Adnan Oktar`ın 27 Ocak 2011 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...1999’da bize yapılan operasyonda iddia edilen Ergenekon örgütünün çok büyük faaliyeti olmuştu bize yönelik. Çok garip olaylar olmuştu o dönemde, çok hayret verici olaylar olmuştu. Onun dışında da, iddia edilen Ergenekon terör örgütünün faaliyetleri dışında da dikkat çeken garip olaylar olmuştu. O zamanlar Sadettin Tatan İçişleri Bakanıydı. Televizyona çıktı dedi ki; “bazı vakıf yöneticilerini kendi mekanlarında imha edeceğiz.” Bu bizden bahsediyor, dedim. Bizim çocuklar da vardı, çok acayip bir laf; “kendi mekanında imha.” İmhadan kasıt, herhalde tutuklamayı kastediyor, gözaltına almayı kastediyor. İmhadan kasıt, alnından vurup öldürmek anlamında değildir, şehit etmek anlamında değil. Fakat operasyon oldu; biz akşam telefon aldık bizim arkadaşlardan, bizim eve polis geldi, dediler. İyi, hayırlı uğurlu olsun, dedik. Ceddin Deden, Neslin Baban dedim Allah hayırlı uğurlu etsin dedim. Ne mutlu size, Allah bereketini arttırsın, Allah sevabınızı arttırsın, dedim. Bir telefon daha geldi; Hocam bizim eve de geldiler, dediler. Allah sevabını arttırsın, dedim. Bir yer daha; o zaman genel birşey var anladığım kadarı ile, o zaman buraya da gelirler biraz sonra, dedim. Nitekim kapıya geldiler. Bizim dış kapı görünüyor, bahçe kamerası var, oradan görünüyor, polisler doluştular oraya. Gelmiyorlar, içeri girmiyorlar. Allah Allah ne oluyor, dedik. Her halde bir hazırlık yapıyorlar öyle gelecekler, hani böyle anlı şanlı girmek istiyorlar falan, dedik yine bekledik. Biz artık üstümüzü başımızı giyindik, çıkınlarımızı hazırladık; orada ihtiyacımız olacak şeyleri. Malum gittin mi, uzun süre kalınıyor. Ondan sonra uslu uslu beklemeye başladık. Bir saat geçti, gelen giden yok, bizi unuttular. Sonra içeriye uzaylı gibi kıyafetli adamlar gelmeye başladı. Kafalarında böyle silindir, ön kısmı kurşun geçirmez camdan oluşuyor soba gibi, kafasına soba geçirmiş gibi bir şey, her halde çelikten yapılmış, kurşun geçirmez, ben hiç görmemiştim. Bomba imha uzmanlarının giydiği kıyafetten giymiş, üzerinde de böyle beyaz bir şey, önlük gibi beyaz bir şey, yere kadar iniyor. Altına da zırh var, tam donanımlı. Uzaylılar evi basmış gibi oldu, ilk defa ben böyle polis görüyorum. Ondan sonra birer-ikişer içeri girdiler, ellerinde hiç görmediğimiz silahlar.
ALTUĞ BERKER: Özür dilerim Hocam, sözünüzü kesiyorum. İlk ben karşılamıştım bahçenin ön kısmına çıkıp, üzerimde kırmızı nokta vardı üstümde, ilk çıktığımda öyle gördüm.
ADNAN OKTAR: Lazerli, lazer kumandalı. Tetiğe bastığın zaman kırmızı ışık neredeyse mermi oradan vuruyor, evet. Sonra sakinleştirmeye çalıştık, acayip gergindiler. Sakin olun hiçbir şey yok, herkes güvende rahat olun, buyrun, dedik. Sonra polisler bir parça sakinleştiler. Ondan sonra bir tanesi geldi; Bahadır nerede, Bahadır nerede diye sormaya başladı. O da niyeyse öyle? Sanki ben Genel Emniyet Müdürü’yüm, ne bileyim ben Bahadır nerede? Beraber arayalım, ne bileyim ben Bahadır nerede? Burada yok, dedim. Hakikaten de yoktu orada. O da herhalde işin usulündendi anladığım kadarı ile. Bir bahçeye çıkardılar, geri getirdiler; tedirgin etmeye çalışır gibi hareketler. Sonra oturduk. Bir süre sonra bahçenin çaka çaka polislerle dolu olduğunu gördük; aşağı bahçenin. Ağaçlara falan doluşmuşlar polis, nereden geldiler onu da görmedik. Bir gün öncesinden polis gelip tatbikat yapmıştı bizim evde. Gelip; aşağıda olay oldu, sizin kameralar o olayı tespit etmiş olabilir, bir bakalım, dediler. Sizin kameraları incelemek istiyoruz, bahçede olan bir olayı tespit ediyor mu sizin kameralar, bahçe kameraları, dediler. Ben; bahçe kamerası var ama; çocuklara da söyledim, fakat öyle kapsamlı değil. Kameralar bir aşağı kapıyı görüyor, bir yukarı kapıyı görüyor o kadar, dedim. Bir de, videoya almıyoruz, dedik. Biz birşey olursa o zaman basıyoruz videoya, yoksa öyle sürekli banda alan bir sistem yok, dedik. Yok inanmıyoruz, bakacağız, dediler. Eve girdiler baktılar, iyi öyle banda falan alınmıyormuş burada, bir olay olursa demek ki burada bir şey olmuyormuş, dediler gittiler. Ertesi gün Bismillah gecenin üçünde dalış, gece üç gibi polisler geldiler. Aşağı bahçede en kuytu noktalara falan doluşmuşlar. Muhtemelen polis gelince benim aşağıdan; polis bir saat kadar bekledi ya orada, benim uyanıklık yapıp, böyle aşağıdan kendimi kurtarmak için gideceğimi düşündüler tahmin ediyorum. Orada da herhalde hoş geldin töreni yapacaklardı herhalde, anladığım kadarıyla. Ama ne türde olacaktı onu bilmiyorum tabii. Anladığım kadarı ile böyle ilginç bir karşılama olacaktı. Ben suçlu değilim ki kaçayım, niye kaçayım? Hiçbir şey yok. Bilakis buyrun, dedik. Yalnız şimdi Tantan niye onu söyledi? “Kendi mekanlarında imha edeceğiz bazı vakıf başkanlarını, yöneticilerini” falan, böyle bir laf etmişti. Sonra emniyete gittik, malum o deprem olayı oldu. Emniyetten günü birlik naklen yayın başladı. İfade veriyorum, ertesi gün basında. O zamanlar Tuncay Özkan’dı; Kanal D’deydi. Biliyorsunuz bu şahıs iddia edilen Ergenekon terör örgütüne üye olmak iddiası ile şu an tutuklu. Zaten Tantan da o zamanlar İçişleri Bakanı ve bizzat yakından ilgileniyordu, fakat Tuncay Özkan’a muntazam bilgi akıyordu, sürekli. Adil Serdar Saçan da o zamanlar İstanbul Emniyet Müdürü’ydü, Organize Suçlar’ın, evet. BAV mensuplarına gözaltında bulundukları süre zarfında işkence yapmak suçu ile yargılanan ve halen İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 216 yıl hapis istemiyle yargılanıyor Adil Serdar Saçan; bizlere işkence yaptığı iddiası ile yargılanması devam ediyor. Adil Serdar Saçan da o konuda bayağı titizdi. Adil Serdar Saçan’ı Tuncay Özkan çok iyi tanıyor, ahbabı, arkadaşı, çok yakın arkadaşı. Adil Serdar Saçan da iddia edilen Ergenekon terör örgütüne üye olmak suçundan o da yargılanıyor biliyorsunuz. Sadettin Tantan da, iddia edilen Ergenekon terör örgütü davasının tutuklu sanıklarından Ümit Sayın ile Adnan Akfırat arasında geçen MSN yazışmalarında; iddia edilen bu yapılanmanın Sadettin Tantan ile temas halinde olduğunu ve her türlü isteğini ona yaptırabileceğini ifade eden cümleler yer alıyor. İddia edilen Ergenekon terör örgütü dava dosyası, 408. klasör, sayfa 306’da geçiyor. Şimdi çok garip olaylar var. Bunlar tabii zamanla daha ortaya çıkacak, daha dikkat çekecek, daha anlaşılacak. Mesela Emin Şirin, o da bize açılan davada bazı ailelerle işbirliği yapmıştı emniyete gelip. Ümit Sayın da, mason aynı zamanda bu şahıs. Ümit Sayın diyor ki; masonluk belgesi ve mason localarına olan sadakatinin en önemli göstergesinin Harun Yahya; Adnan Oktar ve Bilim Araştırma Vakfı’na karşı yaptığı çalışmalar olduğunu söylüyor. Masonlar oradan anlasınlar benim ne kadar sadık olduğumu, diyor; ateist masonlarla bağlantı halinde. Tabii bunlar ilginç olaylar. Sadettin Tantan’ın da öyle çok yakın tanıdığı ruh ikizi birisi var. Geçenlerde televizyona çıkmıştı, sürekli beraberler. Adnan Oktar; Harun Yahya hakkında konuşmak öyle mümkün değildir. Çok çekiniyorduk, herkes çok çekiniyordu, diyor. Çekiniyorsan o zaman bu kadar olay niye oldu? Ağzınıza geleni söylüyorsunuz. İnternette, televizyonlara çıkıp istediğinizi konuşuyorsunuz. İstediğin gibi komplo yapıyorsun, yaptırtıyorsun. Nasıl konuşmuyorsun? Her şeyi konuşuyorsun, istediğin gibi muhatap oluyorsun. Sanki çekiniyormuş gibi bir üslupla geçen günlerde televizyonlarda konuşuyordu.
ALTUĞ BERKER: Şikayetçi arıyorlardı.
ADNAN OKTAR: Şikayetçi de aradılar gazetelere ilan vererek ve ekipsiniz. Sadettin Tantan, Adil Serdar Saçan, Tuncay Özkan, Emin Şirin; bunlar hep birbirlerini tanıyan adamlar, ekip, inşaAllah. Dolayısıyla böyle garip üsluplar tabii bizim dikkatimizi çekiyor. Bunlar zamanla inşaAllah düzelecek. Daha samimi, daha aklı başında hale gelecekler, inşaAllah..
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler