Adnan Oktar`ın 3 Şubat 2011 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Şimdi biz en hayati konuları anlatıyoruz, bir de konuyu yayarak, samimiyetsiz, demagojiye boğarak, ümitsiz bir ruhla, mesela inanamadığı şeyleri bazı insanlar yayarak, bambaşka şekle sokuyorlar. Mesela farz edelim Mehdi (a.s). Mehdi (a.s)’ın geleceğine inanamayınca ne yapıyor? “Şahs-ı manevi’dir” diyor. Şahs-ı manevi zaten mecburen olur. Yani inanç gerektiren bir şey değil ki şahs-ı manevi. Topluluktaki bir düşünce sistemi, fikir sistemi. Böylece buna iman etmekten kendilerini güya geri çekmiş oluyorlar. O imanın, ona bir bakış açısı oluşturuyor yani öyle diyelim, onu zor buluyorlar. Mesela farz edelim, meleklere iman edemiyor değil mi adam, ne yapıyor? “Melekler iyi duyguların elektriksel havasıdır“ diyor. Yani “olumlu, pozitif duygulara biz melek diyoruz” diyor. “Şeytan nedir” diyorsun. “Kötü olan her şeyin elektriksel etkisine denir” diyor. “Mehdi (a.s) nedir?” “Şahs-ı manevi’dir.” “İsa (a.s) nedir?” “Şahs-ı manevi’dir.” “Allah, haşa” “total bir güçtür, bütün kainatı kaplayan bir şuurumsu bir yapıdır.” Yani ateist masonlar beceremediklerinde aklı, kafayı toplamayı, bu tarz ifadeler kullanırlar. Tam onların stili gibi. İman edemedin mi şeklini değiştir, iman edemedin mi şeklini değiştir... Mesela cennete mi inanamıyor, hemen şeklini değiştiriyorlar. Cennette hurilerin, gılmanların, insanların oluşumu akıllarına yatmıyor, ben adamı gördüm, diyor ki: “Sıvı gibi bir şey kaplayacak yeryüzünü” diyor, “yavaş yavaş uzun sürede onlar, insanlığa doğru belirmeye başlayacaklar” diyor. “Her insandan bir hücre alınacak, o hücre onun içinde gelişecek” böyle abuk sabuk, akıl almayacak izahlar yapıyorlar. Aklı basmadığı için, almadığı için, iman edemediği için ona çözüm arıyor. Çözüm de bulamayınca, böyle zayıf ve mantıksız izahlar ortaya sürüyorlar. Biz de buna karşı, saf imana dayalı, samimi anlatımı ortaya koyuyoruz. Yani böyle demagojiyle inanamadıkları şeyleri, bambaşka şeylere sokmaya çalışanlara, kardeşlerimiz itibar etmesinler çünkü o din olmaz. Din samimi inancı gerektiren bir şey, yani samimi kanaat gerektiren bir şeydir. Mesela biz melek deyince, başka bir boyutta, son derece güzel, kanatları da olan yahut Canab-ı Allah nasıl yarattıysa, daha fazla değişik güzel yönleri olabilir, varlıklar olarak görüyoruz. Ve öldürülemeyen, ancak Allah’ın canlarını alabildiği varlıklar olarak görüyoruz. Ve iman ediyoruz. Şeytanların varlığına inanıyoruz, cinlerin varlığına inanıyoruz. Bunları değiştiren sisteme, bu yüzyılda geçtiler. Bu yüzyılın özelliği o. Mesela cehenneme inanamıyor, bakıyor ortada bir cehennem yok, ne yapsın, güneşi cehennem haline getiriyor. Diyor ki; “güneş cehennemdir” diyor. Cennet? “Cenneti de Allah, dünyayı güzelleştirecek, o şekilde cennet olacak” diyor. Şimdi olmadı böyle. Bu hasta ruhlara insanlar uymasınlar. Çünkü adam diyor ki: “Ya mürşid bunu söyleyen” diyor. Adam hasta yani zayıf ruhlu. Mürşid olması bir şeyi değiştirmez. İman zafiyeti var. Ahir zamanda bunun olacağını söylüyor Peygamberimiz (s.a.v). Ve detaylarıyla belirtiyor ve aynı dediği gibi çıkıyor. Dolayısıyla kimse böyle şeylere itibar etmesin, saf ve samimi imana göre hareket edeceğiz biz. Doğru anlamı neyse o. Hurafeye de girmeyeceğiz, Cübbeli’nin tarzında. Akıl, sır almayacak izahlar. Yeni yeni izahları var, çok şaşırtıcı, çok garip izahlar, onları da anlatacağım sonra. Yani dürüst, samimi, ilk anladığımız, vicdanımıza doğan şekli doğrudur, ilk anladığımız.
Mesela Mehdi (a.s)’ı, 1300 sene Müslümanlar, insan olarak, her yüzyılda beklemişler. Geldi, gelecek diye sevinçle anlatmışlar heyecanla. Kimse örtbas etmek istememiş. Kimse korkup kapatmak istememiş. Hicri 1400’e gelince, en aklı başında gördüğüm bazı adamlara bakıyorum, örtbas etmeye çalışıyorlar, kapatmaya çalışıyorlar. “Şahs-ı manevi, ruhtur, görünmez bir varlıktır, gelip geçmiştir yahut 570 sene sonra gelecek, 1000 yıl sonra gelecek” gibi, bunların hepsi Mehdiyet’i yok etmek için söylenmiş sözlerdir. Dolayısıyla bunun arkasından neler gelecek diye düşünmesi lazım insanların. Çünkü Mehdi (a.s)’a inanamadın, Mehdi (a.s)’ı şahs-ı manevi yaptın. Meleğe inanamayınca ne yapacak? Onu da başka bir şekle getirecek o zaman. Cine inanamayınca, başka bir şekle getirecek. Nitekim böyle bir başlangıç yapmışlardı, sonra biz atak yapınca vazgeçtiler. Bir ara çıktılar ya, işte “melekler pozitif elektriktir, şeytanlar negatif elektriktir, kader yoktur, Kuran’da kader yoktur.” Kuran’da o kadar fazla ayet var ki, yani deli olan söylemez. Alenen söylüyor Allah kaderi çok açık ve örnekler veriyor ayrıca. Hem kaderin varlığını anlatıyor Allah, hem de örnekler veriyor.
Ne diyorsun Berker’im bu anlattıklarıma?
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam, çok haklısınız. En hayati konuların üzerinde durup, imanı muhafaza açısından çok önemli olduğunu görüyoruz inşaAllah Hocam.
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler