Adnan Oktar`ın 5 Şubat 2011 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Adamlar öyle bir şey yok Kuran’da diyorlar. “Ne Mehdiyet var, ne İslam’ın hakimiyeti var.” Gece gündüz ispat ediyoruz. Adamların yüzünde tavşan hoplamış. Utanma diye bir şey yok. Hangi sayfasını açsak dünya hakimiyeti, İttihad-ı İslam çıkıyor değil mi? Ve dolayısıyla Mehdiyet çıkıyor. Bak hastalığı biz zamanında ne güzel teşhis ettik. Geçen günler buraya İran’dan, çok değerli Şii kardeşlerimiz geldi. Sohbet ettik burada. Ayetullahtılar değil mi? Bir tanesi Ayetullah, seyyid arkadaşlar, alim. Bana çeşitli kitaplar hediye ettiler. Onlardan bir tanesi de şu dergi. “Aydınlık Gelecek” isimli dergi. “The Bright Future.” Bak şimdi bağlantıya bak da hizaya gel. Rezaletin boyutunu buradan anla. Allah vermesin, Müslümanların ne hale geldiklerini anlayın buradan. Kitabın içinde diyor ki bak; “bilim ve insanlığın hızlı evrimleşen kabiliyetleri. Bilim ve insanlığın hızlı evrimleşen kabiliyetleri, Mehdiyet doktrinini anlamaya yardımcı olur mu?” Mehdiyet ile Darwinizm bağlantısı nedir? Mehdi (a.s) zaten Darwinizm’i ortadan kaldırmaya gelen kişi. Sen ne yapmışsın? Deccaliyet doktrinini almışsın, Mehdi (a.s)’ın yanına getiriyorsun. Tabii onlar benim canım ciğerim kardeşlerim ama eleştireceğiz tabii. Anormal bir şeye biz susamayız. Yine davet ederiz. Yine soracağım bunu, böyle laf nereden geliyor diye. Şimdi bak hazretler içinde ne diyorlar. Ne yazıyor orada?
ALTUĞ BERKER: “Biyolojik evrim” diyor.
ADNAN OKTAR: Bak ne diyor orada? “Dahi biyolog” diyor. Deccal biyolog desene, nerenin dahi biyoloğu? Dahi biyolog, İran kardeşim burası, “şeriat devleti” diyorlar. Nerenin şeriat devleti? Buyrun, İslam ülkesi diyorlar, buyurun. “Dahi biyolog Charles Darwin tarafından, 19. Yüzyılın ortalarında ortaya atılan ve devrim niteliğindeki,” zaten “İran İslam devrimi” diyorlar. Bak “devrim niteliğindeki, Türlerin Kökeni kitabında, ikna edici şekilde açıklanan biyolojik evrim” diyor, buyrun. Deccaliyeti kabul etmiş oluyorlar. Ondan sonra İran gitti işte ondan sonra yapacak bir şey kalmadı sen bunu dedikten sonra, ben bir de İslam devletiyim diyorsun. Bir de Mehdilikten bahsediyorsun. “Görünmez Mehdi (a.s)” diyorsun. Charles Darwin görünüyor ama. Ona görünmez demiyorsun. Mehdi (a.s) görünmez. Görünmez olunca tabii deccaliyetin önü açık, hiçbir şey olmayacak. Zaten Mehdi (a.s)’ı da evrimin içine getirmiş. Baksana ne diyor? “Bilim ve insanlığın hızlı evrimleşen kabiliyetleri Mehdiyet doktrinini anlamaya yardımcı olur mu?” Ordan mı anlıyorsun sen? Kuran’dan anlamıyor musun sen? Hadislerden anlamıyor musun? Resulullah (s.a.v)’in anlattıklarından anlamıyor musun sen? Sen Charles Darwin’in, deccalın anlatımından mı anlıyorsun? Arkasından da, Amerika’dan korkuyorlar, İsrail’den korkuyorlar. Burada gördün, konuşuyorduk. Amerika müsaade etmez, İsrail müsaade etmez. Hem de “Ayetullahım, alimim” diyor. Tamam, Allah razı olsun. Elinden öpeyim ben senin, bir şey dediğim yok. Alim adamın söyleyeceği söz mü bunlar? Bu nasıl kitap? Bu nasıl dergi böyle? Ve de bunu alıp bana getiriyor iftiharla. Geçenlerde evrimciler çıkmıştı HaberTürk’e, dediler ki; “İran evrimi kabul ediyor. Türkiye’de evrim karşıtlığı var” dediler. Orada birisi de çıktı, “olur mu öyle şey? Öyle bir şey yoktur” falan dedi. Buyrun işte ayetullah bu dergiyi bana getiren. Biz dedik ki; “İran’da evrim karşıtı böyle bir hem sergi olsun, hem de müze gibi bir şey açalım“ dedik. Şiddetle karşı çıktı. Biz anlayamadık o zamanlar. Bak İran resmi olarak kabul ediyor. Devlet ideolojisi Darwinizm, materyalizm. Üslup komünist yöntem olmuş oluyor. Devrim aşağıya, evrim yukarı. Bakın vahşete bakın üsluptaki; “Bilim ve insanın hızlı evrimleşen kabiliyetleri.” Bilim tekamül ediyor. Bilim gelişir. Evrimleşen mevrimleşen bir şey yok. Ve Allah geliştiriyor. “Mehdiyet doktrinini anlamaya yardımcı olur mu?” Doktrin, nerenin doktrini? Mehdiyet Kuran’ın işaret ettiği, hadislerde de açıkça geçen ve Allah’ın bize bildirdiği bir bilgidir, bir gerçektir. Ve biz bunu anlarken Kuran ve hadisi kullanıyoruz. Bunun dışında bir delili olmaz. Adam anlayamamış Mehdiyet’i, Charles Darwin’in izahlarından anlayacakmış. Oradan anlamamıza yardımcı olur mu diyor. Sökemiyormuş. “Mehdi (a.s) nerede?” diyorsun. “Görünmez” diyor. Yani ruh gibiymiş böyle görünmüyormuş. Dünyanın her yerindeymiş. Mehdiyet’i yok etmenin bak yolunu bulmuşlar. Hibçir zaman için öyle bir Mehdi (a.s) gelmez. Dünyanın her yerinde olan öyle bir Mehdi (a.s) olur mu haşa? Allah gibi haşa onların anlatımına göre. Dünyanın her yerinde, odaya giriyorsun Mehdi (a.s) var, her yere giriyorsun Mehdi (a.s) var. Allah her yerdedir. Mehdi (a.s) Allah’ın bir kuludur. Allah’ın zavallı bir kuludur. Allah onda tecelli eder, Allah ona ilim verir, imkan verir, yol açar, konuşturur. İslam’ı onun vesilesiyle hakim edecek. Biz olmazsak demek ki fitne, fücur, bela dünyayı saracak. İnanılır gibi değil. Biz de göğsümüzü gere gere diyoruz; “İran maşaAllah, adamlar bayağı sıkı.” Adamlar Marksist felsefenin zeminini, devlet eliyle hakim etmiş. Halk içerisinde, gençlik içerisinde, üniversitelere hakim etmişler. Öyle bir durumda adam müsaade eder mi evrim karşıtı müzeye, evrim karşıtı bir sergiye müsaade eder mi? Bu nedir bu komünist hayranlığı kardeşim? Bu Marksist hayranlığı. Kimine bakıyorsun Mozart takılıyor, kimi bakıyorsun biri Marks takılıyor, kimi Lenin havasında, müthiş özentiler. Resulullah (s.a.v)’i doğrudan doğruya örnek almak varken, Peygamberleri doğrudan örnek almak varken girdikleri çizgiye bak. Allah o durumda da başlarından belayı eksik etmiyor. Sürekli dertler başlarında oluyor. Şimdi o Chavez falan bunları destekliyor. Eğer bu anlamda destekliyorsa bu rezalet. “Ben Mehdi (a.s)’ı bekliyorum” diyor Chavez. Nasıl Mehdi (a.s)? “Ancak Darwinizmle anlaşılabilen, Charles Darwin’in doktrini ile anlaşılabilen Mehdi (a.s) ve görünmeyen, yok.” Radyo dalgası gibi göremiyorsun. Hiç bir zaman için gelmeyecek bir Mehdi (a.s)’dan bahsediyorlar. Chavez onu da destekler kardeşim öyle bir Mehdi (a.s)’ı tabii ki. İran devleti de destekler. Bu olmadı şimdi. Bir de bak gençler ortalığa çıktılar, bir ara hadise çıkardılar, İran‘da bir ara ayaklanma falan havaları oldu. Ben çağırdım İran’dan elçilik mensuplarını, bu nedir dedim. “Yok öyle hafif, gençler arasında olur öyle şeyler” dediler. Baksana siz gençlere, Darwinizm‘in, materyalizmin eline teslim etmişsiniz. Senin kökende gerçek imanın Darwinizm ve materyalizm olduktan sonra adam namaz kılsa ne olur kılmasa ne olur. Yani imanı materyalizm olduktan sonra, imanı Darwinizm olduktan sonra, o kılınan namaz nedir o? Şimdi bu konuda tabii çok yoğun bir çalışma yapacağız. Ben duymuştum, inanamamıştım. Şimdi belgelenmiş oldu. Çünkü İran’a gitmedim ben, okulları kontrol etmiş de değilim. Bilmiyorum vaziyeti. Ama bu pervasızlık çok acayip.
ADNAN OKTAR:... Her halükarda burada mesela çeşitli konuşma metinleri var. Ama bunu adam dağıtıyor. Buna cevap vermemiş. İran’ın buna resmi olarak cevap veren bir çalışması yok. Yani adama bunu dediğinde adamlar zehirlenir. Ateist masonlar da öyle yapıyorlar, diyorlar ki; ”konferans sonucunda, oradaki konuşmacıların düşüncelerini aktarıyoruz. Bu bize ait bir düşünce değil. Ama aktarıyoruz.” Mason locasında, masonlar aktarıyorlar. Almış dergine koymuşsun hemşerim. Sen dergine koyduğunda bu ne demektir? Ben kabul ediyorum demektir. Sen aksini yazıyor musun? Yok. Geçersizliğini yazıyor musun? Yok. Adamlar dinsizlik propagandası yapsa, cevabı yoksa bu nedir? Misafir geldi, paketi bıraktı gitti denilir mi öyle bir şey? O zaman niye koyuyorsun dergiye? Anormal bir konuşmaysa çıkarırsın, karşıysan. İftiharla koyduğuna göre, cevabını da vermediğine göre o zaman bir anormallik var.
İlanlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler