Adnan Oktar`ın 30 Ocak 2011 tarihli Tv Kayseri röportajından
ADNAN OKTAR: ...Kasas Suresi, 55; “ 'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler” var ya böyle, barlara marlara gidip, geyik muhabbeti falan diyorlar, derya muhabbeti. Bak diyor ki; “'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler”, yani bir parça anlam olması lazım bir sözde, faydalı bir şey olması lazım. “Ee daha daha nasılsın”, “ben bugün yolda gidiyordum, caddeye bakıyordum”, ee? “Cadde bir türlü bitmedi, sonra karşı tarafa geçtim. Sonra yürüdüm yürüdüm yürüdüm, yine cadde bitmedi.” Böyle beyni uyuşturan boş laflar etmeyecek Müslüman. Bak; “ 'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp-ettiklerimiz bizim, sizin yapıp-ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler”. Burada şiddet var mı, yok. Bak demokrasinin bir özeti. “ 'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler”, ne yapıyorlar, bize müsaade diyorlar. “Bizim yapıp-ettiklerimiz bizim, sizin yapıp-ettikleriniz sizindir”, yani biz size karışmıyoruz diyorlar. Siz de bize karışmayın. “Size selam olsun”, bak bir de selam veriyorlar. “Selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz” yani cahil cahil laflar ediyorsun diyor, benimsemiyorum diyor. Kabul etmiyorum, o kadar. “Gerçek şu ki, sen, sevdiğini hidayete erdiremezsin”, insan bazen çocuğunun, sevdiğinin, sevgilisinin, eşinin, sevgilisinin, helali olan sevgilisinin hidayete ermesini ister. İyi bir insan olmasını ister. “Ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir” diyor Allah. Yani illaki hidayeti olacak diye bir şey yok. “O, hidayete erecek olanları daha iyi bilendir”. Allah’a güvenmek lazım.
Kasas Suresi, 44; “Musa'ya o işi (ilahi vahyi verip) gerçekleştirdiğimiz zaman, sen (Tur'un) batı yanında değildin ve (buna) şahid olanlardan da değildin”. Bakın burada da yine bir yön belirtiliyor. Öbür ayette de; “sana sağ yandan seslendik” diyor.Bunlar Allah tarafından özel olarak belirtilmiş mühim işaretlerdir. Zamanı gelince inşaAllah bir kısmını söyleriz. “Ancak Biz birçok nesiller inşa ettik”; hakikaten Cenab-ı Allah mesela eski fotoğraflara bakıyoruz, yüzyıl önceki fotoğraflara bakıyoruz, Beyazıt’da çekilmiş resimler var; çocuklar çember çeviriyorlar, kadınlar neşe içinde yürüyorlar. Hiç akıllarından geçermiydi ki, o Beyazıt Meydanı’nda, kim varsa ama tamamının ölüp yok olacağını? O gün, o fotoğrafın çekildiği yerde olan kişilerin tamamı, istisnasız yok şu an. Hepsi toprağın altındadır. Mesela biraz daha evvelki devreye gidiyoruz, bakıyoruz, o devirde çekilen fotoğraflardaki insanların, çok kalabalık bir kitle mesela pür neşeler, böyle bir mesire yerinde eğleniyorlar. Kimi pişiriyor, kimi top oynuyor. Tamamı ölmüş, hiç kalmamışlar. Cenab-ı Allah ne diyor; şeytandan Allah’a sığınırım, “Ancak Biz birçok nesiller inşa ettik de onların üzerinde (nice) ömür(ler) uzayıp geçti”. Çok fazla yaşayanlar oldu diyor. Mesela şimdi bir 70 yıl sonra falan, Allah uzun ömür versin ama hiç kimse kalmaz. Buradaki olan hiç kimse kalmaz inşaAllah.“Ve sen Medyen halkı içinde yaşayıp da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş değilsin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen Biziz”. Gayb bilgisi, gaybden Allah bilgi veriyor işte. Sen bilmiyordun diyor Allah, hiç bilinmeyen bilgiler, özel, gaybi bilgiler. “(Musa'ya) Seslendiğimiz zaman da, sen Tur'un yanında değildin”, dağın yanında değildin. “Ancak Rabbinden bir rahmet olmak üzere senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için (gönderildin). Umulur ki, öğüt alıp düşünürler diye”. Mehdi (a.s.) ne yapacak, o da kavmi uyarıyor. “Kendi ellerinin öne sürdükleri dolayısıyla, onlara bir musibet isabet ettiğinde:”, bela, ekonomik kriz, savaşlar, "Rabbimiz, bize de bir elçi gönderseydin de böylece Senin ayetlerine uysaydık ve mü'minlerden olsaydık" diyecek olmasalardı (seni göndermezdik)”. Bahane ararlar diyor, onun için son kerede Allah Mehdi (a.s.)’ı gönderiyor. Size uyarıcı olarak geldi mi diyecek Cenab-ı Allah Mehdi (a.s.), geldi. İsa Mesih (a.s.) da geldi. Tebliğ yapıldı mı, radyolardan, televizyonlardan, internetten her yerden duydunuz mu, duyduk. Anlamadığınız bir husus kalmış mıydı, kalmamıştı. İman ettiniz mi, etmedik. Suçlu kim o zaman diyecek Cenab-ı Allah, biziz diyorlar o zaman. Allah vermesin...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler