Adnan Oktar`ın 7 Şubat 2011 tarihli Adıyaman Asu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Müslümanları Darwinist yapıp, entel yapıp, ondan sonra direkt dinsiz yapacak bir çizgiye doğru götürüyorlar. Bakıyorum en güvenilir adamlar bile bazen, alim diye bilinen, bakıyorsunuz; sosyoloji morfoloji, entoloji falan; arkasından gençliğe bakıyoruz, onlar da yavaş yavaş entel dantel ve dinsiz çizgiye doğru gidiyorlar. Zannedildiği gibi olmuyor, dindarlık sürekli devam etmiyor. Mesela en başta benim dindar gördüğüm birçok insan vardı, sonra alânen dinsiz gibi oldular. Bütün üslupları sistemleri değişti. Mesela yirmi yıl, otuz yıl dayanamıyorlar, mesela kırkıncı yıla doğru sapıtıyor adam, otuzuncu yıla doğru sapıtıyor. Aklı insanların hepsinin aynı değildir. Allah ayette diyor; “İnsanlar zayıf yaratıldı” diyor Allah. O kadar dirençli değildir, yani dış telkine, dış etkiye o kadar güçlü olmuyorlar. Biraz üzerine gittiğinde çökebiliyor. Ama aynı şekilde dinsizlik için de bu vardır. Dinsizlik de öyledir, güçlü bir cereyan değildir. Yani üzerine biraz gittiğinde çöker. Ama dindarlık da öyledir, üzerine biraz gidildiğinde o da çöküyor, çökebiliyor. Onun için imanı güçlü, aklı güçlü liderlerin, gücü, psikolojisi, ruhu ve enerjisi topluma yansıyor. O yüzden yıkılmıyorlar toplumlar. Onu nokta-i istinad ediniyorlar o tarzdaki insanları. Mesela Bediüzzaman zamanında öyleydi. Bediüzzaman’ı ve talebelerini nokta-i istinad ettiler halk, insanlar ve imansızlığa karşı dayandılar. Çok güçlü kaldılar. İmansızlık, hakikaten gücü yetmedi onlara ve geriledi imansızlık. Şimdi de Mehdiyet devrede olduğu için, biz de Mehdi (a.s.)’ın talebeleri olduğumuz için, onun enerjisi, onun gücünü dünyaya yansıtıyoruz. Ve insanlar zincirleme bundan etkilenerek dinsizliğe karşı dayanabiliyorlar. Yoksa dinsizliğe karşı dayanmak çok güçtür. Bakın Muhammed Raşid Erol Hazretleri söylüyor; “İnsanların binde 999’u dinsiz oldu” diyor, “deccal çıktığını” söylüyor, açıkça anlatıyor. Geriye kalanların da zayıf olduklarını söylüyor, böyle dış etkiye açık olduklarını söylüyor. Hatta orada herkes kendi başının çaresine baksın gibi üslup kullanmış. Ama Mehdi (a.s.) devrinde herkesin başının çaresine bakma diye bir şey yoktur, Mehdi (a.s.)’nin çevresinde toplanma vardır. İnşaAllah. Zaten orada da Gavs Hazretleri diyor; “Bütün mesele Mehdi (a.s.)’nin etrafında” diyor. Yani “bütün konu onun etrafında, hidayete vesile olacak olan odur” diyor. Dolayısıyla “Mehdi (a.s.)’ı nokta-i istinad edinin, onun çevresinde toplanın” diyor.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler