Adnan Oktar`ın 4 Şubat 2011 tarihli Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Mesela İttihad-ı İslam’ı bize acayip zor gösteriyorlar. Kardeşim zor olan bir şeyi yok. Mesela bir düğünü yapmak insana zor gibi gelir ama o kadar kolaydır ki, misafirleri çağırırsın, köylere haber verirsin, davul zurnayı da getirirsin, çalar eğlenirsin, düğün öyle kolaydır. Veyahut mesela bir ziyafet vereceksin, dostlarını çağırırsın, yemek hazırlarsın. Zor gibi görünür ama bir de bakarsın çok kolaydır. Gayet de neşeli olur, çok da hoş olur. İttihad-ı İslam da son derece kolaydır. Misafirleri çağıracaksınız, sofrayı hazırlayacaksın, teklifi yapacaksın, kabul edecekler. O kadar kolay. Mesela bir nişan yapacaksın; bir insanın çok beğendiği bir kız oluyor, anasına kardeşini gönderiyorsun, babanı gönderiyorsun, kız kardeşini gönderiyorsun. Geliyor müjdeli haber, ne diyorlar? “Tamam, olur” diyorlar. Düğün dernek kuruluyor, evleniyorsun. Karmaşık gibi görünüyor ama gayet de kolay oluyor. İttihad-ı İslam da son derece kolaydır. „Amerika ne der?“ Amerika’nın bir şey dediği yok, diyorum. Amerika’yı bahane etmeyin. Amerika bir şey diyorsa, gelin bana söyleyin. Siz hani İttihad-ı İslam istemiştiniz, biz de ortaya çıktık, bak Amerika istemiyor, deyin. Amerika öyle bir şey demedi ki. Amerika’daki bütün gazeteler bas bas bağırıyor; İttihad-ı İslam’ın güzelliğini, faydalı olacağını adamlar açık açık, hatta gurur verici bir gelişme olarak anlatıyorlar Türkiye’nin liderliğini ve Türkiye’yi övüyorlar, “helal olsun size” diyorlar. Adamlar korkmuş, çekiniyorlar, böyle bir şey yok. Mesela İran’dan da buraya muhterem ağabeylerimiz geldi, Şii. Baktım kabadayı, delikanlı takılıyorlar. Şöyle dümdüz ederiz, yamukluk yapanı şöyle ezeriz, böyle yaparız falan, ona benzer. Dedik bunlar herhalde öyle cesur arkadaşlar. İttihad-ı İslam’dan bahsettim. “İsrail müsaade etmez ki” dedi. Sen İsrail’i hiç yerine koyuyorsun konuşurken, “bir gecede dümdüz ederim” diyorsun, değil mi? “İsrail müsaade etmez” diyorsun. Demek ki çekiniyorsun, korkmuşsun sen. “Amerika müsaade etmez” diyor. Sen bırak Amerika’yı, İsrail’i. İsrail canı gönülden ister Türk-İslam Birliği’ni. Niçin istemesin? Alabildiğine özgürlüğe kavuşacak adam. Bütün vaadedilen topraklarda, Müslüman kardeşleriyle beraber istediği gibi yaşayacak adam. Duvarlar yıkılacak, anarşi korkusu yok, terör korkusu yok. Alabildiğine zengin olur. İstediği gibi ibadetini yapar, kimse karışmaz, görüşmez. Hristiyanlar istediği gibi kilisesine de gider, ibadetini yapar, kimse de karışmaz, zengin de olurlar. İslam alemi de “oh, elhamdülillah” der. Anarşi olmaz, terör olmaz, şiddet, hiçbir şey olmaz. Amerika, askeri harcamalar yüzünden ekonomisi çöktü adamların. Adamlar dümdüz oldular, perişan haldeler. Millet sokakta yatıp, kalıyor. Amerika fakir ülke oldu. Zengin ülke iken fakir ülke oldu. Amerika neden istemesin Türk İslam Birliği’ni? En üstteki adamdan tutun, orta tabakaya kadar hepsine sorduk, hepsi istiyorlar. Bire bir görüşmem olmadı, elçi aracılığıyla konuştum, görüştüm. Bazılarıyla direkt konuştum, telefonla da görüştük, hepsi istiyor, öyle bir şey yok. Sanhedrin, İsrail’deki en yetkili topluluktur. Bütün dindarların mahkemesi, İsrail’deki bütün dindarların mahkemesi. Eriyorlar Türk İslam Birliği için. Çünkü Türk İslam Birliği’nin başına geçecek olan Mehdi (a.s), onların beklediği Kral Mesih. Kral Mesih ile Mehdi (a.s) aynıdır. Hatta uzman bir haham var görüştüğümüz, İran’lı arkadaşlara yazı hazırlamış. “Biz Kral Mesih’i bekliyoruz, yani Shiloh, Menahem. Fakat sizin beklediğiniz Mehdi (a.s) ile o aynı kişi” diyor. Yani “Kral Mesih ile Mehdi (a.s) aynı kişi” diyor, mektubu var bende, isterseniz okuyayım. Adam uzun uzun yazmış, „aynı kişiyi bekliyoruz” diyor. İsrail bayram eder Mehdi (a.s.) çıksa, acayip hoşlarına gider. Üç bin yıldan beri Allah’a dua ediyorlar, üç bin yıldan beri. Her gün; günde defalarca, hatta ağlayarak dua ediyorlar Mehdi (a.s) için, Mehdi (a.s)’ın zuhuru için. Biliyorsunuz onların da ibadetleri var. Aynı olmasa da, aslında namaz da var onlarda. Hristiyanlarda da var namaz, normal yüz üstü kapanıyorlar. Kuran’da da zaten, “çenelerinin üstüne kapılırlar” diyor Allah. Allah’ın ayetleri okunduğu zaman, çenelerinin üstüne; onlardaki secde öyle, yüzü koyun yatıp, çenesi de yere geliyor, o şekilde secde ediyorlar. Allah ona “secde” diyor, “secde ediyorlar” diyor...
Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Dünyada Dine Dönüş Videoları
Dünyada Dine Dönüş Videoları