Adnan Oktar`ın 15 Şubat 2011 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Risale-i Nurdan bahsediyor kardeşimiz. Diyor ki: “Hocam niye birçok konuyu ezberden anlatmıyorsunuz? Okuyarak anlatıyorsunuz?” Şimdi dünyadaki ilimler o kadar geniş ve o kadar büyük ki bir insanın hafızası dünyadaki ilimlerin milyonda birini alacak durumda değildir. En gelişmiş hafıza bile olsa şu an insanlarda milyonda birini ancak alır. Allah onun için Dabbet-ül Arz’ı gönderdi, yani bilgisayar. Bilgisayardan istifade etmeyip ben ezberden ortaya çıkarım dersen, ne zamanın hocası olmuş olursun? 100 yıl evvelinin, 200 yıl evvelinin, 300 yıl evvelinin hocası olmuş olursun. O devirde adam mecbur, yanında kitap taşıyamıyor, yanında başka bir şey taşıyamıyor. Kütüphanesi onun hafızası olmuş oluyor. Ata biniyor veyahut neyse işte bir vasıtayla köyleri geziyor ve tebliğ yapıyor. Oradaki insanların da kitap okuma imkanı yok. Çünkü matbaa yok, internet yok, televizyon yok mecburen öyle olacak. Hoca geldiğinde bütün ilmihal bilgisinde, fıkıh bilgisinde, genel kültürde her şeyi o hocanın sohbetlerinde alıyorlar. Bu medrese yöntemidir eskiden beri. Ama Allah şimdi ahir zamanı yarattı. Ahir zamanda, Mehdiyet’in olduğu ortamda, deccaliyetle yapılan mücadelede, ezberden deccalle baş etmek mümkün olmaz. Mutlaka Dabbet-ül Arz’ın desteği gerekir, bilgisayarla ve kitaptan okuyarak. Mesela ben Kuran’dan açıp okuyorum, bu çok güvenlidir. Ezberden olsa acaba aklında yanlış kaldı mı diyebilir. Ama okuyarak olduğunda çok etkileyici olur. Ve bizim milyonlarca bilgiye ihtiyacımız var. Dikkat ederseniz çok uç, kimsenin duymadığı bilgileri aktarıyorum. Mesela bakın Cübbeli’ye soruyorlar, Yiğit Bulut’un programındaydı, değil mi? “Evrim hakkında ne diyorsun?” dedi. Adam haşurt huşurt önce bir sakallarını kaşıdı alerji geldi herhalde sakallarına. Veyahut bilmiyorum bir sorun da olabilir. İyi bir kaşıma seansından sonra. “Evrim ne ki?” dedi. İşte bak senin alim dediğin, hoca dediğin adam bu kadarlık işte. Bitti. Evrim ne ki dediğinde deccalin ayağının altında ezilmiş olursun. Bitti. Artık onun alimliği kalmaz. Çünkü deccalin dinini bilmiyor daha. Deccalin dinini bilmeyen deccalle nasıl mücadele etsin? O işte İsmailağa Cami’sinin çevresindeki insanlarını alsın karşısına otursun insanlar, onlara hurafeler anlatsın, kendi kafasında ezberinde olan şeyleri anlatsın. Mesela alenen yanlış söylüyor ama halk o anda fark edemiyorlar. Çünkü kıyas imkanları ve muhakeme ve yargı yapmak için ellerinde bir bilgi olmuyor. Mesela diyor ki; “cismi İsrail” diyor. “Bu ne demek biliyor musunuz?” diyor. “Hz. Mehdi (a.s.)’ın boyu Ben-i İsrail boyunda olacak. o anlamda söylemiştir” diyor. Cisim diyorsun sen Türkçe bir kelime, Türkçe’ye geçmiş bir kelime, cisim. Ama oradakiler dikkat veremedikleri için o geçiyor orada, yanlış olarak geçiyor. Ama bak benden döner. Mesela benim Arapçam yok ama daha konuşmasının içerisinde onu rahatça çıkarabiliyorum. Çok rahat çıkarabiliyorum. Çok zayıf Arapçam, var ama çok flu inşaAllah. Herkesin bildiği kadar diyebilirim, inşaAllah. Dolayısıyla bizim Darwinizm’i ve materyalizmi yıkmadaki gücümüz ve kahredici etkimizin sebebi nedir? Bilgisayardır ve internettir dolayısıyla Dabbet-ül Arz’dır. Biz Dabbet-ül Arz’la kol kola hareket ettiğimiz için bu kahredici üstünlüğü elde ediyoruz. Ne diyor Şeyh Nazım Hocam? “Onu yenecek adam yoktur. Ne yazılı ne sözlü” diyor. En delikanlı olanı gelsin yerle bir ederim. Bak Dawkins deccaliyetin en önde gelen adamlarındandır, farkında değil belki ama öyle savunucusu. Bak adam fellik fellik kaçıyor. Biz Habertürk’e çıktık. Ben önden bizim çocukları gönderdim Habertürk programına. Çocuklar önce güzel bir ince şeyini aldılar. Sonra ben bir çıktım, toz duman oldu ortalık. Dedik ki şu adamları bize getirin. “Adamlar arazide” dediler. Adamlar kapıyı içeriden kilitleyip araziye geçiyorlar. Çıkın karşımıza kardeşim dedik, bir şey yok. Çok nezaketli insanlarız biz, bayağı saygılı davranacağız. Kaçıyor çünkü biliyor dümdüz olacağını. Karşısına göstermelik adam çıkarıyorlar. Sen de haklısın ben de haklıyım, böyle rakı sohbeti gibi. Var ya içerler böyle ileri aşamada birbirlerine evlerini hediye ederler, anahtar sallandırarak. Sen de haklısın, ben de haklıyım. Muhabbet ortamı gibisinden kendilerince. Sarhoş muhabbetine çeviriyorlar. Bıraksınlar bunları. Kaçtıkları yerlere kadar da kovalıyoruz. Banyoya giderlerse banyoya kadar da kovalıyoruz. Bak Papa aldı ne kadar Darwinist varsa, çok özür dilerim ama onlara yağcılık yaptı, çok ayıp yaptı Papa orada. Ne kadar ateist, dinsiz, imansız, varsa topladı. Orada konferansa başladılar. Ben de Oktar’ı gönderdim. Oktar dedi ki: “Selamun Aleykum ben Adnan Oktar’ı temsilen geliyorum” dedi. Adamın yakın çekimlerini keşke gösterebilsek burnundan itibaren bembeyaz oldu adam. Böyle kireç kuyusuna düşmüş gibi. Tansiyonu düştü ölecekti neredeyse, kaçtı. Kürsüden kaçtı. Niye? Hallaç pamuğu gibi atarız da onun için...
ADNAN OKTAR:... Dünyada yenmeyeceğimiz adam yok Allah’ın izniyle. Nezaketiyle ve kesin delillere dayanarak. Nitekim gördünüz kaç defa denedik, net netice. Demek ki Osman ezbercilik, hurafecilik iyi değilmiş. Net doğrulara dayalı, belgeye dayalı. Ben mesela burada ezberden hayalinizde canlandırın diyor muyum resmi? “Buyrun size resmi” diyorum. Ezbercilik olsa ben hayalinizde canlandırın diye anlatabilirim. Hayali kullanmıyorum, görsel olarak gösteriyorum size, net belgesini gösteriyorum. Bilgisayarla en zor bilgilere anında ulaşıyoruz ve size sunuyorum. Deccalle hafıza ile baş edilmez, hafızadaki bilgiyle baş edilmez. Deccal hafızadaki bilgiyi kullanmıyor. İnternetin bilgisini, dünya bilgisini kullanıyor deccaliyet. Biz de ona karşı hafızayla çıkarsak olmaz. Yani Allah’ın nimetini terk etmiş oluruz değil mi? Hafızamızda bizim ne kalacak biliyor musun Osman? Hikmet, ben hikmet üstünde dururum. Hikmet verilene çok hayır verilmiştir
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler