Adnan Oktar`ın 16 Ocak 2011 tarihli Kanal Avrupa röportajından
16 Ocak 2011, Paris, Théatre du Gymnase Marie-Bell'de gerçekleşen konferans ile video konferans:
ADNAN OKTAR: Herkese selam ediyorum. Herkese esenlik, güzellik, iyilik diliyorum. Bütün Fransız arkadaşlara, Müslüman kardeşlerime ve Hristiyan, Musevi arkadaşlara da güzellikler, esenlikler diliyorum. Müslümanlık sevgi dini, barış dini, kardeşlik dini. Peygamberimiz (s.a.v) müşriklerin ağır baskısı zamanında biliyorsunuz Hristiyanların yanına Müslümanları göndermişti, hicret etti Müslümanlar. Hicretin amacı Hristiyanların yanında rahat etmekti. Nitekim onların yanında daha rahat ettiler, daha huzurlu oldular. Hristiyan hanımlarla evlenilebiliyor. Musevi hanımlarla evlenilebiliyor. Yemekleri yenir, ticaret yapılır; arkadaşça, kardeşçe bir bağ olur. Bunu Peygamber Efendimiz (s.a.v) kendi sağlığında uygulamış. Hatta mübarek cübbesini çıkarıyor, seriyor, onun üzerine oturuyor Hristiyanlar, Museviler. Onları ağırlarken zaman zaman yaptığı güzel bir jesti onun, güzel bir tavrı. Dolayısıyla Hristiyanlara karşı da, Musevilere karşı da hatta ateistlere karşı da şefkatle yaklaşmamız gerektiği açıktır. Dinin bir gereğidir. Çünkü kalbi dine ısındırılacak olanlara da para veriliyor biliyorsunuz. Yani imkan tanınıyor. Yiyecek veriliyor, eşya veriliyor, imkan veriliyor. Kuran’da var “kalbi ısındırılacak olanlar” diye. Dolayısıyla sevdiren, şefkatli bir din anlayışıdır, İslam dini. Kardeşlerimizin de bu gözle olaylara bakmasını istiyoruz. Aleviler, Bektaşiler, Şiiler, Caferiler, Sünniler, Vahhabiler hepsi kardeştir. ‘La ilahe İllAllah Muhammeden Resulullah’ diyen herkes birbirinin kardeşidir, birbirinin dostudur. Ayrılık, tefrika İslam’da haramdır. Allah ayette söylüyor; “Müslümanlar kardeştir” diyor. Aksi olmaz. Kuran ayetleri hep Müslümanların topluluğuna hitap eder. Müslümanları tek bir topluluk olarak kabul ederek hitap eder. Hatta Cenab-ı Allah; “kurşunla kaynatılmış binalar gibi birlikte mücadele edenleri Allah sever” diyor. Kuran ayetidir. O yüzden özellikle Fransa’da, Fransız halkı nezih, kibar bir toplumdur. Zarif insanlardır. Orada İslamiyet’in anlatılması, Darwinizmin geçersizliğinin anlatılması çok hayati bir konu. Darwinizmin geçersizliği doğru, bilimsel bir gerçek. Çünkü Darwinizm doğru olsaydı biz derdik, doğru derdik. Bilimsel bir gerçek. Ona göre de belki yorumlardık, Kuran’a göre olayı açıklardık. Ama tek bir tane ara fosil olmayınca, ama bak tek bir tane ara fosil yok, Darwinistlerin dediği gibi. Ve bunu Darwin kendi de söylüyor, “ara fosil yok” diyor. Ayrıca bir proteinin tesadüfen meydana gelmesi de imkansız olduğuna göre. Tek bir proteinin meydana gelmesi mümkün değil. Çünkü bir proteinin olması için başka bir proteine ihtiyaç var. Yani bu sıfır demektir. Bakın bir protein var, başka proteini meydana getirebiliyor. Ama protein yoksa protein oluşamıyor. Yani şu kadarda bir ihtimal, bu kadar da bir ihtimal diye bir ihtimal yok. Hiç, imkansızdır proteinin tesadüfen meydana gelmesi. Nitekim de Dawkins’e sorulduğunda, “uzaylılar yaptı” diyor, “uzaylılar gelmiş olabilir, uzaylılar yapmış olabilir” diyor. Buna benzer komik açıklamalar yapıyor. Dolayısıyla Darwinizm gerçekten bir safsatadır. Gerçekten dünyayla alay etmedir, dünyaya söylenmiş büyük bir yalandır. Bilimsel olarak bu konuları zaten şimdi arkadaşlarımız konferansta açıklayacaklar. Ama detaylı arkadaşlarımızın merak ettiği konular varsa onları da tabii ki ayrıca soru olarak sorabilirler. Bütün Fransız halkına, bütün oradaki Müslüman kardeşlerimize selamlar söylüyorum. Oradaki bütün Müslüman kardeşlerime, hepsine selam ediyorum, sevgi duyuyorum, saygı duyuyorum. Hristiyanlara, Musevi arkadaşlara, onlara da saygılarımı, sevgilerimi iletiyorum. Orada ateist olan arkadaşlar varsa onlara da şefkatlerimi, onlara da arkadaşça, kardeşçe yaklaşımımı onlara ifade ediyorum. Çünkü onlar da Allah’ın bir kulu. Biz onlara kinle, nefretle bakmayız, iyi olmalarını isteriz. Gönülleri rahat olsun. Biz Fransa’nın ekonomik yönden de güçlü olmasını, siyasi yönden de sağlıklı olmasını, Fransız devletinin, Fransız milletinin huzur içinde yaşamasını isteriz. Ama Allah’sız olarak, dinsiz olarak toplumun mutlu olmadığını Allah bize gösterdi. Mümkün değildir, imkansızdır. Toplum ancak Allah sevgisiyle, şefkat, merhamet, sevgi, saygı, dostluk, kardeşlik, fedakarlık hisleriyle mutlu olabiliyor. Bunlar gitti mi egoistlik, bencillik, hırçınlık, saldırganlık gelir. O yüzden İslam dinine, Kuran’a sıkı sıkıya sarılmak Fransızlar için de bir berekettir. Diğer milletler için de bir berekettir, güzelliktir, huzurdur, mutluluk kaynağıdır. Bütün insanlık yakın zamanda hem Mehdi (a.s)’ı görecek, hem de Hz. İsa Mesih (a.s)’ı görecek. İsa Mesih (a.s)’ın bizzat kendisini görecekler. Bu yüzyılda insanlar bu şerefe nail olacaklar. Hatta on yıl içerisinde diyebilirim. Yani umuyoruz, inşaAllah, Allah’ın izniyle. Çünkü ben belki emin olabilirim ama başkası için bunu söyleyemeyeceğim için, on yıl içerisinde diyorum, inşaAllah; Allah’ın izniyle görecekler. Hem İslam’ın bütün dünyayı sevgiyle sardığını, şefkatle sardığını, bereket ve bolluk getirdiğini görecekler. Hem Hz. İsa (a.s)’ ın gelip Kuran’ı övdüğünü, Kuran ahlakını övdüğünü görecekler, Peygamberimiz (s.a.v)’i övdüğünü ve sevdiğini görecekler. Dünya adeta bir bayram yerine dönecek. Biz buna Altın çağ diyoruz. Şimdi o dönemdeyiz, inşaAllah. Bu mutlu, güzel günleri orada bulunan bütün arkadaşlarımızın ve bütün milletimizin, bizi dinleyen kardeşlerimizin de görmesini Allah’tan temenni ediyorum. İnşaAllah da göreceğiz, Allah sağlık sıhhat verirse. Herkese sevgilerimi, selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. İnşaAllah, güzel bir sohbet toplantısı olur, faydalı olur. Herkese hayırlı geceler diliyorum, inşaAllah. Hayırlı sohbetler diliyorum.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...