Adnan Oktar`ın 25 Ocak 2011 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Ta Abdülhamit devrinden beri İslam aleminin birleşmesi için, Müslüman alimler, bütün Müslümanlar gayret ederler bütün her yerde. Binlerce, onbinlerce Osmanlı altını para harcanmıştır, alimler toplanır, bir daha toplantılar yapılır birlikler oluşturulur. Yani birliktelik için yapılmış birlikler, küçük küçük gruplar ve hiçbir netice alınamaz. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.)’in sözünü tutmuyorlar. Peygamberimiz (s.a.v.)’in sözünü önemsemiyorlar. Peygamberimiz (s.a.v.) İttihad-ı İslam için Mehdi (a.s.)’nin şart olduğunu söylüyor. Mehdi (a.s.)’siz bir İslam Birliği yok. Türk İslam Birliği Mehdi (a.s.) olmadan mümkün değil. Bir 100 yıl daha geçse yine mümkün olmaz. Yüzlerce grup, yüzlerce kişi, gece gündüz uğraşsa yine olmaz. Mehdiyet’in vereceği hidayet, vesile olacağı hidayet, heyecan Allah tarafından verilecektir. Allah Mehdi (a.s.)’yi şart koşmuştur. “Mehdi (a.s.)’yi getirin” diyor Cenab-ı Allah, “Mehdi (a.s.)’yi bulun, Ben de hidayet vereyim” diyor ve “sizi birleştireyim”. “Yok biz Allah’ın dediğine gerek duymuyoruz” diyorsalar, “Peygamberin (s.a.v.) sözüne gerek duymuyoruz, biz kendimiz birleşiriz böyle şeylere ihtiyacımız yok” diyorlarsa, boş yere uğraşırlar. Boş yere de demeyeyim de yine sevap alır Allah rızası için, fakat hiçbir şekilde netice alamazlar. Ama tabii hiç yerine koymanın da hükmü vardır, Ahiret’te onun hesabını verecekler. Yani hiçbir şey değildir tabii ki. Ama Peygamberi (s.a.v.) devreden çıkartarak İslam Birliği olmaz, İttihad-ı İslam olmaz. Kuran’ın hükmü çok açıktır, hadisler hep Kuran’a gönderme yapıyor değil mi Zülkarneyn (a.s.) ve Süleyman (a.s.) gibi. “Bir evladım dünyaya hakim olacak” diyor. Peygamber (s.a.v.) geceli gündüzlü günde beş vakit bunu anlatıyor bütün sahabelere, sahabeler sürekli soruyorlar. Ve tevatür derecesinde, Fethullah Hocamızın açıklamasını koyun bir daha, orada konuyu çok güzel anlatıyor Fethullah Hocamız.
-VTR- Fethullah Gülen Hocaefendi Hazreti Mehdi (a.s.)’ı Anlatıyor.
ADNAN OKTAR: Bakın yirmi küsür sahabe görülmemiş bir şey bu. Yirmi küsür sahabe ittifakla Mehdi (a.s.) konusunda çok detaylı Peygamberimizin (s.a.v.) hadislerini bildiriyorlar. Ahkâma ait konularda bile yirmi küsür sahabe ittifakla söylemiyor. Bakın ahkâma ait konularda bile, namaz, oruç, zekat gibi ahkâma ait konularda bile. O kadar mütevatir ve o kadar nettir Mehdiyet. “Mehdiyet önemli değil” diyorsa, Peygamber (s.a.v.) önemli değil anlamına gelir o söz. Peygamberin (s.a.v.) sözleri bizi ilgilendirmiyor anlamına gelir. Çünkü o zaman Ehl-i Sünnet’in bütün temel inançlarını oluşturan bütün hadisler ortadan kalkmış olur. Çünkü Mehdi (a.s.) ile ilgili yirmi küsür sahabenin bildirdiği mütevatir hadisleri adam yok kabul ediyorsa, öbür hadisleri zaten yok kabul etmiş oluyor. Hepsini yok kabul etmiş olur. O zaman ahkâma ait hususların tamamını ortadan kaldırmış oluyorlar, bambaşka bir şey olmuş olur. Dolayısıyla anlamazlıktan gelinecek gibi değil. Mehdiyet’i reddettiğinde Allah’ın Peygambere (s.a.v.) bildirdiği vahyi reddetmiş olursun. “Ben çözüm bulurum.” Zaten bir kısmı “Türk İslam Birliği, İttihad-ı İslam, böyle bir konu olmaz” diyorlar. Zaten niyetleri yok adamların. “Peygamber (s.a.v.) yapar” diyor, bak kurnazlık yapıyorlar kendince, Peygamberi (s.a.v.) öne sürerek. Bu biraz şeytanın etkisinde kaldığını gösteriyor o şahsın. Biz de diyeceğiz ki; “Peygamberimiz (s.a.v.) yapamadığına göre, Peygamberin (s.a.v.) torunu asla yapamaz. O zaman biz vazgeçelim” diyeceğiz. “O zaman küfür yensin bizi, küfür dünyaya hakim olsun, makul olan da budur” diyeceğiz. “Kıyamet’e kadar küfür hakim olsun” diyeceğiz. Bak mantığı görüyor musun? Ne kadar yanlış, ne kadar şeytanın etkisinde bir mantık. Doğrusu ne? Allah Peygamberimize (s.a.v.) Cibril (a.s.) kanalıyla vahyediyor, vahyi Peygamber (s.a.v.) bize bildiriyor; “İslam aleminin kurtuluşu, birlikteliği ancak Mehdi (a.s.) ile mümkün” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), “Mehdi (a.s.) ve talebeleri”. Adam “ben önemli görmüyorum” diyorsa, zaten hiçbir şeyi önemli görmüyor demektir. Dolayısıyla da işte Müslümanların başına gelen bu olaylar oluyor. O sıkıntılar başlarına geliyor. Yani Mehdi (a.s.)’yi kabul etmek, belirli bir şahsı kabul etmek anlamında değildir. Mehdi (a.s.)’yi kabul etmek, İttihad-ı İslam’ı kabul etmek demektir. Adam İttihad-ı İslam’ı istiyorsa, kime Mehdi (a.s.) diyorsa desin sorun değil. Yeter ki Mehdi (a.s.)’yi arasın. biz illa şu şahıstır demiyoruz Mehdi (a.s.). O kendisi hadislere baksın, Peygamberimizin (s.a.v.) hadislerini okusun samimi kanaatini bildirsin, kimse ona bir şey demez. Ama kökten reddetme var. Kökten reddedince de Müslümanlar işte böyle sürünüyorlar. Bütün dünyanın gözü önünde, herkesin şahit olduğu bir durum. İslam alemini bir gözünüzün önüne getirin, İslam aleminde sürünmeyen ülke yok gibi bir şey.
Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Sizden Gelen Güzellikler
Devamı ...İttihad-ı İslam
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler