Adnan Oktar`ın 16 Ocak 2011 tarihli Kanal Avrupa röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Selamun Aleykum Hocam.” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. “Bildiğimiz kadarıyla Mehdi (a.s) Mehdilik iddiasında bulunmayacak.” Doğru. “Sizin hakkınızda bir hüsn-ü zannım vardı.” Bu hüsn-ü zannı artmış kardeşimizin, anladığım kadarıyla. Herkes bütün sevdiklerine Mehdi (a.s) gözüyle bakabilir. Yani bu acayip yanlış olan bir şey değil. Bediüzzaman’ın talebeleri mesela Bediüzzaman’ı Mehdi (a.s) olarak biliyorlar. Ziyade-i hüsn-ü zan, ziyade-i iltifat her zaman olmuştur. “İlişilmez” diyor Bediüzzaman. Yani her zaman talebeler mürşidlerini, hocalarını Mehdi (a.s) bilirler, bütün tarikatların tamamında vardır bu. Her yerde vardır, Mehdi (a.s) olarak bilirler. Bir iltifattır bu, inşaAllah. Mehdi (a.s) olacağı umulur, bu şaşırılacak bir şey değil. Ama Mehdilik’i her anlatan kişinin de Mehdilik iddiasında bulunduğu söylenir. Mesela Mehmet Şevki Eygi Hocamız için de bunu söylüyorlar, benim için de söylüyorlar. Başka birkaç kardeşimiz daha var, Burhan Bozgeyik, başka kardeşlerimiz vardı, onlar için de söylüyorlar. Yani çok isim sayabilirim. Mehdilik’i kim anlatırsa, “tamam, bu Mehdilik iddiasında” diyorlar. Bunu göze alacak Mehdilik’i anlatan insan. Bu iddialarda bulunmalarını göze alacak. Bunu değil; hakareti, saldırıyı, baskıyı, şiddeti, şehit olmayı, hepsini göze alacak. “Aman, şimdi Mehdilik iddiasında bulunuyorum gibi bir imaja kapılırlar. Şimdi bizim anlattıklarımızdan böyle bir çıkarım yaparlar, en iyisi ben Mehdilik’i anlatmayayım” dersen, iblislerin oyununa gelmiş olursun. İblisler ne yaparlar sana, derler ki; “kardeşim, sen Mehdilik’i öyle bir anlatıyorsun ki alenen Mehdilik iddia ediyorsun. O çıkıyor ortama.” “Ne yapmam gerekir o zaman, ondan kurtulmak için?” diyorsun. “Tevbe edeceksin, hiçbir şekilde bu hadisleri ağzına almayacaksın, anlatmayacaksın.” “Başka?” “İttihad-ı İslam’dan bahsetmeyeceksin.” Başka?” “Türk-İslam Birliği’nden bahsetmeyeceksin. Ey iblis! Ey iblis! Ben seni bağırttıra bağırttıra, böğürttüre böğürttüre anlatacağım. İstediğin kadar öyle düşün, taşın, beni hiç ilgilendirmez. İblis çeşitli yerlerden böyle seslenir. Şeytan böyle seslenir. “Sakın ha sakın Mehdilik’ten bahsetme” der. “Bin yıl sonrasına ertele, beş yüz yıl sonrasına götür. Şahs-ı manevi de, yoktur de, hayal gibi bir varlıktır de, ruh gibidir de ama Mehdilik’i bir şekilde ortadan kaldır. Peygamber hakim edememiş İslam’ı, sen mi hakim edeceksin şeklinde konuş” der. Ki Allah’ın nuru dünyaya hakim olmasın. Şeytanın istediği konu budur. Onun için birçok taktikler ve teknikler yapar. Bir tanesi de, en mühimlerinden bir tanesi de budur. Mehdiyet’i anlatan kişiye “sen misin iddia eden” demek. Kardeşim, istediğin kadar düşün, hiç sorun değil. Ayrıca Mehdilik suç da değildir, birisi birisine Mehdi (a.s) olabileceğini ima ediyorsa veyahut o inançtaysa o zaten bir iltifattır, güzelliktir, Allah razı olsun, öyle düşünüyorsa. İnşaAllah o Mehdi (a.s) olsun. Adam beni Mehdi (a.s) gibi görüyorsa, o da bir iltifattır. Beni adam nasıl görecek, ne desin, değil mi? Müslüman Müslümanı en iyi şekilde görmeye çalışacaktır, veli olarak görmeye çalışacaktır, Mehdi (a.s) olarak görmeye çalışacaktır. İltifat edecek. Ziyade hüsn-ü zan her zaman vardır, Allah razı olsun. Bana iltifat edene ben de iltifat ederim. İnşaAllah o Mehdi (a.s) olsun. Bu bir suç değil. Çünkü iddia edilen şey bir güzellik, Allah’a yakın olma, veli olma iddiası var. Bu kızdıracak, hakaret olan bir söz değil ki, iftihar edilecek bir söz. “Umudum vardı, öyle düşünüyordum” diyor. Dolayısıyla iblisin oyununa hiç kimse gelmeyecek, inşaAllah. Zımmen öyle görünebilir. Hiç mahsuru yok. Mesela Şeyh Ahmed Yasin Hocamız savunurken, “kendisini Mehdi (a.s) zannediyor” diyorlardı. Gürül gürül benim aslan hocam anlatıyor. Helal olsun, sonsuz kere helal olsun, maşaAllah. Hiç kimseyi kaale almıyor, aslanlar gibi anlatıyor. Bir sığıra benzeyen, yaban bizonuna benzeyen bir tip var; ona öyle iddiada bulunuyor. Yani “Mehdilik iddiasında bulunuyor” der gibi. Ne yapacak Ahmed Yasin Hocamız? Diyecek ki; “bu konu tehlikeli, ben bu konuyu açmayayım.” Seyyid aynı zamanda kendisi, şemaili de andırıyor. Olabilir, inşaAllah. Hüsn-ü zan edebilir bir insan isterse. “Anlatmayayım” diyecek. Bu şeytanın oyununa gelmektir. Ahmed Yasin Hocamız şeytanı ayağının altında ezim ezim ezen, şeytanı böğürttüren mübarek seyyidlerden bir tanesidir. Dolayısıyla bıraksınlar bu oyunları...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler