Adnan Oktar`ın 1 Şubat 2011 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Ermenistan'da kardeşlerimizin, canlarımızın birçoğu şehit oldular biliyorsunuz. Ermeni faşistler, Ermeni komünistler o zaman zulmettiler onlara ve akıl almaz işkencelerle şehit ettiler. Allah o işkenceyi yapanları, o cinayetleri yapanları yargılayacaktır ahirette. Ama biz de eğer imkanımız olursa dünyada onları yargılarız, katiller yani. “Eline sağlık” demeyiz katile. Kimse demez. Karşılığını alır. Ama minik tertemiz Ermeni çocuklarının ne suçu var, Ermeni genç kızların ne suçu var, anneannelerin ne suçu var? Ben onlara niye kinleneyim, niye nefret edeyim? Şefkat duyuyorum ben onlara, acıyorum ve koruyup kollayacağım. Katiller; siz onları bana bırakın, öyle bir konu olmaz. Ben “katiller elini kolunu sallayarak gezsin” demiyorum ki. Bazı kardeşlerimiz var, bana yazı yazıyorlar Azerbaycan'dan. Azerbaycan Allah'a çok şükür boydan boya tamam. Bir tek adı konacak Azerbaycan’a. Azerbaycan bitti, elhamdülillah, maşaAllah. Kaynıyor, maşaAllah. İntikam almak, haktır, Kuran'a göre intikam alınır. “Affederseniz daha hayırlıdır.” diyor Cenab-ı Allah. Biz hayırlı olanı yaparız. Ama profesyonel katilleri de oturup, istediğiniz gibi gezin, şeklinde bir karşılamamız olmaz. Onlara tabii ki gereken yapılacaktır. Yani ne ise o karşılığı ona göre tecziye olacaklardır. Ama “Ben bütün Ermeni Milleti'nden nefret ediyorum.” dedin mi, o zaman o faşistliktir, o zulümdür. O Allah'a, Kitab'a, inananın yapacağı bir şey değildir. Museviler için de öyle. Kim zulmediyorsa biz onun yakasına yapışırız. Tertemiz, mazlum,
AYSU BACIOĞLU: Günahsız.
ADNAN OKTAR:Tabii, Musevi çocuklar, ne zoru var çocuğun? Genç kızların ne zoru var? Adam hiçbir şekilde bu olaylara dehalet etmemiş, hiçbir şekilde böyle olaylara yanaşmamış. Niçin öyle bir gözle bakalım? O zulüm ruhundan olur. O kadar kindarlık, o kadar nefret, normal olarak Müslümanda bulunmaz. Adaletle; suçluyla suçsuzu, masum ile haini ayırt etmeyi bileceğiz. Bütün insanlara toptan aynı gözle bakamayız. Mesela bir şirket diyelim; orada bir kişi katil oldu. Bütün şirket katildir denir mi? Hepsinden intikam alınacak denir mi? O cahil, ilkel toplumlarda olur. Kabile ruhunda olur. Böyle vahşi toplumlarda olur. Mesela köyden giderler birini vururlar, öbür köy de gelir, bütün o köyü katliamdan geçirir. Camını çerçevesini indirir, çocuları asar-keserler, kadınları doğrarlar. Öyle vahşiler çok olmuştur. İlgili kişiyi gidip bulup onu adalete teslim edeceklerine, sürü psikolojisiyle vahşilik yapıp kitle katiamı yapmışlardır. Şimdi Müslümana bu yakışmaz. Bu zalimlere yakışır, zalimlerin vasfıdır. Dolayısıyla aklı başında bir kardeşimiz böyle bir tavır göstermez.
ADNAN OKTAR:... "Ben Ermeni vatandaşıyım. Bugüne kadar televizyonda hep bazı hocaların konuşmaları ne yazık ki bize karşı çok sıcak değildi. Birçok Müslüman arkadaşım var. İlkokulu ve üniversiteyi devlet okullarında okudum. Lisemiz, küçük ve şirin bir Ermeni lisesiydi. Hiçbir hocamız bize İslam hakkında, Hz. Muhammed Peygamber (s.a.v.) hakkında tek bir kötü söz bile söylemezdi. Paskalya'da tüm Müslüman komşularımızın sokaklarında tek tek dolaşıp, çörek ve yumurta dağıtırdık. Kurban Bayramı’nda ve Şeker Bayramı’nda da, onlar bizim zillerimizi çalarlardı. Sokakta beraber oynardık.” Böyleydik zaten biz, böyleydi. Osmanlı döneminde de böyleydi. “Beraber büyürdük hepsini de çok severim. Ben de Hz. İsa (a.s.)'ın yeryüzüne tekrar geleceğine inanıyorum. Biz de Allah diyoruz. Sizin yaratılışı anlatan kitaplarınızı okuduğumuzda, biz de Allah sonsuz güç sahibi, diyoruz. Hepimiz din kardeşiyiz, Allah dostuyuz. Konuşmalarınız çok hoşuma gidiyor. Bu suni gerginlik ortamının ortadan kalkması ile birlikte bayramlarımızı hep beraber kutlarız, diye dua ediyoruz. Meşhur zeytinyağlılarımız, güzel Ermeni yemekleri güzel bir sofra donatırız. Saygılarımla" diyor. Natali isimli hanım kardeşimiz yazmış. Şimdi yazık günah değil mi? Bu insana adam nefret gözüyle bakıyor; öldürülsün, asılsın, kesilsin. Bakın o sevgi arayışında.
AYSU BACIOĞLU: Ne kadar güzel dilekler.
ADNAN OKTAR: Tabii ki. Kimi kesmiş, kimi doğramış, kimin evini kundaklamış, ne yapmış? Tertemiz bir insan. Yazık günah değil mi? "Ben de bir Allah'a inanıyorum" diyor.
AYSU BACIOĞLU: Bayramlarımızı hep beraber kutlayalım, diyor.
ADNAN OKTAR: Evet, maşaAllah. Tabii ki, biz İslam ahlakının güzelliğini, İslam ahlakının şefkatini ve koruyuculuğunu ona göstermek durumundayız. Onlara muhabbet göstereceğiz, koruyup kollayacağız, hastası olduğunda gideceğiz, rahatsız olduğunda gideceğiz, beraber bir ortaklık kurmak gerekirse ortaklık kuracağız. Gerekirse evleneceğiz. Hıristiyanlar’la Allah evlenebilirsiniz, diyor. Museviler’le evlenebilirsiniz, diyor Allah. Evleneceğiz, çocuklarımızın annesi olacak, inşaAllah. Dolayısıyla bu nefret politikasının mutlaka önüne geçilmesi gerekiyor. Çok büyük bir hastalık, çok büyük bir anormallik. Tabii ki gönlümüz bütün dünyanın Muhammedi olmasını ister. İnşaAllah dua ediyoruz, Hz. İsa (a.s.) geldiğinde hepsi Muhammedi olacaklar ve hepsi de Müslümanlığı benimseyecekler. Potansiyel Müslümanlar olarak biz onları görüyoruz ve şefkatle yaklaşıyoruz. Nefretle yaklaşmak çok delice bir hareket, zorlama da yok. Anlatırız; kabul ederlerse. Etmezse de yine şefkat göstertiriz, yine koruyucu vasfımız devam eder. Kabul ederse de, nur ala nur, ne güzel. İslam ahlakında nefret yoktur, kin yoktur. Akıldanelik yapacağım, ordan burdan alkış alacağım diye, bazı sahtekar, gözü dönmüş kan içicilerin tastikini alacağım diye, bazı cahillerin ağızlarında kan irin akıyor ve muazzam nefret üslubuyla konuşuyorlar. Asalım, keselim, doğrayalım, bilmem ne. Bir tek o değil, Aleviler’e karşı öyle, Bektaşiler’e karşı öyle Caferiler’e karşı öyle, Şiiler’e karşı öyle, dehşet verici bir üslup gösteriyorlar, dolayısıylada insanlar Müslümanlar hep böyledir zannediyorlar, yani bu kafadadır. Dünyada dalga dalga İslam ahlakına karşı müthiş bir nefret yayılmaya başladı, Allah vermesin. Avrupa da öyle, Amerika da öyle; Müslümanlar sokakta gezemeyecek hale geldiler. Bir avuç ahmağın yüzünden, bir avuç cahil yobazın yüzünden. Allah bizim neden kin duymamızı istesin, neden nefret etmemizi istesin? Nerede nefret var cennette? Her yer sevgi yurdu değil mi? Her yerde muhabbet yok mu? İnşaAllah ben Aysu ile beraber cennette olacağım.
AYSU BACIOĞLU:İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah Allah nasip ederse. O güzel yüzüyle kardeşi de orada olacak, akrabaların da annen baban da olacak, inşaAllah.
AYSU BACIOĞLU: İnşaAllah
ADNAN OKTAR:Evet inşaAllah. Orada kardeş olacağız, birlikte olacağız, inşaAllah.
Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler