Adnan Oktar'ın 28 Ocak 2011 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Fakat benim anlattığım bu konuyu bütün kardeşlerimizin çok iyi bilmesi lazım. Bu dünyada insanların bilmesi gereken çok hayati bir sırdır. Bunun bilinmemesi bir insanın insanlığına yakışmaz. Biz maddeyi asıl haliyle hiçbir şekilde göremiyoruz. Bilimsel bir gerçek. Dinsiz de kabul etmek durumunda, dindar da kabul etmek durumunda. Madde dışarıda saydam, herkesin ittifakla söylediği bir şey ve simsiyah karanlıktır dışarısı. Dışarıda ışık yok. Renk, ışık ve cismin böyle kitlevi, saydam olmamasının görüntüsü beyinde oluşuyor. Allah tarafından yaratılıyor. Ve bir kaset gibidir, teybe konmuş bir kaset gibi, bu görüntü sürekli akar. Şu anda da görüntü sürekli akıyor. Hiç kesilmiyor. Ölüm anında da bu görünüşü, elips ekran birden açılıyor, perde. Allah diyor; “o gün perde açılmıştır.” Daha keskin yeni bir görüntü başlıyor o zaman, daha keskin, daha net. İşte orada Azrail (a.s) güzel, çok çok güzel bir insan olarak, heyet olarak geliyorlar. Canını almaya geldiklerinde çok güzel nezaketli, sevgi dolu bir ifadeyle söylüyorlar. Zaten mümin o anda çok istekli olur; o netlikten, o güzellikten, o ferahlıktan dolayı. Ama orada gördükleri insanların o boyutta gördükleri bedenin onunla alakası yoktur. İnsanlar zannediyorlar ki işte; ruhunu orada görürler veyahut bir şey olur, hiçbir şey göremezler. Adam mesela bağırabilir, çırpınabilir, onların hiçbiri için geçerli değildir. Çünkü o yeni başka bir aleme geçmiş oluyor, oradaki bedenle, oradaki beden arasında fark çok büyüktür. O artık üçüncü benden hareket eden bir et-kemik yığını kalmış oluyor. Oradaki bedendeki gelişmelerin hiçbir anlamı olmaz. Asıl olan yeni boyuta geçtiği yerdeki konuşmalarıdır. Bu dediğim gerçek. Mesela herkes şu an televizyon seyrediyor evinde, herkes beyninin içindeki televizyonu seyrediyor, dışarıdaki televizyonu kimse seyretmiyor. Dışarıdaki televizyonda ışık yok ki seyretsinler, renk de yok, ışık da yok. Saydam, koyu, simsiyah karanlık bir cisimdir. Ses de yok. Ses algısını beyin yorumluyor. Elektrik dalgalarını beyin ses olarak yorumluyor, görüntüden oluşan dalgaları da yine beyin görüntü olarak algılıyor.Şimdi bunu tam kavrayanda şiddetli heyecan olur, özellikle dikkati keskin olanlar bir anda madde olmadığını anlar, yani bir nevi madde olmadığını anlar. Beyninde görüntünün oluştuğunu anlar, bu da onları çok çok heyecanlandırır. O tip insanları görürsünüz masaları falan tutmaya kalkar, böyle eşyayı tutar.Kaybolacağından korktuğu için tedirgin olur. Ona karşı da uyarıcı hareketler yapar, o konsantrasyona girmemek için. Ama işin doğrusu, anlayamayan kardeşlerimi tenzih ederim de, bilinç keskinliğinde olur bu. Bilinç fluluğunda olmaz, teknik olarak kavrayabilir ancak kişi. Ama bilinç keskinliğinde direkt yaşamaya başlar. Yaşadığı için de çok şiddetli heyecanlanır. Yok olacağını zanneder bir anda. Doğru mu, o şekilde mi oldu. Nasıl oldu? Nasıldı çok kısa?
SUNUCU 2: Çok farklı bir şey. Bir anda, bazen çok nadir şekilde oluyor ama bir anda böyle bakıyorsun, böyle kendine, bir şaşırma hali falan geliyor.
ADNAN OKTAR: Değil mi? Yokmuş gibi, boşluktaymış gibi. Ben çünkü diğer kişilerde de çok gördüm, arkadaşlarım da anlatıyordu. Hakikaten bir anda madde olmadığını, beyindeki görüntüyle muhatap olduğunu, beyninin içinde olduğunu anladığında bambaşka bir boyuta giriyor, şekle giriyor. Ben de tedirgin etmemek için espriyle geçiştiriyorum öyle şeyleri ki dikkati yoğunlaşmasın diye. Çünkü öyle şeylerde heyecanlanmaması için ben dikkatini dağıtmaya çalışıyorum kişilerin. Bana da ısrar ediyorlar; “çok dikkatli anlat Hocam, tam kavrayalım” diyorlar. Kardeşim, tamam sen rahat edersin ama başkası tedirgin oluyor. Onun vakti var.Hz.İsa Mesih (a.s) bir gelsin, bakın ben size nasıl anlatıyorum o zaman. Anlatmayı bir görün siz.
SUNUCU 2: Uykudan uyanmış oluyorsun ama hareket edemiyorsun, bir anda titreme geliyor içine, sanki böyle bir şey girmiş gibi oluyor.
ADNAN OKTAR:Ölümden dirildiğin için oluyor, ruh o anda bedene girdiğinden oluyor.
SUNUCU 2: Hareketsiz kalıyorsun, bir anda böyle korku sarıyor içini, sanki felçli gibi hissediyorsun kendini.
ADNAN OKTAR:O ölümden dirilme anına rast geliyor. Ruh bedenimize yeni giriyor o anda, o yüzden şahıs da hakikaten bazen titreme de olur. Bazen de kendini ruh gibi hissediyor, boşluk gibi hissediyor.
SUNUCU 2: Bir anda yatağa düşmüşsün gibi oluyor.
ADNAN OKTAR:Tam o anda uyanıyorsunuz ondan oluyor, ruh bedene girerken uyanıyorsunuz. Kişinin bedenine ruh girerken uyanırsa onu hisseder, onu biraz tedirgin edebilir. Ama hiç kimse tedirgin olmasın, madde görünümü hiçbir zaman için kalkmaz, imtihan ortamı olduğu için bu sertlik hissi ve öbür hisler kalkmaz. O tamamen kalkacak diye korkuyorlar, tedirgin oluyorlar.
Makaleler
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler