Adnan Oktar`ın 3 Şubat 2011 tarihli Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in sözlerinin böyle hepsinin doğru çıkacağını yobaz güruhatı hiç tahmin etmiyordu. Acayip şaşırdılar. Zannettiler ki hep hurafe gibi hep böyle anlatırlar, milletin beynini uyuştururlar. Öyle milleti idare ederler. Mehdi (a.s) çıkacak, deccal çıkacak, hurafeler... Bir de baktılar Mehdi (a.s) gerçekmiş, bütün olaylar doğru, hepsi doğru çıktı, Peygamber (s.a.v)’in dedikleri. Şu alaca kargaya varıncaya kadar hepsi doğru çıktı. Adamlar ne yapacağını şaşırdı. Bu sefer panik oldular. Koro halinde Mehdi (a.s)’ı kapatmaya çalışıyorlar şu anda. Bunlar bilse Mehdi (a.s)’dan hiç bahsetmezlerdi başında. Böyle olacağını nereden bilsin adamlar. “Biz emek verdik” diyor adam özetle, “Mehdi (a.s)’a yaradı” diyor. Ne zannettin sen? “Biz bunca yıl emek verdik, boşa emek vermiş olduk, bu sistem Mehdi (a.s)’a yaradı” diyor. Allah seni işte kullandı. Allah seni görevlendirdi. Cemaatini de görevlendirdi, seni de görevlendirdi. Sen kendini baş olacak zannediyordun, Allah seni kavurdu. Enaniyet yapıyordun, Allah seni kavurdu. Bak, hiç tahmin etmediğin, ummadığın bir insanın Mehdi (a.s) olduğunu gördün. Ayette diyor ya; “şu iki büyük şehirden birinin içinde olan o zengin, büyük olan şahsa gelmesi gerekmiyordu Peygamberlik” diyorlar. “Gele gele Ebu Kasım’ın yetimine mi geldi?” diyorlar. “Olacak iş mi?” diyorlar, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e Peygamberlik geldiğinde. Acayip ağırlarına gitti. “Mekke’nin, Medine’nin ileri gelenleri var, zenginleri var, onlara gelmesi gerekirdi, niye ona geldi” dediler. Mehdi (a.s)’da da hazırlık yaptılar. 20 sene, 30 sene, 40 sene; bazı kişiler hocalarını Mehdi (a.s) zannettiler. Bir de baktılar ki kendileri Mehdi (a.s)’ın askeriymişler. Çok ağırlarına gitti. Ayette diyor; “bütün yapıp-ettikleri boşa gitmiştir” diyor Allah ayette. Onu ihlasla yapacaklardı, samimi yapacaklardı. Kendilerini büyük gördükleri için bütün yapıp ettikleri boşa gitti ve son anda ani bir çarkla ne demeye başladılar? “Mehdi (a.s) şahs-ı manevidir, Mehdi (a.s) diye de bir şey yoktur. Nostradamus gibi oturup gaybtan haberler vermeye kalmayın, sapıttınız mı siz?” demeye başladılar. Ahlaksızca ve terbiyesizce Peygamberimiz (s.a.v)’i Nostradamus’a benzetmeye kalkıyorlar. Bu bir bunak üslubudur. Bediüzzaman’ı Nostradamus’a benzetmek bir bunak üslubudur. Bediüzzaman Risale- i Nur Külliyatından alıyor. Ne zannetmiştin? Bediüzzaman’ın dedikleri, bütün hepsi doğru çıkınca şok oldular. Bediüzzaman bunlara evlenmelerini sağlayan, hastaneler kuracaklar, okullar açacaklar, eğlenecekler. Bediüzzaman hapislerde yatacak ama, talebeleri de hapislerde yatacak. Perişan olacaklar. Ama bunlar steyşın arabaya çocukları dolduracak, arabanın arka tarafına; filenin içerisine marul, bilmem ne falan, ıspanak falan onları dolduracak, mutlu bir şekilde ailece toplantının yapılacağı yere gidecekler. Elinde kürdan, lokantadan çıktığında dişini karıştıracak, sonra Risale-i Nur’dan okuyacaklar ama ne Mehdi (a.s), ne İttihad-ı İslam, ne Türk-İslam Birliği, ne Hz. İsa (a.s)’ın inişi, ne deccal, o konulara girilmeyecek. Allah ani yakaladı. Birçoğunu Allah ani yakaladı. Onların birçoğu kendilerini zannettiler. Ve hakikaten canı gönülden hizmet ettiler Mehdiyet’e. Bir de baktılar ki ne o, ne o, ne o; Mehdi (a.s) apayrı birisi. Ama bakın bu sefer ne yapıyorlar, çok dikkat edin; koro halinde “Mehdi (as)’yle ilgili hadisler zayıftır.” Şimdi mi aklına geldi? Hadi zayıf olduğunu kabul edelim; tamam, kabul, zayıf; tahakkuk etti mi, oluştu mu olay? Oluştu. Peygamberimiz (s.a.v) diyor ki mesela; “şu şahıs, şu tarihte şuraya gelecek; şu şekilde, şu kıyafetle. Aynısıyla oldu mu? Şimdi sen buna nasıl zayıf hadis diyeceksin? Allah seni bir daha tuzağa düşürdü. Zayıf hadisle kurtulmaya çalışıyordun, hadis tahakkuk edince ne olur o? Sahih hadis olur ve tevatürü manevi derecesinde olur. Netleşir, inkarı mümkün değil artık, imkansız olur. Bediüzzaman’ın bütün dedikleri ortaya çıktı. Bediüzzaman için diyorlardı ki; “şart-ı muallakla konuşuyor Bediüzzaman.” Yani şunu yaparsanız öyle olur, yoksa olmaz gibisinden. “Siz İslam’a hizmet ederseniz Mehdi (a.s) çıkar, İslam’a hizmet etmezseniz Mehdi (a.s) çıkmaz. Biz de hizmet etmedik o yüzden Mehdi (a.s) çıkmaz.” Şart-ı muallak. Şart-ı muallak da kafalarına tas gibi geçti. Öyle bir oyun da oynayamıyorlar artık. Şart-ı muallak diye de bir şey yok. Peygamberimiz (s.a.v) şart-ı muallakla konuşmamış, vahiyle belirtiyor. Olacak diyor, oluyor, o kadar. Cenab-ı Allah şart-ı muallakla konuşmaz. “Kıyamet kopacak” diyor, kopar. “İslam dünyaya hakim olacak” diyor, hakim olur. Bu şart işini kendileri çıkardı. Öyle bir konu yok. Bakın, köşeye sıkışmanın ikinci bir açıklama şekli daha var. Bediüzzaman bir insan her şeyi bilecek diye bir şey yok ki diyor. Söyler, çıkmaz diyor, niçin olmasın ki diyor. Şu ana kadar dediklerinin tamamı çıktı mı? Peki, burada niye bunaldın sen? Mehdi (a.s) konusunda niye bunalıyorsun? Ve dedikleri tam birebir çıkıyor ayrıca. Niye inkar ediyorsun? Daha da olmadı, bunaldılar, Bediüzzaman’ı inkar ettiler. “Bediüzzaman’ın vakti geçti, onu bir geçelim” dediler. “Hadisler?” dedik, “hadislere de güvenemeyiz.” “Ayet?” dedik. “Ayette öyle demiyor ki” dedi. “Ne anlama geliyor?” “Bambaşka anlama geliyor” dediler. Bambaşka anlamı var mı? “Din Allah’ın oluncaya kadar, fitne yeryüzünden kalkıncaya kadar mücadele edin” diyor Allah. Bunun başka ne anlamı olabilir? Dünya hakimiyetidir anlamı, bir tane anlamı var, başka anlamı yok. Onun için bakın, samimiyetsizlere karşı, kardeşlerim beni mutlaka desteklesinler. Ben bütün milletimin kölesiyim, kapıcısıyım. Mehdi (a.s) çıksın, kapısında köle olurum, ne görev verirse yaparım. Benim bir hırsım yok. Ama oynanan büyük bir oyun var. Bunu görmezlikten gelmesinler...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler