Adnan Oktar`ın 16 Şubat 2011 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Oğuzhan Sağlam, Lahey’den, Hollanda’dan. Esselamun Aleykum biricik Adnan Hocam. Hocam sevginizle, ilminizle, itikadınızla, güzelliğinizle ve kültürünüzle fazl sahibi olan Rabbimin bizlere lütfettiği en güzel ikramlardan olsanız gerek, inşaAllah. Hocam Allah için size sevdalıyım, inşaAllah. Hocam önceden birçok günah içindeyken Allah’ı kalbimin en hayati noktasında hissederdim ve şimdi Rabbimi olağanüstü seviyorum, inşaAllah. Dört gözle hesap gününü bütün yanlışlarımla Allah’ın Zatına, merhametine ve eşsiz güzelliğine hakkımda her ne dilerse kendimi bırakıp aciz beynimle teslim ve razı olmayı arzuluyorum.” Çok güzel hitabın, maşaAllah. “O’nu çok ama çok seviyorum. Hocam size, beni hala oldukça rahatsız eden bir sırrımı açıklayacağım, inşaAllah. Söyleyeceklerinize çok ihtiyacım var. Allah’ın affediciliğine aşığım, Allah’ın her yaratmasına sevdalıyım, inşaAllah. Ama Hocam beni gereksiz yeisler ve yanlış yapma ve Allah’ı darıltma korkuları hiç bırakmıyor. Nefsim bu zamana kadar yaşantımdan dolayı affetmiyor sanki. Önemsemiyorum ama çok rahatsız ediyor. Coşkumu kırıyor. Ufak tefek psikolojik rahatsızlıklarım da var. Tedavi aşamasındayım. Herşeyin farkındayım ama içimdeki patlamaya hazır muazzam aşkı serbest bırakamıyorum. Tutku, ihtiras ve sevgiyi Allah’ın en razı olduğu şekilde hissedebilmek istiyorum. Ama bir şeyler de rahat bırakmıyor gibi. Hocam şu an bu konudaki hissettiklerime çok ihtiyacım var. Ne dersiniz, inşaAllah? Takıntılardan azad olmak istiyorum Adnan Hocam. Sanki Allah’a sevgimi kendim kıskanıyor ve açığa çıkaramıyormuşum gibi. Dargınlık ve kırgınlık, dışlanmışlık hissediyorum aynı zamanda. Ayrıca bu güzel hislerime çoğu zaman inanmadığım bile oluyor. Bilemiyorum Hocam. Ne yapmalıyım?” Karmakarışık, kafanı karıştırıyorsun. Ne gerek var? Din çok sadedir, hayat da çok sadedir. Allah’ın varlığını, birliğini, derinliğini karmaşa içinde aramamak lazım. Allah bizi kolaylık için yaratmıştır. Mesela sevmek çok kolaydır, Allah’a inanmak çok kolay. Eğer kendimizi sıkmazsak, rahat bırakırsak Allah’ın varlığı apaçıktır. Beynimizin içinde şu kadarcık bir yerde, şu kadarcık yerde bu kadar ihtişam oluyorsa, bunun nedir açıklaması? Beş yaşındaki çocuk olsa Allah’a iman eder. Bu karmaşık bir şey değil ki. Kuran’a da baktığımızda, Kuran’ın hak olduğu hemen anlaşılıyor. Okuduğumuzda Kuran’ın samimiyeti, anlatımdaki güzellikten Kuran’ın hak olduğu anlaşılıyor. Cennet, cehennem zaten içimizde içgüdü olarak var, zaten biliyoruz. Sonsuz yaşam içgüdüsü var içimizde. Mesela cinsellik içgüdüsü vardır, tatmin olur. Mesela aç kalma içgüdüsü vardır, yemek yeme içgüdüsü vardır, onlar da tatmin olur. Sonsuzluk içgüdüsü vardır; en güçlü içgüdüdür, onu Allah tatmin etmemiştir. Bu o duygunun tatmin olunacağını gösteriyor. Çünkü hiçbir içgüdü tatmin olmamış olarak yaratılmıyor. Mutlaka doyurulur, mutlaka bir karşılığı vardır. Dolayısıyla böyle çok karmaşık bir şeye gerek yok. Mutlaka insanda sıkıntılar olur, zorluklar olur. Biz imtihan oluyoruz, tabii ki olacak. O zaman neye sabredeceğiz? Nasıl sabredeceğiz? Sabır olmazsa insan nasıl sevgi duysun ki? Egoist olur o zaman, bencil olur. Tabii ki sabredeceğimiz ortamlar olacak, tevekkül etmemiz gereken ortamlar olacak. İrade kullanmamız gereken ortamlar olacak, bu çok makul. Bunda şaşıracak bir şey yok...
Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...