Adnan Oktar`ın 28 Ocak 2011 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Hüsnü Mübarek 1981’den bu yana yaklaşık 30 yıldır iktidardaymış. Ne anlama geldiğini herkes anlar bunun. “Şu anda 82 yaşında önümüzdeki seçimlerde çekileceğini ancak yerine oğlunun geçeceğini açıklaması protestoların başlamasının sebeplerinden biri. İktidarın ilk günlerinden bu yana özellikle Müslüman cemaatler üzerine yoğun baskı uyguladı. Müslüman Kardeşler cemaatinin çok sayıda üyesi hala tutuklu. Her iki üç ayda bir 55-60 kişi daha tutuklanıyor. Mısır’da yaşayan Hristiyanlara yönelik saldırıların da büyük kısmının Müslüman cemaatler üzerinde baskıyı arttırmak için derin devlet tarafından yapıldığı biliniyor. Terörle mücadele adı altında işkence çok yaygın uygulanıyor. İslami yayın, kitap, site hazırlamak tamamen baskı altında. Uygulanan yıldırma politikalarından biri de halkı çok fakir yaşama mecbur etmek. Çok fakir olan halkı, çok düşük ücretle devlet dairelerinde çalıştırmak. Halkın büyük çoğunluğunun günlük geliri iki doların altında. Gazze İsrail tarafından yoğun bombardıman altında tutulduğunda dahi Hüsnü Mübarek insani yardım için refah kapısının açılmasına izin vermemişti. Hatta Gazze’ye yardım götüren tünellerin çoğu Mısır tarafından bombalanmıştı. Birkaç gündür devam eden gösterilerde iki binden fazla kişi tutuklandı, çok sayıda kişi öldürüldü.” Şehit olmuşlardır. “Bugün Cuma namazı sonrasında çok geniş çaplı gösteriler yapılmaya başlandı. Bugüne kadar Müslüman Kardeşler protestolara katılmıyor ve destek vermiyordu. Bugün onlar da katılacaklarını açıkladılar. Beş yüz bin kişi katıldı, ayrıca Hristiyanlar da Müslümanların önünde kalkan olacaklarını, protestolarda yer alacaklarını duyurdular. Şu an Mısır internet ve cep telefonu ağlarını kapattığı için Mısır’la iletişim büyük oranda kesildi. Kahire dışındaki kentlerden haber alınamıyor. Göstericiler yatsı namazını sokakta toplu kıldılar, gösterilere ara verip. Son gelen haberlere göre polisin Süveyş bölgesinde denetimi tamamen kaybettiği söyleniyor. Bugüne kadar ordu gösterilerde müdahale etmiyordu. Bugün akşamüstü ordunun müdahale etmeye başladığı haberi geldi. Sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Halk yasağı dinlemeden gösteriler devam ediyor” diyor. Tabii biz bu idealdir, iyi bir şey yapıyorlar demiyoruz. Çünkü çözüm İttihad-ı İslam’dadır. Mısır’da sokağa çıkmak, Sudan’da sokağa çıkmak hiçbir şey değiştirmez. Bilakis Müslümanlar hep mağdur olmuşlardır bu tip olaylarda; ezilmişlerdir, tutuklanmışlardır, acı çekmişlerdir. Halbuki dünya çapında bütün yazarlar, bütün önde gelenler, alimler ittifakla “biz İttihad-ı İslam’ı istiyoruz, Türkiye’nin öncülüğünde Türk-İslam Birliği’ni istiyoruz” demiş olsalar, sözlü olarak söylemiş olsalar, İttihad-ı İslam’ın oluşması saatler içinde olur. Ne Hüsnü Mübarek dayanabilir, ne şu dayanabilir, ne bu dayanabilir. Kimse bir şey diyemez. Ama bunun oluşması için de tabii Mehdilik’in gündemde olması gerekir. “Biz daha iyi biliyoruz, Peygamber (s.a.v)’den daha iyi biliyoruz, Peygamber (s.a.v)’in söylediği Mehdi (a.s)’a gerek yok, Allah’ın göndereceği Mehdi (a.s)’a gerek yok, İsa (a.s)’ın inişine de gerek yok, rahatça İttihad-ı İslam’ı oluşturacak güçteyiz. Derneklerimiz var, imkanlarımız var, adamlarımız var” derseler, yüz yıldan beri çekilen acı kesintisiz devam eder. Devam ediyor, yine de devam eder. Ne Mısır’da netice alabilirler, ne Sudan’da. Ne Fas, ne Tunus, ne Cezayir, hiçbirinde netice alınmaz. Alınsa da bölgesel alınır. Farz edelim Mısır’ın kurtulduğunu düşünün; bir parça, küçük bir parça. Bütün İslam aleminin kurtulması çok önemlidir, tamamının kurtulması. Bütün Hristiyanların ve Musevilerin de kurtulması çok önemlidir. Onların da Muhammedi olması, Kuran’ın nuruyla şereflenmeleri çok hayati bir konudur. O yüzden bölünmüşlüğün ortadan kalkması, İttihad-ı İslam’ın oluşması için bütün İslam aleminin el ele, ittifakla gayret etmesi gerekir. Bütün yazarların, önde gelenlerin bu güzel müjdeyi yaymaları gerekiyor. Mehdi (a.s)’sız İttihad-ı İslam olmaz, bunu bilecekler.
İttihad-ı İslam olmadığında adam telefonu da keser, suyu da keser, elektriği de keser. Çok rahat netice alınır. Ama Mehdiyet gündemde olursa, İttihad-ı İslam gündemde olursa manevi güçleri kırılır. Mehdiyet’e karşı bir insanın beyninin çalışması mümkün değildir. Allah adamın aklını alır. “Ben Mehdi (a.s)’a karşı mücadele edeceğim” diyen insanın Allah aklını alır, gücü gider. Allah ayağına dolandırır. Ama “ben yapacağım” derse o zaman da kendisinin ayağına dolandırır. “Mehdi (a.s)’a gerek yok, Peygamberimiz (s.a.v)’in dediklerine gerek yok; ben güç sahibiyim, iktidar sahibiyim, benim aklım yeterli” derse, Allah o zaman onun ayağına dolandırır. Mesela Peygamberimiz (s.a.v)’e tabi oldu sahabeler, mutlaka kazandılar. Peygamber (s.a.v)’in sözünü dinlemediklerinde savaş kaybedildi biliyorsunuz. Hz. Musa (a.s)’da da öyle olmuştu. Hz. Musa (a.s)’ın sözünü dinlediklerinde savaşı kazanmışlardır. Sözünü dinlemediklerinde mutlaka kaybetmişlerdir. Allah adamın ayağına dolandırır. Mehdiyet’te de böyledir. Mehdi (a.s) ile nasıl yapacağız derse, bu Allah’a güvenmemek olur, Peygamber (s.a.v)’e güvenmemek olur. Sen tabi oldun da, Mehdiyet’i kabul ettin de Allah sana zafer mi vermedi? Sen tabi olmamışsın ki, daha tabi olmadan mağlubiyeti kabul ediyorsun sen. Sen bir tabi ol bakalım. Allah’a güven, Allah’a teslim ol, Hz. İsa Mesih (a.s)’ın inişini Cenab-ı Allah’tan aşkla, şevkle iste; zuhurunu, biz indiği kanaatindeyiz Hz. İsa Mesih (a.s)’ın, zuhurunu iste, Mehdi (a.s)’ın zuhurunu iste, bak bakalım neler oluyor. Kainatın metafizik yapısını o zaman daha açık göreceklerdir. “Biz yaparız, biz ederiz” dedikçe de ızdırap ve acı bitmez...
Web siteleri
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler