Adnan Oktar'ın 31 Ocak 2011 tarihli Adıyaman Asu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...İçişleri Bakanı Sadettin Tantan çıkıp; “Adnan Oktar PKK’dan daha tehlikeli, Abdullah Öcalan’dan daha tehlikeli” dedi mi, demedi mi? Bir İçişleri Bakanı’nın bunu demeye hakkı var mı? Ben daha ifade veriyorum, suçlu olup olmadığım belli değil, ne olduğu belli değil olayın. Ve infial meydana getirdi, infialin sonucunda da mahkeme infiali gerekçe göstererek beni tutukladı. Koskoca İçişleri Bakanı bunu söylerse, infial olmuş oluyor işte. Basında da yayınlandığı için; mahkeme gerekçesinde söylüyor, “meydana gelen infial sebebiyle sanığın tutuklanmasına” diyor. Normalde tutuksuz yargılanacaktım belki de. Sonra Tantan ne yaptı? Çıktı, masonlar hakkında tek kelime konuşamayacak bir insan olduğunu gösterdi ve “birçok şeyi Tapınak Şövalyeleri yapıyor” dedi. Türkiye’de Tapınak Şövalyesi yok, yani Tapınak Şövalyeleri’nin yapılanması yok Türkiye’de, ben Türkiye’de bu konuyu en iyi bilen adamım. Tapınak Şövalyeleri buraya da geliyor, Türkiye’de hiç kimseyi tanımıyorlar. Masonları biliyorlar, tanıyorlar ama Tapınak Şövalyesi yok. Olmayan bir şeyi Türkiye’de tehlike gibi gösterdi. Ama Türkiye’de 7000 mason var, onlara dikkati çekmedi, niye? Malum, nasıl söylesin? Nasıl söylesin? Ama olmayan bir tehlikeyi söylüyor, orada kahramanlık yapıyor. Güya kahraman olmuş oluyor. O halka sunulmuş bir gösterimdi, yani diyecekler ki, bakın adam masonluğa karşı. Halbuki orada anladı masonlar verdiği işareti. Ben sizden çekiniyorum, sizlere de saygılıyım, sizlere bir sözüm yok ama olmayan bir hayali yapılanmaya karşı ben bir şey söylüyorum, benim anlayın durumumu. Verdiği imaj buydu. Sonra ne yaptı? PKK’ya karşı en büyük tehlike olan, PKK’ya karşı en büyük mücadeleyi veren; ilmi mücadeleyi veren bizleri PKK’dan daha tehlikeli gösterdi. Peki sen PKK’ya karşı ne yaptın? Hiç. Darwinizm’e, materyalizme karşı bir mücadele verdin mi? Yok. İman hakikatleri anlattın mı? Yok. Anti-komünist bir çalışma yaptın mı? Yok. PKK’nın Marksist, Leninist yapılanmasını deşifre edip, açıkladın mı? Yok. PKK’ya karşı hangi ilmi çalışmayı yaptın? Hiçbir ilmi çalışman yok. En etkili ilmi çalışmayı kim yapıyor? Bizler yapıyoruz. Varsa, göstersinler. Sana bunu kim söyletti Tantan Efendi? Bu sözü sana kim söyletti? Biz bunun kimler tarafından ona söyletildiğini biliyoruz, yani ısmarlama bir söz. Sonra Tantan İçişleri Bakanı olarak görevinin başına geçti, faaliyetlere başladı. İlk önce Türkiye’deki genelevlerin çapını genişletti, yeni ilaveler getirdi, yeni gelişmeler yaptı genelevlerde. Genelevlerin genişletilmesi konusunda çok çaplı bir çalışma yaptı. Genelevlerin fonksiyonlarını arttırdı, bir. İlk çalışmalarından bir tanesi bu. Bakın biz anti-komünist çalışma yapıyoruz, anti-Leninist çalışma yapıyoruz, Tantan’ın yaptığı çalışma da bu. Ve bizi de PKK’dan daha tehlikeli gösteriyor. Bakın biz iman hakikatleri anlatıyoruz, insanların imanlı olması için çalışıyoruz, üniter devleti korumak için gayret ediyoruz, vatanın birliğini, bütünlüğünü korumak için gayret ediyoruz. Anti-Leninist, anti-materyalist çalışmayı televizyonlardan, radyolardan, gazetelerden, her yerden yapıyoruz, adamın konuşması bu tarzda. Adama sormazlar mı sen ne yapıyorsun diye? Sen genelevlerin fonksiyonunu ve çapını genişletmişsin, yaptığın faaliyetler; bir bu. İkincisi; Doğu Türkistan’daki kişiler, onun zamanında çıkartılan bir kanunla, anarşist ve terörist konumuna geldi. Orada faaliyet yapan, Doğu Türkistan’da faaliyet yapan kişiler anarşist ve terörist konumuna geldiler. Çin ile yapılan anlaşmaya bakın, yani onlara karşı ortak tavır alınması konusunda anlaşma yaptı Kızıl Çin ile. Doğu Türkistan’ı kurtaracak bir çalışma ayrıdır, Komünist Çin ile ittifak edip Doğu Türkistanlılara karşı, oradaki insanlara karşı, işte kendince bazı uygulamalar yapmak üzere anlaşma yapmak ayrıdır. İmam Hatipli kardeşlerimizin polis olmalarını engelleyen bir kanun çıkarttı. Ondan sonra İmam Hatipliler polis olamadılar. Senin hizmetlerin de bunlar. Aydın Doğan’a bir söz söyledi, Aydın Doğan bunu bir tersledi televizyonda, ağzı burnu birbirine karıştı, eli ayağı gitti böyle heyecandan, gıkını çıkaramadı. Bilmiyorum, siz seyretmiştiniz değil mi? Tabii. Aydın Doğan böyle dümdüz etti televizyonda ve müthiş ezildi onun karşısında. Bir süre sonra bunu zaten görevinden aldılar. Hatta o zamanlar buna ilginç yakıştırmalar falan da yapmışlardı, şimdi onlara gerek yok. Ve görevinden alındı gitti ve Türkiye’de unutuldu. Kendince bir parti kurdu, partisi de kayboldu. Kimsenin haberi yok partisinden. İşte bakın adamın görevi buydu. Görevini yaptıktan sonra görevinden aldılar, adamın görevi bu kadarlıktı. Bize karşı operasyon yapması, İmam Hatiplilerin polis olmasının engellenmesi, Doğu Türkistan’daki Müslümanlara karşı Komünist Çin ile bir anlaşma yapıp, onları mağdur durumda bırakacak bir çalışma yapılması ve genelevlerin çapının ve fonksiyonunun alabildiğine genişletilmesi; bu çalışmaları yaptı. Biz dimdik ayaktayız, faaliyetlerimize devam ediyoruz; Darwinizm’e, materyalizme, komünizme karşı. Ve onun hayatında bir lekedir bu, büyük bir leke. Dünyada ve ahirette sürekli sırtına yapışmış bir lekedir ve hep omuzunda bu boya ile gezecek, koyu renkli bir boya. Daha anlatacak çok şeyler var fakat tabii temkinli ve usturuplu bir dil kullandığımız için bu kadar söylüyoruz. Yoksa olayın geri planı hayret edilecek durumda, hayret edilecek. O zamanlar Mesut Yılmaz onun için; “kendisini Mehdi zannedenler var” dedi, gazetede sürmanşet çıktı. Ama adamın Mehdiliğine bakın ki; genelevlerin çapını genişletiyor, İmam Hatiplilerin polis olma imkanını engelliyor, Komünist Çin ile de anlaşma yapıyor, Kızıl Çin ile. Doğu Türkistan’ı kurtaracak bir çalışma yapacağına, böyle bir anlaşma yapıyor. Geceli gündüzlü anti-komünist faaliyet yapan, PKK’ya göz açtırmayan, Marksist, Leninist düşünceyi bilimsel yöntemlerle Türkiye’de yerle bir eden bizleri de PKK’dan daha tehlikeli gösteriyor ve bu vesile ile de bizim tutuklanmamıza imkan sağlamış oldu; infial meydana getirip. O dönemde; “Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Ümit Sayın ve Adnan Akfırat arasında geçen MSN yazışmalarında, iddia edilen Ergenekon terör örgütü yapılanmasının Sadettin Tantan ile temas halinde olduğunu ve her türlü isteğini ona yaptırabileceğini ifade eden cümleler yer almaktadır. (Ergenekon Davası Dosyası, 408. klasör, sayfa 306).”...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler