Adnan Oktar'ın 22 Ocak 2011 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“İçinizde onlara ’haber taşıyanlar’ vardır.” Münafıklara haber taşıyanlar. Zayıf aklı, ne olur ne olmaz belki onlardan bir çıkar olur diye münafıklara haber taşıyorlar Müslümanlardan. “Allah, zulmedenleri bilir” diyor Allah ayette. “Andolsun, daha önce onlar fitne aramışlardı.”Onlar kesintisiz ahlaksızlık yapıyor zaten, münafıklar. Daha önce de yapmışlar, daha önce de, daha önce de, sürekli yaparlar. “Ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi.”İhbarda bulunur, suikast hazırlar, iftira atmaya insanları teşvik eder, kendisi bizzat iftira eder, dedikodu yayabilir. “Sonunda onlar, istemedikleri halde hak geldi ve Allah’ın emri ortaya çıkıp üstünlük sağladı.” İslam dünyaya hakim oldu. Peygamberimiz (s.a.v) zamanına bakıyor ayet, o devirde İslam bölgeye hakim olmuştu ama biz ahir zamana bakan yönüyle baktığımızda; “sonunda onlar istemedikleri halde” münafıklar, müşrikler, yobaz takımı istemediği halde, “hak geldi,” Mehdi (a.s) geldi, Kuran’ın hakikatleri hakim oldu, “ve Allah’ın emri ortaya çıkıp üstünlük sağladı.” Allah’ın emri ne? Zulüm dünyadan kalkacak, İslam dünyaya hakim olacak. Yani din Allah’ın oluncaya kadar, fitne yeryüzünden kalkıncaya kadar mücadele ediliyor ve sonunda başarıya ulaşılıyor. Ebcedi kaç? 2025 tarihini veriyor. Bir tane, iki tane tevafuk değil ki, yüz elli tane neredeyse. “Onlardan bir kısmı: Bana izin ver ve beni fitneye katma der.” Yani benim başımı belaya sokma, polisle başımı derde sokma, ailemle başımı belaya sokarsın, “beni fitneye katma der. Haberin olsun, onlar fitnenin (ta) içine düşmüşlerdir.” “Asıl belayı onlar bulmuşlardır” diyor Allah. “Hiç şüphesiz cehennem, o inkâr edenleri mutlaka çepeçevre kuşatıcıdır. Sana iyilik dokunursa, bu onları fenalaştırır.”Yani Müslümanların desteği, bir fayda, Müslümanların coşması, güçlenmesi, sağlık sıhhat bulması, kitaplar yazması; ahir zamana göre yorumluyorum, dalaletin geriye gitmesi, Darwinizm ve materyalizmin ezilmesi, “bu onları fenalaştırır” diyor. “Acı gelir onlara” diyor. “Bundan ızdırap duyarlar” diyor. “Bir musibet isabet edince ise,”mesela farz edelim başı Müslüman’ın belaya girdi, bir iftiraya uğradı, farz edelim adli bir kovuşturmaya uğradı veyahut herhangi bir şeye uğradı; “Biz önceden tedbirimizi almıştık derler ve sevinç içinde dönüp giderler.” “İyi ki ayrılmışız biz” diyorlar. “Yoksa bize de isabet edecekti, biz tedbirimizi aldık, akıllı adamız” diyor. Halbuki belanın içine girmişler de haberleri yok. Girmişler yani belanın içine. “De ki: Allah’ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiç bir şey isabet etmez.”O aptallar zannediyorlar ki rast geldi öyle, rastgele oldu. Halbuki Allah yaratıyor. Hapsi de, zorlukları da, iftirayı da, hakareti de hepsini Allah yaratır.“O bizim Mevlamızdır. Ve mü’minler yalnızca Allah’a tevekkül etmelidirler.” Çünkü hepsinde hayır var. Hakaret edilirse sevap kazanırsın, iftira olursa sevap kazanırsın, hapse girersen sevap kazanırsın, mahkeme olursa sevap kazanırsın, suikasta uğrarsan sevap kazanırsın. “De ki: Siz bizim için iki güzellikten (şehidlik veya zaferden) birinin dışında başkasını mı bekliyorsunuz? Oysa biz de, Allah’ın ya kendi Katından veya bizim elimizle size bir azab dokunduracağını bekliyoruz.”Mesela Darwinizm ve materyalizmin çökertilmesi, küfre ilmi darbe vurulması müthiş bir azaptır onlar için. “Öyleyse siz bekleyedurun, kuşkusuz biz de sizlerle birlikte bekleyenleriz.” Biz de ne diyoruz? “Bir on yıl bekleyin” diyoruz. “Siz de bekleyin, biz de bekleyelim” diyoruz, inşaAllah. “İnfak ettiklerinin kendilerinden kabulünü engelleyen şey, Allah’ı ve elçisini tanımamaları,”yani imam veyahut lider veyahut büyük kimseyi kabul etmemeleri, yani enaniyetlerinden dolayı kendilerini en büyük zannetmeleri, “namaza ancak isteksizce gelmeleri ve hoşlarına gitmiyorken infak etmeleridir.” Münafıklar her ibadeti istemeyerek yaparlar. Namazı istemeyerek kılar, bir para harcadığı vakit istemeyerek yapar. Kuran buna dikkat çekiyor, Cenab-ı Allah. “Gerçekten sizden olduklarına dair Allah adına yemin ederler. Oysa onlar sizden değildirler. Ancak onlar ödleri kopan (korkak) bir topluluktur” diyor Cenab-ı Allah. Korkak, sürekli kaçar, nereyi bulsa kaçar; babasının evine kaçar, dedesinin evine kaçar, yengesinin evine kaçar ama kaçar. Veyahut “mağara bile bulsalar kaçarlar” diyor Allah ayette. “Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı, hızla oraya yönelip koşarlardı” diyor. Köpek gibi yani, aç kalmış köpek gibi, nereyi bulsa dalıyor.“Onlardan sadakalar konusunda seni yadırgayacaklar vardır. Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar.” Yani kendilerine ihsanda bulunulursa hoşlanıyorlar. “Kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar.” Çıkarları yoksa gazaplanıyorlar, “hadi bize müsaade” diyorlar o zaman da veyahut saldırıya geçiyorlar Müslümanlara, hakaret ederek. “Eğer onlar, Allah’ın ve elçisinin verdiklerine hoşnut olsalardı ve: Bize Allah yeter; Allah pek yakında bize fazlından verecek, O’nun elçisi de. Biz gerçekten ancak Allah’a rağbet edenleriz deselerdi (ya)!” diyor Allah.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler