzzaman’ın Mehdi (a.s) ile ilgili sözleri, Risale-i Nur Külliyatı’nda çok açık anlatılıyor. Bediüzzaman, “Mehdi (a.s)’ı bir şahıs” olarak anlatıyor. “Ahir zaman’da geleceğini” söylüyor ve “talebeleri olacak” diyor. “Başarılı olacak” diyor. “Darwinizm’i, materyalizmi etkisiz hale getirecek, birinci vazifesi bu olacak. İman eden Müslümanların imanlarını muhafaza etmeye yönelik gayretleri olacak, iman hakikatlerini yayacak, iman hakikatlerini esas alacak” diyor. “İkinci vazifesi; siyaset ve saltanat cihetindedir” diyor. “Üç vazifeyi birden yapacak” diyor. “Yani hem bu diyanetle ilgili, yani iman hakikatleriyle ilgili çalışmayı yapacak, bu uzun bir dönemdir” diyor Bediüzzaman. “Sonra siyasetle ilgili, sonra saltanatla ilgili çalışması vardır” diyor. “Bunun üçünü birden yaptığı için, ona büyük Mehdi (a.s) denmiştir” diyor. “Yani asıl Mehdi (a.s) odur” diyor. “Ama ondan önce gelen Mehdi’ler” kendisini de dâhil ediyor Bediüzzaman “bu görevlerden bir tanesini yapmışızdır. ” diyor. Mesela Abdulkadir Geylani, diyanet yönünde geliyor. “Ben de diyanet yönünde geldim” diyor. “İmam Rabbani, diyanet yönünde yani geçmiş ulema ve âlimler hep tek görevle gelmişlerdir. ” diyor. Yahut “Mehdi Abbasi” diyor. “O siyaset yönünde gelmiştir. Siyaset Mehdi’sidir. Tek gelmiştir” diyor. “Fakat üçünün birlikte olması, ilk defa dünya tarihinde ilk defa Mehdi-i Azam, Büyük Mehdi (a.s) zamanında, ilk defa olacak son zamanda, ahir zamanda” diyor. Bunun bir işareti de Hz. İsa (a.s)’ın ona tabi olması; yani Mehdi-i Azam’ın damgasıdır. Manevi damgasıdır. Allah’ın ona işaretidir ki, Hz. İsa (a.s) ile birlikte namaz kılmasıdır. Aleni ve açık, gizli değil. Halka açık olarak aleni ve açık Hz. İsa (a.s) ile birlikte namaz kılacaktır. Hz. İsa (a.s)’a imamlık yapacaktır. Hz. İsa (a.s)’a imamlık yapan bu büyük mürşid, gerçek Mehdi (a.s)’dır. Kastedilen Mehdi (a.s) budur. Yani Hz. İsa (a.s)’la birlikte namaz kılmayan hiçbir Mehdi (a.s), gerçek Mehdi (a.s) değildir. Yani ahir zamanın o büyük Mehdi (a.s)’ı değildir. Ama insanlar sevdikleri için, Hocalarını hep Hz. İsa (a.s)’la namaz kıldıklarını söylemişlerdir. Geçmiş Mehdi’ler, mesela Ahmediler vardır Pakistan’da, Hz. İsa (a.s) ile ilgili kendilerine göre açıklamalar yaparlar. Bazı Nur talebesi kardeşlerimiz vardır, onlar da “Bediüzzaman namaz kılarken pencereden Hz. İsa (a.s)’ın girdiğini, Bediüzzaman’ın yanında namaz kıldığını, sonra pencereden çıkıp gittiğini”, bir başka kardeşimiz yine “Hz. İsa (a.s)’ın geldiğini, uzun boylu olduğunu Hz. İsa (a.s)’ın, Bediüzzaman’la namaz kıldığını, sonra öldüğünü, hemen namaz kıldıktan sonra öldüğünü, onu götürüp Isparta’da gömdüklerini, mezarının da belli olduğunu” gibi böyle çok delice, vicdansızca yalan söylüyorlar, alenen. Güya Bediüzzaman’ı koruyacaklar. Ahiretlerini tehlikeye atacak şekilde çocukça, biraz da normal bir zekâda insanın yapacağı gibi olmayan, çirkin yalanlar kullanıyorlar, acayip yani. Bunlara gerek yok, bu çocukça hareketlerdir. Çünkü İsa Mesih (as) ile olan namaz, aleni ve halka açık olacaktır. Yani binlerce insan görecektir kılınan namazı. Gizli bir namaz değil bu. İsa Mesih (as), Hz. Mehdi (a.s)’ı açıkça alenen namazda imamlığa geçirecektir. Mehdi (a.s)’ın dünya çapında imam olduğu, her yerde radyolardan, televizyonlardan duyulacaktır. Bütün dünya bilecektir. Gizli değil. Yani hem saltanat cihetinde, hem siyaset cihetinde, dünyada bütün Müslümanların lideri ve imamı olduğu dünyaya ilan edilecektir, her yerden. Hatta “gökten bir ses nida olur” diyor hadiste, değil mi? İşte gökten her yerde nida olunacaktır. Dolayısıyla Hz. İsa Mesih (as) de, alenen ve açıkça halkın içerisinde görünecektir, İsa (a.s) dünyayı gezecektir. Ülke ülke, ülkeleri gezecektir. İnsanlar İsa Mesih (as)’a gidip sarılacaktır. İsa Mesih (as) nasıl daha önce geldiğinde insanların yüzlerini mesh ediyordu, onları seviyordu, beraber yemek yiyordu görünüyorsa, aynı şekilde geldiğinde yine insanların yüzlerini mesh edecek, onlarla beraber oturup yemek yiyecek ve gezecektir dünyayı. Mehdi (a.s) da aynı şekildedir. Böyle gizli kapaklı görünmeyen bir Mehdi (a.s), görünmeyen bir İsa (a.s) olmayacak. Başlangıçta belli olmazlar. Başlangıçta belli olmaması ayrıdır, sonradan belli olması ayrıdır. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v)’e Peygamberlik geldiğinde gizliydi Peygamberimiz (s.a.v). Alenen Peygamberlik yapmıyordu ki. Gizli gidiyordu Peygamberimiz (s.a.v). Sonra aleniyete kavuştu. Dolayısıyla Mehdiyet de önce gizlidir. Yani aşikâr gizlidir aslında. Hem aşikâr, hem gizlidir. Alenen belli olduğunda, Mehdi (a.s) bütün dünyayı gezecektir ve herkes bilecektir. İsa Mesih (as), bütün dünyayı gezip alenen bilinecektir. Böyle dev deliller varken, böyle açık bir gerçeği gizlemeye kalkmak, zavallılıktır. Cenab-ı Allah, bu kişilerin sahtekârlık yapacağını bildiği için, kaderlerinde olduğu için sahtekârlık yapmaları, Mehdi (a.s) ile de Hz. İsa (a.s)’ı bir araya getirmiş. Hz. İsa (a.s)’ı Mehdi (a.s)’a yardımcı kılmış. Mehdi (a.s) konusunda yalan söyleyen, sahtekârlık yapan, İsa (a.s) konusunda ortada kalıyor. Yani baş edemiyor. Çünkü ayetler de var, ayetleri de kapatamıyor. Şimdi “Mehdi (a.s) gelmeyecek” diyebiliyor. “Peki İsa (a.s) gelecek” diyoruz. “Ona ne diyorsun?” diyorsun, “O da gelecek” diyor. “İsa (a.s) gelince, Mehdi (a.s) gelmez mi?” diyorsun, “gelir” diyor. “O zaman Mehdi (a.s) nerede?” diyorsun. Yani böyle hırsız yakalarsın da hani polis sıkıştırır da adam mecbur olur ya itirafa, bu sahtekârları da hırsız yakalamış gibi yakalamak çok önemlidir. Açmaza sokmak çok önemlidir. En sonunda böyle ortada kalıyorlar. Yani yalanı beceremiyorlar. O kadar çok yalan söylüyorlar ki artık yalandan başları dönüyor. Daha önce ne söylediklerini unutuyorlar. Tam böyle karakolda ifade veren hırsız havasında oluyorlar. Başını sonuna karıştırıp, sonunu başına karıştırıyor, ne yapacağını şaşırıp ortada kalıyorlar. Bu onların bir sahtekârlık alametidir. Bu sahtekârlara karşı, bu samimiyetsizliğe karşı Müslümanların Bediüzzaman’ın açıklamalarını çok iyi bilmeleri önemli. Onun için bizim internet sitelerimize girsinler, çok kapsamlı öğrensinler. Bakın çok büyük bir dev delil var. Bir kere Mehdi (a.s) dünyaya hâkim oluyor. Şimdi hiç kimse bunu inkâr edemez. Hiçbir Nur talebesi “İttihad-ı İslam olmayacak” diyemez. İttihad-ı İslam olacaktır. “İttihad-ı İslam’ın başına kim geçecek” diyorsun. Birisi değil mi? O birisi Mehdi (a.s)’dır işte. “İttihad-ı İslam’ın başına geçtiğinde Hristiyanlar Müslüman olacak mı?” diyorsun. “Olacak” diyor. “Hristiyanların başında kim olacak?” “Birisi” “Kim o?” “İsa Mesih (as).” “İsa Mesih (as) kime tabi olacak?” diyorsun. “Mehdi (a.s)’a tabi olacak” “Demek ki kimmiş o baştaki kişi?” “Mehdi (a.s)’mış. ” Böyle aklından sorunu olan bazı kişilere, zekasında sorun olan kişilere, bu tip zekice, akıllı sorularla açmaza sokup, hakikati kabul ettirme imkanları var kardeşlerimizin. Çünkü çok ilkel bir zekâyla yalan söylüyorlar. Çok akılsızca yalan söylüyorlar. Ahmakça aslında tam karşılığı. Bediüzzaman da kullanıyor zaman zaman, biz de diyelim ahmakça yalan söylüyorlar. Fakat böyle akılcı, Kuran-i ve hadise dayalı delillerle açmaza sokup, mat edip, itiraf ettirmek mümkün. Ama çamura yatan deli tarzındaysa, tabii yapılacak bir şey yok o zaman. Yani gözü dönmüş, deli, psikopatsa ona yapacak bir şey yok. Ama biraz vicdanı varsa itiraz edemez, kilitlenir kalır ve hemen anlayacaktır...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler