Adnan Oktar`ın 1 Ocak 2011 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Süleyman için de”Allah Hz. Süleyman için de bahsediyor. “Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay” tabii bunda da özel bir işaret var. “Sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik); erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık.” Bu bakır madeninin çok geniş çaplı kullanılması, ahir zamanda, bizim tahmin etmediğimiz bir teknolojiye de ayrıca işaret ediyor olabilir. Yani bakır geçmiş tarihte de, Zülkarneyn (a.s) zamanında da kullanılmış, Hz. Süleyman (a.s) zamanında da kullanılmış. Süleyman (a.s) ve Zülkarneyn (a.s) her ikisi de dünya hakimi. Dünyaya hakim olmuşlar ama her ikisinin de bir bakır olayı var, yani geniş çaplı bir bakır kullanma olayı var. “Onun eli altında” bak, hemen ayetin devamında, “onun eli altında Rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler vardı.” Şimdi erimiş bakırla, cinlerin bir bağlantısı var. Yani bunu göreceğiz, buna bakacağız. Çünkü Zülkarneyn (a.s)’da da aynı olay var, Zülkarneyn (a.s). O da “getirin bakırı” diyor, “üzerine kıtran dökeyim” diyor. Kıtranın bir anlamı da, bakırdır biliyorsunuz. Burada da aynı şekilde bakır var. “Onlardan kim Bizim emrimizden çıkıp-sapacak olsa, ona çılgın ateşin azabından tattırırdık.” Bakırla elde edilen, geniş alanda kullanılan, bakırla elde edilen, cinlere etki edecek bir sistemden sanki bahsediliyor gibi. Çünkü Firavun zamanında da biliyorsunuz, geniş çapta cinlerden adamlar istifade ediyorlardı. Firavun da kontrol altına almıştı cinleri, kafir cinleri. O kafir cinleri kendine hizmet ettiriyordu. Sonra Hz. Süleyman (a.s) etkisi altına aldı, cinleri. Bütün cin şeytanları etkisi altına alıp denizden onlara inci çıkarttırıyordu, mercan çıkarttırıyordu, cinlere. Ve halk bunu son derece kanıksamıştı, çok normal karşılıyordu cinleri. Sonradan insanlar cinlerden uzak kalınca, cin onları ürkütecek bir varlık gibi olmaya başladı. Yani şu an tedirginler. Halbuki eski Mısır’da halk alışık cinlere. Hemen hemen birçok işini yaptırıyorlar, birçok insana net görüntü olarak görünüyor, insanlar arasında geziniyorlar. Ama alışmışlar, ama alışmayınca insanlarda bir ürküntü meydana getirir. Alışırlarsa bu ürküntü kalkar. “Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı” diyor. Cinlere ne kadar alışmış insanlar o devirde, “kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar, yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın. Kullarımdan şükredenler azdır. Böylece onun (Süleyman’ın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi.” Asasını yemekte olan bir ağaç kurdu. Bak mesela daha önce asa yılana dönüşüyor, Hz. Musa (a.s)’da, burada da yine yılanı andıran bir kurt bu seferde asanın içinden kemiriyor, asayı. Daha önce asa tamamen yılana dönüşürken, burada da asanın içinde kurt var. Asanın içini kemirip, asayı güçsüz hale getiriyor. Ama Kuran’da asaya ısrarla dikkat çekiliyor. Hem Hz. Süleyman (a.s)’da hem Hz. Musa (a.s)’da, hem de Mehdi (a.s)’da. Mehdi (a.s)’da da asayla bir bağlantı var. Yani Kuran sebepsiz yere bir konu üzerinde durmaz. Asayla ilgili bir harika görecek insanlar. Bir şey var asada. Çünkü Süleyman (a.s)’ın asasında da bir harika var, Hz. Musa (a.s)’ın asasında da bir harika var. Mehdi (a.s)’ın asasında da bir harika var. Bir şey görecekler bununla ilgili. Buna işaret ediliyor, inşaAllah...
Web siteleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler