Adnan Oktar'ın 8 Şubat 2011 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Eğer şeddeli Mim’ler dahi şeddeli Lam’lar gibi bir sayılsa, o vakit 1284 eder. O tarihte Avrupa kâfirleri devlet-i İslâmiyenin nurunu söndürmeye niyet ederek, on sene sonra Rusları tahrik edip Rus’un ’93 muharebe-i meş’umesiyle âlem-i İslâmın parlak nuruna muvakkat bir bulut perde ettiler.” Ebcedle Kuran’dan 93 Harbi’nin tarihini çıkarıyor Bediüzzaman, o devri, ona işaret ediyor. “Fakat bunda Risâlei’n-Nur şakirtleri yerinde Mevlâna Halid’in (k.s.) şakirtleri o bulut zulümatını dağıttıklarından, bu âyet bu cihette onların başlarına remzen parmak basıyor.” diyor. Ama bizim asıl Nurcu kardeşimiz burada. Oku bakalım Berker Hocam, devam et. Tabii Sungur Ağabey yetiştirdi onu. MaşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Sizden öğrendik Risaleleri ilk inşaAllah. “Fakat bunda Resâili’n-Nur şakirtleri yerinde Mevlâna Halid’in (k.s.) şakirtleri o bulut zulümatını dağıttıklarından, bu âyet bu cihette onların başlarına remzen parmak basıyor. Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli ’ lam’lar ve şeddeli mim’ler ikişer sayılsa, bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdînin şakirtleri (talebeleri) olabilir” diyor inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Şimdi sen onu bize şerh edeceksin.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam.
ADNAN OKTAR:Veyahut ben şerh edeyim. Berker, sürekli Sungur Ağabey’in yanındaydı. Toplanırlar, sohbet ederler maşaAllah. “Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli ’lam’lar” bak “şimdi hatıra geldi ki” diyor, “eğer şeddeli ’ lam’lar ve şeddeli mim’ler ikişer sayılsa, bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdînin şakirtleri olabilir.” Yani 2010 inşaAllah. “Her ne ise” diyor. Bakın bu Bediüzzaman’ın özel şifre kelimesidir, cümlesidir. Bakın dikkat edin; “Bu nurlu ayetin çok nuranî nükteleri var.” Kısa kestim diyor. Şimdi bu ne demektir biliyor musun? “Bu nurlu ayetin çok nuranî nükteleri var” demek; “bu ayeti incelerseniz” diyor, “ebcedine bakarsanız, İslam’ın dünya hakimiyetini de, Mehdi (a.s.)’ın ileri aşamalarının tarihlerini de bulursunuz” diyor. Baktığımızda ne buluyoruz? 2022’yi buluyoruz. Bakın açıkça söylüyor işte. “Her ne ise” diyor, “bu nurlu ayetin çok nuranî nükteleri var” diyor. 2022, dünya hakimiyetinin tarihini veriyor. Mehdi (a.s)’ın talebelerinin atağa geçtiği tarihi veriyor ve neticelendiği tarihi veriyor. “Her neyse” demiş, detaya girmemiş. Söyleneceğini bildiği için, ileride açıklanacağını bildiği için, o kadar, sadece işareti verip bırakmış. O başka yerlerde de kullanıyor. Bak, diyor ki; “Alem-i İslâm için en dehşetli asır, altıncı asır ile Hülâgû fitnesi ve on üçüncü asrın âhiri ve on dördüncü asır ile Harb-i Umumî fitneleri ve neticeleri olduğu münasebetiyle, bu cümle makam-ı ebcedî ile altıncı asra ve evvelki cümle gibi bu asra, Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülhamid devirlerine îma eder” diyor. Kuran ayetiyle, Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülhamid devirlerine de işaretler ortaya çıkartıyor Kuran’dan. “Hem, âyetlerde ise, Resâili’n-Nur’un ikinci ismine tevafukla işaret eden umum o âyetler, dehşetli asır olan Hülâgû ve Cengiz asrına dahi îma ederler. Hattâ o âyetlerin hem o asra, hem bu asra îmaları içindir ki, Hazret-i Ali (r.a) Ercûze’sinde ve Gavs-ı âzam (r.a) Kasîde’sinde Resâili’n-Nur’a kerametkârâne işaret ettikleri vakit hem o asra, hem şu asra bakıp hiddetle işaret etmişler” diyor. Kuran’dan ayetlerle Hülagü ve Cengiz asrına işaret eden tarihleri çıkartıyor Bediüzzaman ebced ile “ikisini bir araya getirdiğimizde, iki tarihi bir araya getirdiğimizde, miladi 1971 tarihini verir” diyor. “Eğer, şimdiki tohumlar ıslah olmazsa, yirmi sene sonra tokatların dehşetli olacağı anlaşılıyor” diyor. Yirmi sene sonra, 1971’de anarşi başladı, terör başladı. Ben Hacettepe Üniversitesi’nin oralardaydım. 1971’de çok iyi hatırlıyorum. Yağmur gibi mermi yağdırıyorlardı. Dağ taş birbirine karışmıştı. 12 Mart Muhtırası açıklandı biliyorsunuz. Acayip bir fitne başladı Türkiye’de ondan sonra. 12 Mart’tan sonra, 12 Eylül geldi. 12 Eylül’ün etkilerini gördünüz. Çok büyük olaylar oldu. Sonra 28 Şubat. Bediüzzaman “tağut” kelimesi diyor, yani dalalet, küfür, tuğyan anlamına gelen bir kelime tağut. “Bu kelimenin ebcedi; 1997 tarihini verir” diyor, o tarihte dehşetli bir şerden haber verdiğini işaret ediyor. 1997, 28 Şubat’ın tarihini veriyor. Orada 12 Mart muhtırasının tarihini veriyor, orada da 28 Şubat’ın tarihini veriyor. Kaç yıl evvelinden? Yetmiş yıl öncesinden söylüyor. Aynısıyla dediği gibi çıkıyor, ne diyorsa çıkıyor. Bizim tespit ettiğimiz 150’nin üzerinde, aynısıyla çıkan izahlar var. Hiçbir izahı sekmemiş, yanlış çıkmamış hepsi doğru çıkıyor. Detay detay, “mezarım yıkılacak” diyor, yıkılıyor. Sen şunu yapacaksın diyor oluyor. Allah adına yemin ediyorum bir gün öncesinden en ince detaylarına kadar ertesi günkü olayları görüyordum, rüyamda” diyor. Görüyor, ispat ediyor zaten öğrencileri söylüyor; “şunu getirecek” diyor, getiriyor, sonra şu olacak diyor oluyor. İnşaAllah, Allah’ın izniyle şu olacak diyor oluyor. Talebelerine anlattırıyoruz, önü sonu yok. Bu konuyu da ayrı özel bir gün olarak anlatalım Bediüzzaman’ın bu harika yönünü...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler