Adnan Oktar`ın 13 Ocak 2011 tarihli Kaçkar Tv ve Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Cevabül Müstakim isimli eserinde Muhiddin Arabi; “Hz. Mehdi (a.s), Arapça’yı pek iyi konuşamaz.” Nereden alıyor? El Tırmizi Hazretleri’nin Hatemül Evliya’dan sorduğu soruları cevaplandırmak için yazdığı El Cevabül Müstakim isimli eserinden. “O Hz. Mehdi (a.s), Arapça’yı pek iyi konuşamaz. Fakat ahlakı hususunda, Peygamberimiz (s.a.v.)’den farkı da pek olmaz. Yani “bayağı benzer” diyor. “O orta boylu erlerdendir. Mülkün dönemi onunla biter.” Yani dünya bitiyor onunla. “Velayet onunla hatme erer.” Hateme Veli, en büyük son veli. “Onun ismi diri olan bir yardımcısı vardır. Aslı, ruhani görünüşü insanidir. “El Cevabül Müstakim ve Kıyamet Alametleri.” Beyazıt Kütüphanesi’nde, numara da vermişler 3750-2242 B, o sayfalarda. İnşaAllah.
“O Hz. Mehdi (a.s), kimsenin bilmediği gizli bir gücün sahibi olduğu için, kendisine El Mehdi denilmiştir.” Kimsenin bilmediği özel bir gücün sahibi, sadece ona mahsus özel bir güç. Yani Allah ile onun arasında. Kitab-ül Burhan FiAlamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sayfa 19. Bakın Ehl-i sünnetin en önemli muteber alimlerinin yazdığı kitaplar. “Kaab kıyam edecek olan Hz. Mehdi (a.s) olarak adlandırılmasının sebebi; gizli işlere hidayet edilmesi sebebiyledir.” Özel olarak hidayet verilmiş. Kitab-ül Havili’l Fetava, Cilt 2, sayfa 148. “Hz. Mehdi (a.s), Allah’ın lutfuyla muazzam bir ilme sahip olacaktır. Hadislerde Hz. Mehdi (a.s)’ın, diğer insanlarda olmayan Vehbi ilimlere ve ledün ilimlere sahip olacağı haber verilmiştir. Muhyiddin Arabi Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s)’ın bu özelliklerini şöyle anlatmaktadır. 1-Basiret sahibi olması” özel bir yeteneği. “2-Kutsal Kitap’ı anlaması, 3-Ayetlerin manasını bilmesi.” Çünkü adam ne kadar Arapça bilirse bilsin, Arapça dili uzmanlarına sahip bir insanın gücünü alamaz. Mesela diyor ki, ben Arapça biliyorum. Araplar kendi aralarında Arapça konuşamıyorlar. Adama soruyorsun Kuran’ı hiçbir şekilde çıkaramıyor. Kuran’ın bilinmesi için, müthiş bir Arapça bilgisi gerekir. Ama nasıl Arapça? Bir kişiye mahsus değil bu. Mesela bir sözlük bilgisi gerekir. Bunun için ne gerekiyor? Bilgisayar gerekiyor. Muazzam bir sözlük bilgisi. Çünkü adam kafadan milyonlarca yahut binlerce bilgiyi bir arada tutamaz. Bağlantılar var, şiirler var, birçok şey var. Kafasında tutması için ne gerekir? Bilgisayar gerekir. Ne gerekir? Danışacağı büyük alimler, Arapça uzmanları gerekir. Mehdi (a.s) da Allahualem, bizim anladığımız, danışmanlarıyla hareket eden bir insan. İnşaAllah. Ama hikmetle karar veriyor. Çünkü dil bilgini olmak bir şeyi etkilemez. Dil bilgini olabilirsin. Muazzam dil bilgisine sahip olabilirsin. Arapça’yı da çok iyi bilebilirsin. Arapların hepsi Arapça’yı çok iyi biliyor. Ama Kuran’ı anlıyor mu? Anlamıyor. Sorduğumuzda anlamını çıkaramıyor. Mehdi (a.s), Arapça’yı bilmemesine rağmen, danışmanlarıyla Arapça’yı mükemmel bilecek. Bunu anlıyoruz inşaAllah. “4-Tayin edeceği kimselerin hal ve hareketlerini bilmesi. 5-Öfkelendiğinde bile merhametten ve adaletten ayrılamaz.” Son derece merhametli ve adaletli. Makul davranıyor, sert davranmıyor. “6-Varlıkların sınıflarını bilmesi.” Yaşlıysa yaşlıya uygun, Çocuksa çocuğa uygun, kadınsa kadına uydun, delikanlıysa delikanlıya uygun her insana. Mesela kediyse kediye uygun, köpekse köpeğe uygun yani hayvanlara bile çok titiz, değil ki insanlara. “7-İşlerin girift taraflarını bilmesi.” İnce detaylarını. “Çünkü bunlardan haberi olan bir lider vereceği hükümlerde yanılmaz. Hz. Mehdi (a.s), kıyas ilmini onunla hükmetmek için değil, ondan kaçınmak için bilir.” Kıyas yapmıyor, kıyastan kaçınıyor Mehdi (a.s). “Çünkü verdiği hüküm doğru bir ilham neticesi olacak.” Çünkü bir melek, ona yardım ediyor. “Yani Hz. Muhammed (s.a.v.) getirdiği Kuran üzerine hükmedecek”, sadece Kuran ile hareket ediyor, “bu sebeple Peygamberimiz (s.a.v.) onu vasfederken (onu açıklarken), benim izimi takip edecek” diyor ve “hataya düşmeyecek.” Ahkamda masumdur Mehdi (a.s). Hatalı zannedersin, doğrudur.
Mesela ahir zamanda biri çıkacak Mehdi (a.s)’ın karşısına, diyecek ki; “bu ilimde yanlış yolda, bu dalalette, bu mürted olmuş, dinden imandan çıkmış” diyecek. Bunu kim söylüyor? Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor. Yani böyle azılı bir münafığın, böyle insan görünümünde bir şeytanın, Müslümanlık ve takva adına ortaya çıkarak, Ehl-i sünnet adına ortaya çıkarak, o bedenin içerisinde kendini sezdirmeden çok büyük bir fitne kumkuması kaynatacağı ve Müslümanların başını belaya sokmak için yoğun bir faaliyet göstereceği ve bu iblisin de insanlar tarafından tanınamayacağı açıklanıyor. Bunu tanıyacak olan yine Mehdi (a.s)’dır. İmanın nuruyla tanıtacaktır insanlara. Yani böyle iblisun ve iblisat anlaşılmaz. İmanın nuruyla anlaşılır. Veli de imanın nuruyla anlaşılır, iblis de imanın nuruyla anlaşılır. Çünkü iblis zırha girdiğinde tanıyamazsın. Öyle bir hal alır ki, tam bir veli görünümüne girebilir. Sezemeyebilirsin. Ama imanın nuruyla fark edilir inşaAllah. “Bundan anlıyoruz ki, Hz. Mehdi (a.s) yeni bir din getiren değil, hak din olan Kuran’a uyandır.” Kuran’a uyuyor inşaAllah.
“8-İnsanların ihtiyacını iyi anlaması. Çünkü onların her türlü işlerini görmek için Allah onu, diğer insanlar üzerinde seçmiştir. Liderlerin davranış ve faaliyetleri kendilerinden ziyade halkın menfaatine olmalıdır.” Mehdi (a.s) kendi menfaati için yapmıyor. Allah için, halkını, milletini çok seviyor, insanları çok seviyor, onları kurtarmak için Allah rızası için gayret ediyor. “Halkın yararına aykırı şeylerle uğraşıp, onların işlerini görmeyen bir lider, azledilmelidir. Çünkü onunla diğer insanlar arasında fark kalmamıştır.” Bakıyorsun adam üçkağıtçı. Bakıyorsun fahişe, bakıyorsun iblis. Kendi keyfinde, kendi çıkarı peşinde. Ne İttihad-ı İslam onu ilgilendiriyor, ne Türk İslam Birliği onu ilgilendiriyor, ne insanların çektiği acılar onu ilgilendiriyor değil mi?
“9- Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gayibi ilimlere vukufu bulunması.” Yani gelecek ile ilgili bilimlere vukuf sahibi olması. Peygamberimiz (s.a.v)’e bildiriliyor Cenab-ı Allah’tan, o da Peygamberimiz (s.a.v.)’den aldığı bilgileri açıklayacak. “Çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edecek meseleleri halledebilir.” Muhammed Bin Resul El Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler