Adnan Oktar`ın 30 Ocak 2011 tarihli Tv Kayseri röportajından
ADNAN OKTAR: ...Ahir zamanın en güzellerinden olan seyyid Muhammed Adnan Hocam;” bak bu güzel mesela, en güzeli dese bu çok anormal bir laf olur. Ama en güzellerinden, bu denilebilir. “Ahir zamanın en güzellerinden seyyid Muhammed Adnan Hocam, bu sabah uyanınca biraz tefekkür ettim ve gerçekten çevremizde cereyan eden her olayın Allah’ın izniyle mercimek büyüklüğünde bir yerde gerçekleştiğine kanaatim oluştu. Ve aslında bir ruh olduğumuzu kanıtlar gibi bir his oluştu içimde yani. Bedenimiz bile bir algıdan oluşuyor inşaAllah”. Var beden ama, bizim algıladığımız beden, algı olan bedendir. Gerçek bedenle bizim bağlantımız olmaz. Mesela biz dokunduğumuzda algı olan beden ile bağlantı kurarız. Hiçbir zaman için fizik bedenimizle asla ve kesinlikle bağlantı kuramayız. Hiç kimse kuramaz. Ve hiçbir zaman için de kuramamıştır. Bir tek Allah bilir fizik bedenleri. Biz daima ruh olarak onun algı olarak aldığımız kısmıyla bağlantı kurarız. “Hocam, ahiretteki boyutumuzda sadece ezberimizin bozulması sonucu gerçeğe ulaşmamız mı olacak? Hocam, mana aleminin güzelleşmesi için dua istiyoruz inşaAllah”. Allah madde alemini de, mana alemini de, bütün İslam alemini, bütün Müslümanları ve seni de güzelleştirsin inşaAllah.
Özetle, ben daha önce de anlattım, mesela ben burada bakıyorum, ben bu sevimlileri görüyorum. Ama baktığımda ne kadar uzaktaymış gibi görünüyorlar, değil. Bu yalan söylemiş olurum, uzakta değiller. Benim içimdeler onlar. Beynimin içinde görüyorum. Yani elimle onun yüzü aynı yerde. Senin elinle mesela benim elim, onların elleri aynı yerde oluşuyor. Hepsi aynıdır. Mesela bu fincanla, senin saçların aynı yerde oluşmuş oluyor, hepsi aynıdır. İnsanın beyninde oluşur. Ama uzaklık hissi verilir, uzaktaymış gibi görürüz. Mesela fincan da uzaktaymış gibi görünüyor, hatta elimi uzatmam gerekiyor, bakın dokunma hissi verildi şu an. Mesela fincanı kaldırdım, fincan gittikçe büyüyor. Mesela bu da ayrı bir Allah’ın sanatıdır. Önce küçültüyor Allah, geri gittiğinde küçültüyor. Yaklaştırdıkça gittikçe büyütüyor. Bu, apayrı bir sanattır. Bir de yaklaştırdı Cenab-ı Allah, elhamdülillah bak içirdi Allah, geri Cenab-ı Allah götürür, kolumu vesile eder. Cennette kola ihtiyaç yoktur, aynı kolun varmış gibi istersin, o kalkar böyle kolun görünmeden, hatta konuşur da seninle istersen, gelir, içerir ve döner. İstersen şarkı da söyler. Nasıl sen teybe bastığında şarkı çalmaya başlıyor, televizyonu açtığında değil mi. Mesela bir düğmeye, birkaç yere basıyorsunuz, halbuki düğmeler sebeptir. Oradaki müziği yaratan doğrudan Allah’tır. Ama siz o düğmelerin karışık yapısından kaynaklanan bir sistemle onun çalıştığını zannediyorsunuz. O zaman aklınızın ihtiyari kalkmıyor. Halbuki Allah, sizin istediğiniz parçanın ne olduğunu biliyor zaten; sizin istediğinizden dolayı o düğmeleri vesile edip, o müziği orada yaratıyor Allah. Ama mucize olmamış oluyor, siz o sebebe sarıldığınız için...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler