Adnan Oktar'ın 22 Ocak 2011 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Tevbe Suresi, 42; “Eğer yakın bir yarar ve orta bir sefer olsaydı,” yani kolay olsaydı çalışması, mesela İslam ahlakı dünyaya hakim olacak diyoruz, kaç yıl? Mesela kırk yıl sürüyor. Ama dört sene desen, on sene desen, yirmi sene desen tamam, adam kabul eder. “Eğer yakın bir yarar ve orta bir sefer olsaydı, onlar mutlaka seni izlerlerdi. Ama zorluk onlara uzak geldi.” Hapishaneler, baskılar, iftiralar, vaktin uzaması onlara uzak geldi. Peygamberimiz (s.a.v)’e bakıyor tabii ayet, ben ahir zamana göre yorumluyorum. “"Eğer güç yetirseydik muhakkak seninle birlikte mücadeleye çıkardık" diye sana Allah adına yemin edecekler.” İmkanımız yok duyorlar, okul var imkanımız yok, ailemiz müsaade etmiyor, çevre baskısı var. O yüzden biz yapamayız, bunu yapamıyoruz diyor. “Kendi nefislerini helake sürüklüyorlar” diyor Allah. “Kendilerini belanın içine çekiyorlar” diyor Allah. “Allah onların gerçekten yalan söylediklerini biliyor.Allah seni affetsin; doğru söyleyenler sana açıkça belli oluncaya ve yalancıları da öğreninceye kadar niye onlara izin verdin?”diyor Allah. Demek ki, üçkağıtçı, sahtekar takımıyla tebliğ, dini yaymak mümkün değil. Halis ve hakiki insanlarla mücadele edilmesi gerekiyor. Bak, ne diyor; “Allah seni affetsin” diyor Peygamberimiz(s.a.v)’e Cenab-ı Allah,“doğru söyleyenler sana açıkça belli oluncaya ve yalancıları da öğreninceye kadar niye onlara izin verdin? Senden, yalnızca Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri kuşkuya kapılıp, kuşkularında kararsızlığa düşenler izin ister.” Bak, “Senden, yalnızca Allah’a ve ahiret gününe inanmayan,” inanmıyor ama inanıyor gibi görünüyor, “kalpleri kuşkuya kapılıp,” karar veremiyor; Allah var mı yok mu, Mehdi (a.s) çıkacak mı çıkmayacak mı, İsa (a.s) inecek mi inmeyecek mi, karar veremiyor, haşa. “Kuşkularında kararsızlığa düşenler izin ister.” “Bize müsaade et, biz hiç girmeyelim bu konuya” diyorlar. “Eğer mücadeleye çıkmak isteselerdi, herhalde ona bir hazırlık yaparlardı.” Kitap okurdu, bilgisini arttırırdı, değil mi? “Ancak Allah, mücadeleye gönderilmelerini çirkin gördü de ayaklarını doladı ve; (Onlara) siz de oturanlarla birlikte oturun denildi.”Onlar da gidiyorlar herhangi bir evde, çıkarının olduğu bir yerde gidip oturuyor. Mücadeleden vazgeçiyor. Oturmaya meraklılar. “Sizinle birlikte çıksalardı, size ’kötülük ve zarardan’ başka bir şey ilave etmez ve aranıza mutlaka fitne sokmak üzere içinizde çaba yürütürlerdi.”Cenab-ı Allah, “sizinle beraber olmamaları sizin için bir nimet” diyor. “Çok iyi bir şey. Çünkü size ’kötülük ve zarardan’ başka bir şey ilave etmezler” diyor. “Sadece kötülük ve zarar verirler” diyor. Maddi ve manevi zarar verirler. “Ve aranıza mutlaka fitne sokmak üzere içinizde çaba yürütürlerdi.” Yani “lidere karşı, davaya karşı insanların içine kuşku düşürmeye kalkmak, doğru yolda olmadıklarını yahut başarılı olamayacakları şeklinde ifadeler kullanarak şevkinizi kırmaya kalkabilirlerdi” diyor Allah. “Yaparlardı, bunu yaparlardı” diyor...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler