Adnan Oktar`ın 31 Ocak 2011 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:Mehmet Şevket Eygi Hocamızın bir yazısı vardı Milli Gazete’de; Müslüman bir toplum bozulunca, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in “bir toplum ne haldeyse öyle idare olunur” buyurduğu gibi, başlarına adil olmayan, halka acımayan, zulmeden başkanlar geçtiğini belirterek; bu nedenle Müslümanların İslam ahlakını öğrenmesi, yaşaması, azgınlıklara son vermesi, bir ve beraber olmaları, başlarına ehil bir imam reis seçip, ona biat etmeleri gerektiğini, ancak bu durumda kurtuluşa erebileceklerini söylemiş. Ayrıca, Mübarek iktidardan düşer diye bir temennide bulunmuş.
ADNAN OKTAR:Hocamız çok mübarek, muhterem bir insan. Fakat Müslümanların, dünya Müslümanlarının; Alevilerin, Bektaşilerin, Şiilerin, Caferi, Vahhabi, Sünni kardeşlerimizin, ittifakla birisini kendilerine imam seçmeleri mümkün değildir. Böyle bir şey olmaz. Allah seçer gönderir. Allah’ın seçtiği gönderdiğini beğenmezsen belâyı başına alırsın. Peygamberimiz (s.a.v.) “gidin seçim yapın” demiyor, “Mehdi (a.s.)’yi göreve getirin” diyor. Bediüzzaman “kendiniz seçim yapın” demiyor, “Mehdi (a.s.)’yi nuru imanla tanıyın, Mehdi (a.s.)’ye tabi olun; en büyük kumandan, hem hakim, hem mehdi, hem mürşit, hem bir kutbu azam olarak” diyor. “Bir zat-ı nuraniyi gönderecek, o da Ehl-i Beyt-i nebeviden olacak” diyor Bediüzzaman. “Gidip siz seçeceksiniz” demiyor. Allah seçiyor Mehdi (a.s.)’yi Müslümanlara gönderiyor. Müslümanlar’ın yapacağı görev nedir? İmanın nuruyla onu tanıyıp başlarına geçirmeleridir. Kimse kim, seçsin Müslüman kardeşlerimiz, söz bir Allah bir ayakkabısının altını öpeceğim, Mehdi (a.s.)’nin iki ayakkabısının altını öpeceğim, emireri olacağım kapıda ve diğer kardeşlerimin de emireri olacağım. Ama bu yapılmadan; 150 yıldan beri bu olurdu seçimle olmuş olsa, olmuyor, olmaz da. Sadece felaketler zincirleme birbirini kovalar, başka bir şey olmaz. Mübarek gider daha azgın biri gelir ve bu sürünme sistemi devam eder. Çünkü Allah’ın dediğine uyulmamış oluyor. Allah’ın dediği beğenilmemiş oluyor haşa, biz kendi kafamızdan bulacağız mantığı ortaya çıkmış oluyor. Peygamberimiz (s.a.v.) Ahir zamanı tamamen anlatmış. Bakın diyor Peygamberimiz (s.a.v.) şu şu şu olaylar, 150 tane yaklaşık, olaylar olduğunda, büyük alametleri de veriyor, bu büyük alametler de çıktığında, Mehdi (a.s.) denen benim evlatlarımdan birisi gelmiş olacak diyor. Onun şemaili şöyledir, görünümü böyledir, o geldiğinde ona uyun kurtulacaksınız diyor. Adam diyor ki; “ben Peygamberin (s.a.v.) dediğini kabul etmiyorum.” “Ne istiyorsun?” “Belâmı istiyorum” diyor. Allah da belâyı verir o zaman işte. Kim ne istiyorsa onu veriyor. Peygamberi (s.a.v.) beğenmiyorum, dediğini kabul etmiyorum demek, ben belâmı arıyorum anlamında olur, anlamı budur. Ve Allah o duayı da kabul ediyor, belâ isteyene de belâsını veriyor Allah. Belâ verir. Ve Allah vermesin İslam alemi de hercü merc halde şu an ve dünya da hercü merc halde. Bütün dünyanın üzerine bir belâ çökmüş durumda. Ve bu arada çocuklar azap çekiyor, hanımlar azap çekiyor, masumlar bu arada çok ezilmiş oluyorlar. Çünkü belâ geldiğinde, masuma da geliyor hepsine geliyor, toptan geldi dünyanın üzerine belâ. Ve Allah Kıyamet’i durdurdu, bekletiyor Kıyamet’i. Mehdi (a.s.)’yi bulun, tabi olun, size Cennet gibi bir dünya meydana getireyim diyor Cenab-ı Allah. Mehdi (a.s.)’nin vefatından sonra, Hz. İsa (a.s.)’nın vefatından sonra toplum yine bozuluyor, Allah ondan sonra artık Kıyamet’i bekletmiyor. Kıyamet dünyanın üzerine çökecek, durması için bir neden kalmıyor. Ama bak Peygamberimiz (s.a.v.) diyor; “Bir gün dahi kalsa, Allah o günü uzatacak” sahih hadistir bu, benim evlatlarımdan Mehdi (a.s.)’yi başınıza geçirecek diyor Allah. Ve, Nur talebelerinden de, diğer cemaatlerde de, birçok yerde, hasta insanlar var, üç tane beş tane sayısı az belki, var gücüyle Mehdi (a.s.)’yi durdurmaya çalışıyorlar deccalin safında...
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler