Adnan Oktar'ın 19 Şubat 2011 tarihli Kocaeli TV ve Aba TV röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Muhammed Adnan Hocam” diyor, “Paris Hilton doğum günü için üç bin iki yüz dolarlık pasta yaptırmış. Pasta da çalınmış. Hocam dünya çapında bu kadar aç insan varken, bu pastaya bu kadar para verilmesini nasıl karşılıyorsunuz? Saygılar, hürmetler” diyor Dilara. Allah'ım Yarabbim. Paris Hilton'un pastası… Çok sevimli bir köfte gibi bir tip Paris Hilton, bayağı sevimli, çok çocuksu bir ifadesi var. Herhalde sükse olsun diye yaptı anladığım kadarıyla arkadaşlarına. Çünkü o çevrede çanta işte Prada olacak yahut işte Ferre olacak çantası, kıyafeti başka türlü işte Versace olacak ki itibar görsün. Öbür türlü pek kaale almazlar. Çocuk da ne yapsın? Herhalde gitti üç bin iki yüz dolarlık pasta alırsa bayağı anı şanı artar diye düşünmüştür. O çevrede başka türlü zaten mahcup ederler. Yani gitse mesela on dolarlık pasta alsa o da olay olur. Derler; “Paris Hilton bu hallere düşecek adam mıydı?” Onun için, itibarını korumak için çocukcağız harçlığından gidip onu almış. Çocuğun da pastasını alıp götürmüşler baksana. İşte bu sistemin getirdiği acılar bunlar. O da o sistemin mecburi bir parçası olmuş oluyor. O acının içerisine o da düşmüş oluyor. O da onun mantıksızlığını biliyordur. Yoksa aklı başında bir insandır. Yani onun bir mantığı olmadığı belli. Mesela bazen gidiyoruz, oraya buraya gezmeye gidiyoruz. Arabalara bakıyorum böyle sırf gösterişe yönelik. Yan yana yan yana dizmişler son model. Yani amaç orada; adam baksın, haset etsin. “Ah bizim de böyle bir arabamız olsaydı” gibisinden. Yani hakikaten bir nimet olarak sunsa ayrı; bu güzel olur, yani kardeşlerine, sevdiklerine. Fakat; “baksınlar, haset etsinler” diye yapıyorsa, gösteriş için yapılıyorsa bu çok korkunç. Pastanın da şimdi gösteriş için olduğu orada açık belli, hissediliyor. Yani şimdi “millet iyi pasta yesin” diye yapmamıştır onu. Bu, toplumdaki çok büyük bir bela, sosyetenin de içinde bulunduğu bir bela. Herşeyin en pahalısı olması mecburi. Ucuz aldı mıydı onu zaten aşağılıyorlar, küçük düşürüyorlar. “Aa” diyor, “pazardan” diyor, “bir şey almış” diyor. Bilmiyorum, görüyor musun sosyete sayfalarında. “Ne alaka” diyor, “alttaki ayakkabı” diyor, “çok ucuz ve sıradan bir ayakkabı” diyor. Çok pahalı olursa, çok sükseli olursa “oo” diyorlar, işte yakın çekimden ayakkabıyı daire içine almış oluyorlar böyle. Çocukcağız da mecburen götürüyor parasını pulunu neyi varsa gidip oralara yatırıyor. İşte ahir zamanda böyle dertler de olmaz, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s.) devrinde olmaz, inşaAllah.
Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...