Adnan Oktar`ın 16 Şubat 2011 tarihli Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Selam.” Aleykum Selam. “Sayın Adnan Oktar Bey’e, onun Azerbaycan’da çok sevildiğini ve okunduğunu söylemek istiyorum. Azerbaycan Türkü’yüm. Tüm Türklerin ve Müslümanlar’ın bildiği gibi, Azerbaycan toprağı olan Karabağ işgal altındadır. Bir milyon insan, kendi topraklarından kovulmuş, ne kadar çocuk yetim büyümüş ya babası şehit olmuş, ya annesi ölmüş ya da huzursuzluk ve yoksulluk içinde yaşamış. Bazıları hatta askere gitmiş, bazıları çocuk sahibiler. Fakat o acı günler unutulmamış. Altı, yedi ay önce, iki Azerbaycan Türkü, Ermeni yüzlerine hücuma geçmiş ve 140’tan çok Ermeni askerini öldürmüş ve kendileri de şehit olmuşlar. Onlardan birine milli kahraman adı verilmiş, diğerinin ailesine yiğitliğine göre madalya verilmiştir. Bir sözle bize bunu yapanlar, Rusya’nın eliyle Ermenilerdir. Siz bir Türk ve Müslüman olarak, Karabağ işgalinden kurtulmadan, nasıl Ermenistan’a kapılarının açılmasına razı olabilirsiniz? Neden bize yapılan bu kötülüğü, hoşgörüyle karşılamalıyız.” Kötülük hoşgörüyle karşılanır mı? Tabii ki hoşgörüyle karşılamıyoruz. Yani cinayeti işleyenin yakasına tabii ki yapışırız. Ama cinayete karışmayan insanları suçlu görmek, anormal bir hareket olur. Biz, Osmanlı döneminde Ermenileri bağrımıza bastık. Onların adı, Millet-i Sadıkadır. Açın, Osmanlı arşivlerine bakın, bu böyledir. Bizim Ermeni Paşalarımız vardı yani Mehmetçiği yönetiyorlardı, Paşa, General yani ve Ermeni. Doktorlar vardı, mühendisler vardı, sanatçılar vardı Ermeniler, kaliteli insanlardır. Fakat sonra, Darwinist-materyalist felsefe çıkınca, komünist-faşist düşünce gelişti ve faşist Ermeniler faşizmi geliştirmek için, Türkiye’de ve Ermenistan’da faşizmi tırmandırmak için, kana tevessül ettiler. Çünkü kan olmadan faşizm gelişmez. Faşizmin, kana ihtiyacı vardır. Ne kadar çok adam öldürülürse, faşizm o kadar güçlü gelişir. Ne kadar çok bombalama olur, ne kadar çok olay olursa, faşist düşüncenin zemini o kadar gelişir. Dolayısıyla onlar da bol bol insan öldürerek, şehit ederek, faşizmin zeminini oluşturdular ve faşizme davetiye çıkarttılar. Ama Türkiye, faşizmi kabul etmedi. Ermenistan’da da gelişmedi. Çok uğraştılar faşizmi geliştirmek için. Normalde amaç neydi biliyor musunuz? Diyecekler ki; Türkler’den ne kadar insan şehit ettiler? Mesela yüz bin kişi. Bizim ne yapmamız gerekiyor? Bir milyon da bizim onlardan yok etmemiz gerekiyor. Bir milyon biz onlardan yok edince, onların ne kadar bizden yok etmesi gerekiyor? On milyon. Bizden on milyon olunca, onlardan da bizim yüz milyon yok etmemiz gerekiyor.” İşte faşizmin felsefesi budur. Barış yoktur, af yoktur, kardeşlik yoktur, şefkat, sevgi hiçbir şey yoktur. Burada şeytanın oyununa gelmeyeceğiz. Suçlular kimler, bunlar. Onları alırsın, cezalarını verirsin. Ermeni çocuklar, genç kızlar, anneler, dedeler, hiç alakası olmayan adamlar, onlar niye cezalansın? Türkiye’de cinayet işleyen adamlar var. Biz de Türkiyeliyiz, onlar da Türkiyeli, biz de Türküz, onlar da Türkler, o zaman hep beraber cezaevine topluca girelim. Sorumlu mu oluyoruz biz o zaman? Olmaz öyle şey. Suçu kim yaptıysa, sorumlu olan odur. Kuran’ın hükmü budur. Diğerlerini ilgilendirmez. Türkiye, Azerbaycan ile birleştiğinde, Karabağ diye bir sorun olmaz zaten. Gider, oraya yerleşir Azeri kardeşlerimiz, öyle bir konu olmaz. Zaten bomboş toprakları. Yani Ermenistan orada herhangi bir faaliyet yapmıyor, yapmaz da. Bomboş. Ermenistan toprakları da bomboş. Zaten Ermeni nüfusu yok ki orada, bomboş yani. Mehdiyet devrinde, Mehdi (a.s)’ın zuhuru zamanında zaten öyle bir olay olmaz. Ermenistan’a girersin, Karabağ’a kendi evine köyüne gider oturursun, sana kimse bir şey demez. Akıllarına bile gelmez. Biz oraya Ermenistan’a ziyarete gittik, devlet ricali gelince, onların bir intikam anıtı var biliyorsunuz, sürekli bir ateş yanıyor, ışığını kararttılar, ateşini söndürdüler. Bu ne demektir? Mehdi (a.s) çıkarsa, biz bu binayı depo olarak da kullanabiliriz, istiyorsanız mescide de çevirebiliriz, istiyorsanız bir otele de çevirebiliriz, ne istiyorsanız yapalım, bu anlama geliyor. O ateşi yakanlar, faşizmin ateşini de yakıyorlar. Şimdi orada bu sele kapılırsak biz, çok büyük hata yaparız. Burada akılcı davranacağız, Kuran’ın ruhuyla davranacağız. Olan olmuş, katiller cezalanır, hayat devam eder ve Ermenistan’la da biz birleşiriz, bağrımıza basarız. Eskisi gibi Millet-i Sadıka olurlar. Yine aynı sevgiyi ve saygıyı gösteririz. Yine sanatlarını gösterirler, yine güzel hayatlarına devam ederler ki umarız Müslüman da olurlar inşaAllah.
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...