Adnan Oktar`ın 2 Ocak 2011 tarihli Çay Tv ve Kanal Avrupa röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Kıyamet günü o kötü azaptan kendini yüzü ile kim koruyabilecek?” Orada diyalektik felsefeyi anlatarak, Marksist açıklamalarla bilmişlik yaparak, üst perdeden konuşarak kendini şahıs kurtaramaz.
“Ve zalimlere "Kazandığınızı tadın" denmiştir”.Dünyada ne kazandıysa, nasıl bir vicdansızlık ettiyse onu Allah “Tadın” diyor. Çünkü bütün meyvelerin, sebzelerin, güzel yiyeceklerin hepsinin tesadüfen olacağına inanıyor, bu bir zulüm. Güzel insanların, güzel manzaraların, güzel yiyeceklerin, güzel tatların, güzel kokuların, hepsinin tesadüfen olduğuna inanıyor. Halbuki Allah istese bütün kokuları çok iğrenç yapabilirdi. Ama çok güzel kokularla bezemiş çiçekleri. İnsanlara Allah parfümler yaratmış hoşlarına gitsin diye. Yiyecekleri birbirinden güzel yaratmış. Portakallar, narlar, üzümler, sofra kuruluyor, Marksistler oturuyorlar. Büyük bir iştahla, büyük bir sevinçle o yemekleri yiyorlar. Allah’ın yetiştirdiği o sebzeleri, meyveleri büyük bir iştahla, muhabbetle yiyorlar. Peki, kim yarattı? “Tesadüfen oldu” diyor. Portakal? Tesadüf. Elma? Tesadüf. Armut? Tesadüf. Üzüm? Tesadüf. Muzlar, kirazlar, incirler, narlar hepsi tesadüfmüş, onların kafasına göre. Bu bir zulüm değil mi? Tesadüf bu kadar güzel koku yapar mı meyvelerde? Mis gibi değil mi? Bu kadar güzel ambalaj olur mu? Bu kadar faydalı halde olur mu? Bütün mineraller var içinde, bütün vitaminler var aşağı yukarı. D vitamininin dışında. D ve K vitamini bildiğim kadarıyla yok. Hatta K vitamini de var bir kısmında. Bütün vitaminler var. Böyle bir nimeti kim yaratır diye düşünmesi lazım. Kim yaratır diye düşünmesi lazım. Düşünmüyorsa o zaman zulüm yapmış olur. Mesela tam renkli görüyoruz, üç boyutlu görüyoruz beynimizin içinde. Elektrik akımını, amperi çok düşük, voltajı çok düşük bir elektrik akımını, beynimizin içinden geçen elektrik akımını, üç boyutlu, net, kaliteli bir görüntü olarak görüyoruz. Hangi gözle bunu görüyoruz değil mi? Bu gözün nerede olduğundan haberleri yok. En kaliteli şekilde sesi duyuyoruz. Mesela bak şu anki konuşmamı televizyonlarda duyuyor kardeşlerimiz, internetten de duyuyorlar, ama aynı anda evin içindeki diğer insanların konuşmalarını da duyuyorlar. Üç boyutlu duyuyorlar, çok kaliteli bir duyu. ‘Nasıl oldu bu?’ diyoruz. ‘Tesadüfen oldu’ diyor. ‘Kim görüyor?’ diyoruz. ‘Kimin gördüğünü bilmiyorum ama tesadüfen oldu’ diyor. ‘Duyan kim?’ diyoruz. ‘Kimin duyduğunu bilmiyorum ama o da tesadüfen oldu’ diyor. Şimdi bu zulüm değil mi? Allah o zaman kör ve sağır olarak haşr edeceğim diyor. Madem inanmıyorsun görmeye, Allah o zaman kör yapacağım diyor. Madem işitmeyi, tesadüfe veriyorsun o zaman sağır olarak haşr edeceğim diyor Allah. “Onlardan öncekiler de yalanladı.” Yani ilk defa siz inkar etmediniz diyor Allah. Bak açtım ilk bu sayfa geldi. “Onlardan öncekiler de yalanladı.” Tarihin en eski devirlerinden beri Hz. Musa (a.s.) devrinde, Firavun yalanlıyor. Hz. İbrahim (a.s.) devrinde, Nemrut yalanlıyor. Her Peygamberin devrinde bir yalanlayan oluyor. Kabul edenler var, iman edenler var, yalanlayanlar var. Dünya tarihi hep böyle geçmiştir ve Kıyamete kadar da böyle olacaktır. “Böylece azap onlara hiç şuurunda olmadıkları yerden gelip-çattı.” Ya bir kalp enfarktüsünden ölüyor hiç tahmin etmiyor. Ya kanserden ölüyor, ya kazayla ölüyor veyahut büyük felaket geliyor onunla ölüyor yani toplu bir felaket geliyor.
“Artık Allah, onlara dünya hayatında ‘horluğu ve aşağılanmayı’ tattırdı.”Kendi kendilerini horluyorlar. Kendini aşağılık görüyor, kendini maymun olarak görüyor. Kendini ilkel bir mahluk olarak görüyor. Yani tesadüfen oluşmuş, canlı bir organizma protein yığını olarak görüyor. Hem kendi kendini, hem etrafındakileri aşağılıyor. Dolayısıyla kendi kendini horluyor ve aşağılıyor. Yani kendisini böyle ilkel bir mahluk olarak gördüğü için, çoluğunu çocuğunu da ilkel bir mahluk olarak görüyor, onları da aşağılıyor. “Horluğu ve aşağılanmayı tattırdı. Eğer bilmiş olsalardı, ahretin azabı gerçekten daha büyüktür.” Orada çok daha kapsamlı horlanıp aşağılanacaksınız diyor Allah. Daha uzun süreli ve daha acı çekeceksiniz diyor. “Andolsun” diyor Cenab-ı Allah yemin ediyor. “Biz bu Kuran’da belki öğüt alıp-düşünürler diye.” Nerede? Kuran’da. Ben nereye dikkat çektim? Kuran’a. “Belki öğüt alıp düşünürler diye insanlar için her bir örnekten verdik.” Her türlü örnekten verdim diyor Allah, belki öğüt alıp düşünürsünüz diye diyor. “Çarpıklığı olmayan Arapça bir Kuran’dır umulur ki sakınırlar.” diyor Allah. Yani okuyup, düşünüp, sakınırlar. “Allah (ortak koşanlar için) bir örnek verdi: Kendisi hakkında uyumsuz ve geçimsiz bulunan, sahipleri de çok ortaklı olan (köle) bir adam ile yalnızca bir kişiye teslim olmuş bir adam. Bu ikisin durumu bir olur mu? Hamd, Allah’ındır. Hayır onların çoğu bilmiyorlar.” Tek Allah’a teslim olmak insanlar için kurtuluştur diyor Allah. Çok yere teslim olursanız, çeşitli ilahlara, çeşitli putlara teslim olursanız ızdırap çekersiniz diyor. Dünyada mutlu olamazsınız, sürekli acı çekersiniz diyor.
“Gerçek şu ki sen de öleceksin onlar da öleceklerdir.” diyor. Ahmet Altan da olsun, Mehmet Altan da olsun her ikisi de, kültürlü gençlerdir, bilgili gençler. Fakat Çetin Altan babaları Marksist olduğu için, çocukları materyalist yetiştirdi. İkisini de Darwinist ve materyalist yetiştirdi. Çocuklar yıllardan beri bunun sıkıntısını çekerler. Hemen hemen çok yazılarında, hep dinden uzak olmanın acısını ifade ederler. Ondan çektikleri meşakkatleri, ızdırapları ifade ederler. Ve ölümü sürekli gündeme getiriyorlar, anlatıyorlar. Ayette de diyor ki Cenab-ı Allah, şeytandan Allah’a sığınırım. “Hiç şüphesiz sen de öleceksin onlar da öleceklerdir. Sonra şüphesiz sizler, Kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.” Ben anlatmış mıydım diyor. Anlatmıştın diyor. Anlamış mıydın? Anlamıştım. Peki niye kabul etmedin? Davalaşacaklar inşaAllah...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler