Adnan Oktar`ın 4 Şubat 2011 tarihli Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Bizim milletimiz, özellikle Türkiye çok aydınlıktır. Çok zarif yaşanır İslamiyet ve temiz yaşanır. Mesela bakın ne Mısır’daki Müslümanlığa benzer, ne Suudi Arabistan’daki Müslümanlığa benzer. Burada çok zarif ve temizdir. Mesela bizim Topkapı Sarayı’na gidin, gıcır gıcırdır. Dolmabahçe’ye gidersin, gıcır gıcırdır. Kardeşim Mekke’de ben zannettim ki Kabe’ye acayip güzel bakıyorlar. Dünyanın parası geliyor. Allah sizi kahretmesin diyorum, ne diyeyim? Sevr Mağarası, Peygamberimiz (s.a.v)’in çile çektiği, gezindiği yerler, mağaralar; her yeri pis, yağlı boyayla, konserve kutularıyla, pis çer çöple bir acayip hale getirmişler. Çok fazla fotoğrafı var bende. Hacca giden bir tanıdığımızın fotoğraflarında gördüm, hayretler içinde kaldım, inanılır gibi değil. Bir kere kutsal topraklarda, orada şu kadarcık bile bir parçanın oraya atılması, çok ciddi bir suçtur. Oralar nur gibi tertemiz olacak. Ne haddine senin? Mesela adam ismini yazmış mağaranın ağzına, yağlı boyayla, şu yılda geldim diye. Bu ne kadar aptalca bir hareket? Kimse de bir şey demiyor. Önüne gelen yazmış. Boş pet şişeler, akıl hayal alacak gibi değil. Tarihi olan binaları yıkıyorlar, her yere oteller dikiyorlar. Bir resim getirdiler, böyle dev, koskoca gökdelen gibi oteller, binalar var. Kabe nerede, dedim. Arada baktık orada küçücük görünüyor. Bütün binalarla Kabe’nin etrafı sarılmış. Delirmiş bunlar, başka açıklaması yok. Bu ne cesaret? Ve Kabe’yi de Allahualem kasten kirlettiriyorlar çevresini. Peygamberimiz (s.a.v)’in el izleri var oralarda, mağaranın içinde. İyi, temiz olanı tenzih ederim de, leş gibi herifleri oraya sokuyorlar. Bir kere oraya girmek için birçok şart konulması lazım. Bedenen de çok temiz olacak, akli dengesi de yerinde olacak, nezaketine çok dikkat edecek ve parmak ucu kadar oraya çöp bırakamaz. Bu ne rezilliktir böyle? Mesela Osmanlı döneminde, Osmanlının elindeydi oralar, çok temiz ve bakımlıydı. Osmanlı çok özen gösteriyor, çok titizdiler. Bu arkadaşların eline geçince, bambaşka bir şekil aldı. Şimdi Mehdi (a.s)’ın kontrolüne girecek orası, Mekke, Medine, Hicaz, hepsi. Bakın o zamanki temizliğe, düzene, güzelliğe, bakın o gökdelenlerin konumuna. Bir tane gökdelen kalacak mı orada?Orayı bağlık bahçelik yapsana, genişletsene. 50 km. öteye yap. Hızlı tren sistemi kur, al şehri kaydır ve eski haline getir. Yemyeşil geniş çimenlikler yap, bağlık, bahçelik yap. Peygamberimiz (s.a.v)’in geçtiği, gezindiği yerleri çok titiz koruma altına al. Biz Peygamberimiz (s.a.v)’in nefesini orada hissedeceğiz. Peygamberimiz (s.a.v)’in nefesi sinmiş o mağaralara, oralara. Parmak izleri var, o mübarek eli dokunmuş. Oraya leş gibi adamları sokmanın alemi ne? Temiz olanları tenzih ederim de. Öyle yazılar yazılmış ki inanılır gibi değil, var ya adamlar böyle ağaçları oyarlar, yazarlar, cins tipler vardır keser, biçer falan, böyle bir yapı var. Yani alttan alta böyle sezdirmeden bir dejenere etme politikası izliyorlar anladığım kadarıyla. O yüzden Mehdi (a.s)’a her yönden ihtiyaç olduğu anlaşılıyor, her yönden, her cihetten. Hem bu modernist kafayı durdurmak açısından, hem dini materyalizme doğru çekme kafasını durdurmak açısından, her yönden önemli.
Güzel Konular
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler