Adnan Oktar`ın 5 Şubat 2011 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Allah çok güzel yaratıyor. Cennette çok daha âlâları olacak, bunlar kavramamız için bir ön, küçük numuneler bunlar. Cennetteki bardaklar, kıyası kabil değil. “İnce işli” Allah diyor, “çok ince işli” diyor. İnsanlar şimdi buna bakınca diyorlar; “şimdi bunda şaşırılacak ne var? İtalyanlar, İtalya’da yapmış, buraya göndermişler” diyor. Böyle bir şey yok. Allah beynimizde yaratıyor. İtalyanlar bu rengi veremez. İtalyan’ı yaratan da Allah’tır. Madde beyinde Allah tarafından gösteriliyor. Renk yok dışarıda. Aslında benim şu anlattığım konuyu dünya bir anlasa, İttihad-ı İslam, Türk-İslam Birliği saniyeler içerisinde olur kavrasalar. Mesela çok şaşırtıcı, şu an beni televizyonda seyreden kardeşlerimiz evlerindeki televizyonlara baksınlar; televizyonlar onlardan bir metre, iki metre uzakta. Veyahut bilgisayarı yaklaşık elli, altmış cm uzakta. Hâlbuki herkesin bilgisayarı beyninin içerisindedir. Hiç kimsenin bilgisayarı dışarıda değil. Dışarıdaki bilgisayarı zaten okuyamaz o. Dışarıdaki bilgisayar hem saydam, hem ışık yok. Simsiyah karanlıktır. Hiçbir işine yaramaz dışarıdaki bilgisayar. Okuyamaz da zaten. Bağlantı da kuramaz. Dolayısıyla, bütün bu gördüğünüz markadaki bilgisayarlar, gerek televizyonlar, bütün bu cihazların hepsi insanın beyninde yaratılır. Bütün cihazları Allah insanın beyninde yaratır. İnsanlar da onu fabrikada oldu zannediyorlar. Allah onun için diyor, mesela; “size giyimlikler yarattık” diyor. Kıyafetleri de Allah yaratır. Diyor ki mesela; “falanca butikten şu parçayı aldım, şuna gittim, şuradan aldım.” Hiçbirini hiçbir yerden almıyorsun. Bütün kıyafetleri Allah giydirir. “Şu Fransa’dan geldi, şu şuradan geldi.” Öyle bir şey yok. Dışarıdaki gördüğün elbisede zaten renk yok, saydamdır. Onu renkli, gölgeli, ışıklı olarak yaratan Allah’tır. Gölge ayrı yaratılıyor, ışık ayrı yaratılıyor. Gölge olmasa yine çok anormal bir görüntü meydana gelir. Yani çok garip şekiller meydana gelir. Derinlik kalkacaktır, derinlik algısı kalkınca bambaşka bir dünyaya girer insanlar. Gölge çok büyük bir nimettir. Bak, ışık bir nimettir ama gölge de en az o kadar büyük nimettir. Tek başına ışık bütün güzelliği bozar, sırf ışık olursa. Gölgeye çok büyük ihtiyaç var. Onun için Allah Kuran’da, gölgeyi ayrıca yarattığını söylüyor. Çok büyük bir sanattır, Allah’ın özel sanatıdır. Tabii bu konuları, gerçekleri bilmeyen adamlar, işte sosyolojik morfolojik, Nostradamus diye ortaya çıkarlar. Entel dantel, orada burada adamların kafasını işleyen tipler oluyor, felsefeciler, kafasının ipi kopuk tipler. Adam çizmiş, kafaya kan gitmiyor. İman gözüyle, akıl gözüyle bakamadığı için dünyanın metafizik olduğunu da göremiyor. Dünya net olarak metafiziktir. Bir kavrasalar feci şekilde korkarlar. Yani, Allah korkuyu üstlerine kaplar, oturduğu yerde kalırlar. Müthiş bir korku kaplar. Onun için Allah üstlerine gaflet veriyor. Gafletten dolayı rahat ediyorlar. Gaflet ve ülfet, onla rahatlıyorlar. Gaflet, ülfet bir kalksa, netlikten dolayı boğulacak gibi olurlar. Allah’ın heybeti, Allah korkusu, haşyet kaplar üstlerini; öyle zangır zangır titrerler oturdukları yerde. Şimdi mesela bu bardak, bu kahve fincanı bak rengarenk. İnce ince adamlar... Mesela altın renkleri var, üstündeki altını gördük mü hoşumuza gidiyor. Altına karşı kalbimizde bir muhabbet var. Nereden geliyor? Cennetten geliyor. Cennette çünkü altını Allah bize sevdirmiş. Kalbimizde var. Mesela inciye karşı sevgi vardır. Mesela kadına çok yakışır inci. Kuran’da Allah söylemiş, cennet kadınlarının takısıdır inci. Kalbimizde sevgi vardır inciye karşı. Mesela, müziğe karşı içimizde sevgi vardır. Aslı cennettedir müziğin. Buradaki müzikler hep böyle kulak tırmalayıcı ve sesi çok itici gelir cennetteki müzikle karşılaştırıldığında. Yani uzaktan yakından alakası yok olarak görürsün. Cennet müziğinden herhangi bir parçayı bir insan dinlese, nefesi kesilir. Yani, hiç bitmesin ister. O kadar çok hoşuna gider. Mesela cennette ağaçlar da dans ediyorlar istendiğinde, içinden geçtiğinde. Onların yaptığı dansı hiçbir dansçı yapamaz ve o danstan alınan zevk, hiçbir dansçının yaptığı danstan o zevki alamazsın. Aynı şekilde cennet hurileri de öyle. Çok güzel şarkı söylerler. Onların da öyle dans etme kabiliyetleri var, güzellikleri var. Vildanlar da küçük çocuk, ufaklıklar, onlar da ortalıkta koşuşturuyorlar. Çocuk sevgisi için özel yaratılmıştır. Küçük yaşta çocuklarını kaybedenler, hepsi çocuklarını ahirette vildan olarak görecekler...
Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgeseller