Adnan Oktar`ın 24 Ocak 2011 tarihli Adıyaman Asu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Almanya’dan bir koç yiğit yazmış. “Hocam yine mesajım ulaşmadı, acaba yanlış yere mi gönderiyorum? Bir daha e-mail göndereyim,” diyor. “Hocam niye doğrudan cennette yaratılmadık?” diyor. Doğrudan cennette yaratılırsan, cennettin kıymetini bilmezsin. Koltuğun senin için bir anlamı olmaz. Arabanın senin için bir anlamı olmaz. Çatalın, kaşığın bir anlamı olmaz, hiçbir şeyden zevk almazsın. Büyük bir bölümünü anlamazsın, çok büyük bölümünü anlayamazsın. Cesur insanı cesaretinden sevemezsin. Vefalı insanı vefasıyla sevemezsin. Delikanlılık yapmış insanı delikanlılığı ile sevemezsin. Cömert insan bulamazsın o zaman. Peygambere aşık, Allah yolunda, Peygamber yolunda canını vermiş şehit bulamazsın. Sadece düz insanlar bulursun, normal insan bulursun. Cennetin gücü müthiş kırılır o zaman, müthiş. Nitekim Cenab-ı Allah onu göstermek içi, Hz. Adem (a.s.) kıssasını anlatıyor Cenab-ı Allah. Cenab-ı Allah Aden (a.s.)’ı cennete koyuyor, şeytan da orada. Cenab-ı Allah diyor ki; yiyin, için çok rahat edin, şuradaki şu ağacın meyvesine dokunmayacaksınız, ondan yemeyeceksiniz, onun dışında istediğiniz meyveyi yiyin, ne yapıyorsanız yapın, diyor. Öyle bir ortamda insan ne yapar? Büyük bir coşku içerisinde olur, değil mi? Hz. Adem (a.s.) mutlu değil orada, yeteri kadar mutluluk yok, çünkü dünyada eğitim almamış. O derinliği almamış, o gücü almamış. Şeytan yanına geliyor, diyor ki; sen bu meyveden yemezsen sonsuz olamazsın ki. Allah sana sonsuz olacağını söyledi ama ben sana söyleyeyim eğer o meyveden yemezsen sonsuz olamazsın, diyor. Allah’a güvenmesi lazım, şeytana güveniyor. Gidiyor, hemen orada meyveden yiyiyor. Allah anında üzerlerindeki elbiseleri yok ediyor, göremiyor üzerindeki elbiseleri, cennet elbiselerini. Hemen oradaki ağaç yapraklarından koparıp örtünüyorlar; Adem (a.s.) ile Havva (a.s.) aynı anda yemişlerdir, vücutlarının açık yerlerini örtüyorlar. Ve Cenab-ı Allah onları dünyaya indirdi, dünya boyutuna indirdi. Burada eğitim aldıktan sonra cennete gittiler, Hz. Adem (a.s.)’e sorun; şimdi mi mutlusun, daha önce mi mutluydun? Oradayken mutluluğu yüzde bir idiyse, orada bin; eğitim aldıktan sonra, dünyadaki eğitiminden sonra. O zaman her şeyden zevk alıyor. Koltuktan zevk alır, yataktan zevk alır, sohbetten zevk alır, çünkü acıyı, çileyi görmüş, zorlukları görmüş. Herşey hoşuna gider. Dünyada da öyledir. Mesela zoru görmeyen bir insan, sevgiyi bilmiyor. Acıyı bilmeyen insan, sevgiyi bilmiyor. Acıyı, çileyi, zorluğu bilen insanlar, daha kaliteli, daha akıllı oluyorlar. Hiç acı görmemiş insanları isterseniz gidip bakın ne hale gelmişler. Anlamaz sevgiden, derinlikten anlamıyorlar, bambaşka bir şey oluyorlar. Onun için dünyadaki eğitim son derece hayatidir. Adam koltuğa yaslanmayı niye zevkli bulsun ki cennette? Allah; “koltuklara yaslanmışlardır” diyor. Yorgunluğu bilen insan, koltuğa yaslanmanın kıymetini bilir. Bilmiyorsa cennette zaten öyle bir ihtiyacı yok ki, koltuğa niye yaslansın ki? Unutamıyor insan, sonsuza kadar unutamayacaktır o koltuğa yaslanmanın güzel olduğunu. Mesela farz edelim Beril, cennette beraberiz inşaAllah. Onun yaptığı fedakarlıklar, üstünlükler, Allah yolunda yaptığı mücadeleyi sonsuza kadar unutmayız. O da benim yaptığım mücadeleyi sonsuza kadar unutmaz. Cesareti, sabrı, iradeyi, kararlılığı, cömertliği, ne ise artık hepsi, onların hiç birini unutmaz. O yüzden çok fazla sever. Öbür türlü dümdüz bir insan olurum ben, dümdüz. O da dümdüz bir insan olur. Allah bunu beğenmiyor. Allah zengin güzelliği seviyor, Allah zengin güzellikten hoşlanır, zengin güzellik istiyor. Onun için de bu yöntemin dışında hiçbir yöntem yok. Ben de düşündüm, çok derin düşündüm, mükemmel bir yöntem, bunun üzerine hiçbir yöntem olamaz. İnsan aklına göre başka hiçbir yöntem yok, bu yöntem. Mutluluğun da yolu bu, cennetten zevk almanın yolu da bu, mükemmel insan olmanın yolu da bu ve zengin güzelliğin de yolu bu, başka bir yol yok, başka hiçbir yol yoktur. Ve Allah mükemmel imtihan ediyor, mesela acılara, korkulara dirençle. Mesela Mehdi (a.s.)’ın, yedi milyar insanın içerisinde öne çıkmasının sebebi bu imtihandır. Mesela bir Mehdi (a.s.)’ı Allah güzellik olarak yaratıyor. Mehdi (a.s.)’sız bir dünyanın güzelliği eksik olmuş oluyor. Allah İsa Mesih (a.s.)’ı indiriyor, müthiş bir güzellik, heyecan duyuyoruz biz. İnsanlara yemekten mi hoşlanırsın, Hz. İsa Mesih (a.s.)’ın inişinden mi, deseler, Hz. İsa Mesih (a.s.)’ın inişi daha çok heyecan verir. Allah böyle zevkler ve güzellikler meydana getiriyor, dünyayı zenginleştiriyor. Mesela hiç umulmayan bir ortamda; İttihad-ı İslam hiç tahmin edilemiyor dünyada, edilemedi, değil mi? Bakın gürül gürül hakim olacak. Bu insanları müthiş heyecanlandırır. En olmayacak yerde, mesela farz edelim katranın içerisinde gül bitiyor. Allah hayret edilecek şeyler yapıyor. Mesela çok küçük bir grupla bütün dünyaya hakim ediyor. Çok dev bir grubu yok ediyor Allah mesela. Böyle büyük bir şeyin yıkılmaması lazım. Rusya’da komünizmin yıkılmaması gerekiyordu, yıktı Allah. Komünizm yıkılacak gibi görünüyor muydu? Hiç görünmüyordu, dünyayı yutacak gibi görünüyordu, paldır küldür indi. Mehdiyet, yüz kişi ile, üç yüz kişi ile yedi milyara hakim olunur mu? Olunuyor işte. Bir mucize olarak yapıyor Allah. Süslüyor Allah, güzellik yapıyor. Mesela şehit; Allah yolunda alnının ortasından vuruluyor, bir güzellik. Cennette, sen niçin şehit oldun, diyoruz. Allah yolunda oldum, diyor. Nasıl seversin sen onu cennette? Öbür türlü gelmiş; nesin diyorsun, hiç, diyor. Ne yaptın diyorsun, hiç bir şey yapmadım, dümdüz bir insanım, diyor. Dümdüz bir insan kadar sevebilirsin. Bir şehidin sevgisi ile o aynı olmaz. Şehidi çok çok fazla seversin. Çünkü gitmiş; şehit olacağını biliyor, tahmin ediyor, olabileceğine ihtimal veriyor, buna rağmen Allah için canını ortaya koyuyor. Hatta vuruluyor, biraz can da çekişiyor bazen, mesela beş saat, altı saat. Sürekli, Allah, Allah, La ilahe İllAllah, La ilahe İllAllah Muhemmeden Rusulullah, diyor. Şimdi bu insanla diğer insan aynı olur mu? Sevgi aynı olur mu? Çok daha fazla seversin. Mesela ben İlayda’yı seviyorum, niye seviyorum? Asil kız, kaliteli insan. Basit, sıradan bir insan olsa sevemem, bu açık. Mesela değer veriyorum, saygı duyuyorum, niçin? Kaliteli insan olduğu için, şahsiyetli olduğu için. Ufacık bir şey olsa fark eder, basit bir insan olsa görüşmem. Mesela sen de öyle, benim kızım da öyle. Başka türlü niye konuşayım o zaman, ne yapacağım?
İlanlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler