Adnan Oktar`ın 10 Ocak 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Adnan Oktar’ın sohbetini dinledim internette; "Yahudilerin kılına dokundurmam, onlara bir şey yapan karşısında beni bulur. Onlar Peygamber (s.a.v) torunlarıdır" diyor. "Bizim yed-i emanımızdadır, güvencemizdedir" diyor. Cevahir Otel’de basın toplantısı yapmış. O basın toplantısında bunları konuşmuş. Başka bir konuşmasında Hristiyanları kardeş olarak görüyor. "Allah dostları olarak kabul ediyoruz" diyor.” Bu Cübbeli’nin konuşması. “Vallahi böyle diyor. Kulağımla duydum bunu. Şimdi bunlara inananlar ne olur? Kesin müşrik olur, kesin mürtet olur, dinden çıkar, nikahı gider.” Şimdi bak; hem müşrik olmuşum, hem mürtet olmuşum, hem dinden çıkmışım, hem nikahım gitmiş. Eğer tabii evli olursak nikahımız gitmiş oluyor. “Çünkü ayette, "Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin" buyuruyor. Birkaç ayet daha misal getiriyor. "Hadi kardeşim" diyorsun ama Allah dostu ne demek?” Şimdi kesin gittin. Mürtet oldun. “Allah birdir” diyorsa, “Allah’ı seviyorum” diyorsa Allah’ın dostu olmuş olmuyor mu bu adam? Oluyor. Allah onun dostluğunu kabul ediyor mu? Onu bilmiyoruz. Allah’ın dostluğunu kabul etmesi için ‘Muhammeden Resulullah’ demesi lazım. Ama Allah’a dost olmuş, bu doğru. Ben niye mürtet olayım bundan dolayı? Baksana ne nikah, ne din, ne iman, hepsi gitmiş diyor. “Burada Vatikan Projesi ortaya çıkıyor. Bizle uğraşanlar, yani Adnan Oktar meydana çıkıyor. Ama siz hala anlayamadınız” diyor. Vatikan Projesi diye bir proje yok. Vatikan, garibanın teki onlar. Köşeye sıkıştırılmış. Gidiyorlar Darwinistler Vatikan’da Darwinist propaganda yapıyorlar. “Allah birdir,” “Allah yarattı” dedirtmiyor Vatikan. Darwinizmle oldu dedirtiyor. Bak Oktar konuşacaktı engellediler. Vatikan Darwinistlerin elinde. Ama Büyük Ortadoğu Projesi var, bu doğru. Bu deccali proje. Bu deccali projede Müslümanlarla, Hristiyanları ve Yahudileri çarpıştırıp sel gibi kanlarını akıtmak istiyorlar. Onun için cahil hocaları ortaya çıkardılar. Müslümanları birbirlerine düşürmeye çalışıyorlar. “Biz bunları on yıldır uyarıyoruz. Milli Gazete, Akit Gazetesi’ne diyoruz, "Harun Yahya’nın eserlerini almayın, yayınlamayın."” Bak, benim bu kitaplarım; bütün dünyayı uyarıyor; iman hakikatleri Darwinizmi, materyalizmi yerle bir ediyor. Allah’ın varlığını, birliğini ispat ediyor. Allah’ın Kuran’daki mucizelerini anlatıyor, kainattaki varlıkların mucizelerini anlatıyor; sivrisineğin, bal arısının mucizelerini anlatıyor; bu kitapları Milli Gazete ve Akit Gazetesi’ne söylemiş; “sakın yayınlatmayın” demiş. Yeni konuşması bu, 9 Ocak 2011’de yaptığı konuşması. “Adnan Oktar’ın milletten özür dilemesi lazım. Çıkıyorlar, Darwin teorisini çökertmiş. Ne çökertmesi? Darwin teorisi mi vardı da çöksün? Kim inanıyordu ona? Böyle uydurmalar yapıyorlar, yazık” diyor. Dünyanın %95’i Darwinizme teslim olmuş vaziyette. Bak İsrail bile, İsrail’de bile Darwinizmin geçersizliğinin anlatılması yasak. Görevli Bakan, Darwinizmin geçersizliğini anlatıyor diye adam görevinden alındı. Bilimsel olarak anlattığı için, Darwinizmi böyle geçersiz bir teori olarak anlattığı için görevinden alındı. Dünyanın herhangi bir yerinde hiçbir başbakan, cumhurbaşkanı “ben Darwinizme karşıyım” diyebiliyor mu? Diyemez, dünyada dev bir Darwinist diktatörlük var. Dubai’ye gitti çocuklar; Dubai’ye gitti, konferans verdi. Dubai Müslüman bir memleket olarak biliniyor. Dubai’de resmi olarak Darwinizm okutuluyor. Aksi savunulamıyor. Bütün ülkelerde, her yerde Darwinizm okutuluyor. Fakat Cübbeli kendi mekanında, dar bir çevrede kaldığı için dünyayı tanımıyor. Cihat sen Dubai’ye gittin. Neler oldu anlat Dubai’de?
CİHAT GÜNDOĞDU:Dubai’de Zayed Üniversitesi var Hocam, inşaAllah. Dubai Diyanet İşleri Başkanlığı’nın özel davetlisi olarak siz davet edilmiştiniz. Ben de temsilciniz olarak konferans verdim, inşaAllah üniversitede.
ADNAN OKTAR:Zayed Üniversitesi’nde? Dubai, Müslüman memleket değil mi burası? Evet, güzel.
CİHAT GÜNDOĞDU:Evet, inşaAllah. Öğrenciler konferansın sonunda çok şaşırdıklarını, evrim teorisi gibi bir yalanın kendilerine nasıl bugüne kadar bilimsel bir gerçekmiş gibi öğretildiğine tepki gösterdiler Hocam kendi üniversitelerinde.
ADNAN OKTAR: Bak, üniversitede, Müslüman bir ülke, İslam ülkesi olarak bilinen bir ülkede Darwinizm dayatma olarak anlatılıyor. Sonra?
CİHAT GÜNDOĞDU:İnşaAllah, dünyada bu şekilde Darwinist bir diktatörlük olduğunu aktardım kendilerine. Hocalarına bu şekilde karşı çıkacaklarını kendileri söylediler bizzat, inşaAllah, bundan sonra.
ADNAN OKTAR:Cübbeli’nin işte bunlardan haberi yok. Fas’ta, Tunus’ta, Cezayir’de, Mısır’da, her yerde Darwinizm resmi ideoloji olarak okutuluyor. Suriye’de, her yerde. Bütün okullarda, devlet okullarında resmi. Türkiye, Müslüman ülke; hükümet, muhafazakar hükümet, buna rağmen Darwinizm TRT’de cayır cayır anlatılıyor. Ve devletin bütün kitaplarında, devletin yayınladığı kitaplarda Darwinizm resmi olarak bir gerçekmiş gibi sunulup anlatılıyor. Cübbeli de “nerede Darwinizm?” diyor. Zaten HaberTürk’te “evrim teorisi hakkında ne diyorsun?” dediler. “O ne ki?” dedi böyle, hart hart kaşınıyor. Kardeşim, cahil insansın, dünyayı tanımıyorsun, etrafı tanımıyorsun. Onun dünyası Fatih, Çarşamba, dar bir çevre. Bütün dünyası o, onun için dünya Fatih. Fatih’in belirli bir bölümü, Çarşamba Mahallesi. Öyle değil. Yani sadece İsmail Ağa Camii’nden ibaret değil dünya. Kendi kendine orada düşünceler üretiyor ve dar bakıyor olaylara, çok dar bakıyor. “Ehl-i Sünnet bildiğimiz çoğu alimler Adnan Oktar’ın yanına gidiyorlar. İsimlerini versem aklınız durur. Hepsi akıllarını başına alsınlar. "Biz bunlardan beriyiz" diye açıklama yapsınlar. Yoksa ben bunların isimlerini vermek zorunda kalacağım.” Bir de böyle halife gibi üslubu da, bütün Türkiye’ye kafa tutuyor. Mesela şu mürtettir, şu Müslümandır, şu dinden çıkmıştır, hep bu biliyor. Kiminle kimin konuşması gerekiyor, kiminle kimin görüşmesi gerekiyor, hangi gazete neyi yayınlaması gerekiyor; kendini sultan ilan etmiş böyle, cahil aklıyla. Buna soracaklar alimler, kiminle konuşacağını. Soracağız buna. Zaten liste veriyor böyle; şunlarla şunlarla görüşebilirsiniz, şunlarla şunlarla görüşemezsiniz” diye. Uçuyor yani, ayakları yerden kesilmiş. “Falan adam yemeğine, davetine gidiyor.” Bak çok ağrına gidiyor. Hakikaten bizim iftarlarımıza bütün ileri gelen Müslümanlar geliyor. MHP’liler de geliyor, BBP’liler de geliyor, CHP’liler geliyor, AK Partililer geliyor, siyasiler geliyor; alimler, büyük Ehli Sünnet alimleri, hepsi geliyor. Ama bu tabii bütün dünyadan da böyle yazılar geldiği için; Çin’den, Japonya’dan, Endonezya’dan, Amerika’dan… Şimdi Amerikalılar bunu ne yapsın? Endonezyalılar bunu ne yapsın? Filipinliler bunu ne yapsın? Çin bunu ne yapsın? Çünkü bunun anlatımı malum, hayatı da malum, kafası da malum, mantığı da malum. Biraz da haset ediyor herhalde anladığım kadarıyla, kıskançlığı da var. Çocuk gibi. Onun için var gücüyle durdurmaya çalışıyor. “Etrafındakiler dağılsın. Adnan Oktar’ın faaliyetleri durdurulsun, kitaplarını aldırmayın, kitapları yayınlanmasın. Darwinizm de yok, materyalizm de yok dünyada, öyle bir şey de yok.”
“"Hristiyanlara Allah dostu diyen adamla ne işiniz var?" diyor.” Muhammed Masum göndermiş. Dortmund/Almanya’dan göndermiş. Kardeşim, biz geceli gündüzlü bütün dünyada, mesela biz gidiyoruz İsraile, gençlere ‘Allah birdir’ dedirtmeye çalışıyoruz. Onları Allah dostu yapmaya çalışıyoruz. Allah’a dost olmaları. Allah’ın onlarla dost olması için de ‘Muhammeden Resulullah’ demeleri lazım. Ama buna rağmen Allah’ın yine dostluğunu biz bilemeyiz. Ama kişi şahsı olarak Allah’a dost olabilir, inşaAllah...
ADNAN OKTAR:... “Değerli Muhammed Adnan Hocam, Allah’ın selamı ve bereketi üzerinize olsun inşaAllah. Cübbelinin size mürtet demesi, sizin eserlerinizi kesinlikle ama kesinlikle okumadığının en büyük kanıtıdır. Sizin eserlerinizi okumaya bir saat bile ayırmamış olması çok acıdır” diyor. “İnşaAllah siz daha iyi bilirsiniz. Ayrıca size mürtet demesi sizi çok seven bizlere yapılmış büyük bir hakarettir, asla kabullenemeyiz. Saygılar, hürmetler.” Kardeşim, ne dediğini bilmiyor ki. Kendini kaybetti, böyle ağzına geleni söylüyor. Baksana “mürtet, nikahı gider, dini gider, imanı gider.” Yani kendini adeta halife ilan etti. “Şu gazete şu haberi alsın, şu şunu yapmasın, şu şunu yayınlamasın, şu şu alimler şu kişi ile görüşmesin.” Memleketi yönetiyor oturduğu yerde, kendi kafasına göre. Hayalinde, uçuyor böyle, ayağı yerden kesilmiş. Kardeşim, sen o kadar orijinal bir insansın ki, o kadar garip bir insansın ki, o kadar şaşırtıcı bir insansın ki, yani hakikaten önemli bir insansın, özel bir insansın sen hakikaten. Yani ahir zamanda özel görev almış, özel bir insan olduğunu, Allah bütün dünyaya, bütün İslam alemine gösteriyor. Ama bizim gibi delikanlı adamlar, tabii böyle ne onun mürtetlik fetvasından, ne şundan bundan etkilenmezler. Ciyak ciyak bağırıyor var gücüyle. Arkasından da diyor işte, “görüşelim, konuşalım, himmet etsin bana.”
ALTUĞ BERKER:Bizzat bana söyledi Hocam.
ADNAN OKTAR:Ne diyor?
ALTUĞ BERKER:Gayet nezaketli, “Hocaefendiye ben gidebilir miyim?” “Bana lütfen himmet eder mi?” “Bana yardım eder mi?”
ADNAN OKTAR:Sonra da mürtet fetvası çıkarıyor. Onun kafasına göre Türkiye’de mürtet olmayan çok çok az vardır, yani en fazla yüz bin kişi çıkar Allahualem. Yani onun mantığına göre herkes mürtet oluyor zaten. Yani her söze fetva veriyor. Her harekete. Mesela Alevilik, onun katında nedir, Bektaşilik nedir, Caferilik nedir, Şiilik nedir, Vehhabilik nedir? Özel sohbetinde bir gidin sorun bakayım. Ama Alevilerden bir şekilde çekiniyor Allahualem. Onlara böyle bayağı gönlünü alacak şekilde bir konuşmalar yapıyor. Detaya insin, detaya insin, konuşsun, değil mi? Çünkü onun hangi tavra, nelere mürtet dediğini herkes biliyor. Yani kendisi nasıl yaşıyor peki? Kendisi nasıl yaşıyor? Bambaşka bir hayatı var. Yani insanların zannettiği gibi değil onun yaşadığı hayat. Bambaşka bir hayat.
Canım Hocam. Kendi mahallesi sınırlarından çıkamayan, dünyada neler olup bittiğini bilmeyenler, “nerede Darwinizm” diyerek dünyadan bir haber, herkese mürtet deyip insanı çıldırtıyorlar, canım Hocam” diyor. Bu kişi Şeyh Nazım Efendimi de aklı bulanan yaptı.” “Aklını kaybetmiş” dedi Şeyh Nazım Hocama, “aklı gitmiş” dedi.” Onu da anormal görüyor. Şeyh Nazımı da anormal görüyor. Onun bütün vekillerini de anormal görüyor. Kimi mürtet, kimi kafir, kimi fasık, kiminin nikahı düşmüş, kimi dinsiz, Cübbeli’ye göre. Her birine ayrı bir fetva veriyor. Bediüzzaman’a da diyor, “otuz cihette Ehl-i Sünnet’e uymuyor” diyor. “Büyük alim söyledi bana” diyor...
İlanlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler