Adnan Oktar`ın 24 Ocak 2011 tarihli Adıyaman Asu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Selamun Aleykum.” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berekatühü. “Ben Fatih. Hocam bir sohbetinizde; cennette istediğiniz yere, istediğiniz anda gidebileceğimizi, söylemiştiniz. Rüyamızda oluşan mekan değişikliğinde örneğin; deniz kenarında önümüzdeki bir masada oturuyoruz ve bir anda soğuk karlı bir tepede aynı masa önümüzde, kendimizi o hal üzerinde buluyoruz. Ve mekanlar değişirken bu değişim bize o an çok normalmiş gibi geliyor. Ancak uykudan uyanınca rüya olduğunu anlıyoruz. Herkeste olduğu gibi bunu ben de rüyamda pek çok kereler yaşadım ve aklımda çok net kaldı. Cennetteki mekan değişikliği buna benzer mi olacak Hocam? Eğer cennet de rüyadakine benzerse çok keyif verici, eğlenceli bir şey. Eğer inşaAllah cennete gidersem tabii.” İnşaAllah gidersin. Tabii, oradaki görüş netliği keskin. Allah diyor bakın; “perde önünüzden kalkmıştır, artık görüş keskindir.” Şu an bizim önümüzde elips şeklinde bir perde var. Dikkalice bakarsanız, şöyle elips şeklindedir. Geniş bir perde, o perdenin üzerindeyiz, oradan seyrediyoruz adeta. Dışarıda madde var, fakat biz perdedeki görüntüyü seyrediyoruz. O perde kalktığı zaman gerçeği göreceğiz ve netlik oluşacak, çok müthiş bir netlik oluşacak. Ve istediğin an, aklından herhangi bir şey geçirdiğin zaman anında oluşur. Mesela şu an portakalı düşündüğünde nasıl kafanda hemen oluşuyor ama flu, net değil, değil mi? Cennette çok net oluşur, doğrudan oluşur portakal. Mesela bir sevdiğimizi düşünüyoruz, hemen kafamızda görüntüsü oluşuyor. Cennette de hemen oluşur, hemen onun yanına gitmiş olursun, inşaAllah. Bu sistemin Allah bizde flu halini, bir ön halini bize gösteriyor ki, nasıl olacağını kavrayalım diye. Mesela biz desek ki; nasıl olacak? İşte Allah gösteriyor. Sistem tam anlamıyla aynı mı? Değil. Tam anlamıyla cennette olur. Çünkü tam anlamıyla oldu mu, zaten cennette olmuş oluyoruz biz, o zaman olmaz. Cennetteki gibi olmaması için, hafifi flu benzeri olması lazım. Onun iyice zayıflatılmış bir modelini Allah bize gösteriyor. Mesela meyvelerin de, sebzelerin de zayıflatılmış modeli vardır. Güzelliklerin zayıflatılmış modeli vardır. Cennetteki sistemin de zayıflatılmış modelini görürüz biz. Mesela istediğimiz bir müzik parçasını kafamızda canlandırabiliriz biz. Mesela bir su hışırtısını veyahut bir etin, bir kebabın kokusunu, tadını tahayyül edebiliriz, hatta adam yutkunur aklına geldiğinde; tahayyül gücünden kaynaklanıyor. Cennette de işte tahayyül ettiğinde, o flu görüntü değil, net hali ile oluşur. Konu bu, bu şekildedir, inşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...